1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

PEYGAMBERİMİZİ(sav) AĞLATAN BİR OLAY
Bir gün bir sahabe, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.v) huzuruna gelerek cahiliye devrine ait bir vahşiliği söyle dile getirir
 Ya Resulallah! Biz cahiliye devrinde kız çocuklarımızı diri diri toprağa gömerdik.
 Benim de bir kız çocuğum vardı. Annesine, “Bunu giydir, dayısına götüreceğim” dedim.
 (Kadın bunun ne demek olduğunu iyi bilirdi.
 Ciğerparesi, biricik evladı biraz sonra bir kuyuya atılacak ve orada çırpına çırpına can verecekti. 
Ne var ki, kadının böyle bir canavarlığın önüne geçme imkânı yoktu. Yapabileceği tek şey, için ağlayıp kanlı gözyaşı dökmekti). Hanimim dediğimi yaptı. Çocuk gerçekten dayısına gideceğini zannediyor ve cıvıl cıvıl koşuşuyordu.
 Çocuğun elinden tutup daha önce kazdığım bir kuyunun yanına getirdim. Ona kuyuya bakmasını söyledim. 
O tam kuyuya bakayım derken, sırtına bir tekme vurdum ve onu kuyuya yuvarladım.
 Fakat her nasılsa, eliyle kuyunun ağzına tutundu. 
Bir taraftan çırpınıyor, diğer taraftan da “Babacığım üzerin toz oldu” deyip elbisemi silmeye çalışıyordu.
 Buna rağmen bir tekme daha vurdum ve onu diri diri toprağa gömdüm.
 Adam bunu anlatırken Sevgili Peygamberimiz ve yanındakiler hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. 
Orada oturanlardan birisi “Be adam, Resulullah’i, çok üzdün!” deyince, Efendimiz, adama “Bir daha anlat” dedi.
 Adam olayı bir kere daha anlattı. 
İki Cihan Güneşi Peygamberimizin gözlerinden süzülen yaslar mübarek sakalından aşağıya damla damla akıyordu.
 Allah Resulü hadiseyi tekrar ettirmekle sanki sunu anlatmak istiyordu: “iste siz İslam’dan önce böyleydiniz.
 İslam öncesi kömür ve demir gibiydiniz. simdi ise altın ve elmas gibisiniz.
 Tekrar tekrar anlattırdım ki, İslam’ın size kazandırdığı insanlığı, güzel özellikleri bir kere daha hatırlayın...(alıntı)
ALLAH'DAN HER ŞEYİN HAYIRLISINI İSTEMEK...
"Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şey için ölçü koymuştur." (Talak, 2-3)
 Fatma Hanım, sırtına ekin destesini aldı ve düşünceyle ilerlemeye başladı. Birden kayınvalidesinin sesiyle kendine geldi: 
"-Kız Fatma çabuk buraya gel. Sarı inek doğuruyor, yardım et!.." 
Can havliyle sırtındaki destesini indirdi ve ahıra koştu. 
Aman Ya Rabbi… Hayvan da olsa, ne kadar acı çekiyordu. Fatma Hanım, kayınvalidesiyle birlikte hayvanın doğum yapmasına yardım ediyordu. Kayınvalidesi:
 "-Bir hayli zor olacak galiba!.." dedi.
 "-Evet zora benziyor. Dana toplu herhâlde." diye mırıldandı Fatma hanım da…
Fatma, hayvan acı çekmesin diye şifa ayetlerini, ardından bildiği bütün sureleri okumaya başladı. Kayınvalidesi:
 "-Deli kız, ineğe de okunur mu?" dedi. Fatma ise:
 "-Ana bak, çok acı çekiyor, yüreğim dayanmıyor." diye cevap verdi, gözyaşlarıyla... Bir saat zorlu bir çabanın ardından, sarı kızın bir tosunu oldu. Sarı kız hemen şefkatle onu yalayıp kokladı. 
Fatma'nın bütün merhameti, sanki gözlerinden yaşlarla ılık ılık akıyordu. Kayınvalidesi:
 

Bu yazı toplam 268 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar