1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

ÜÇ ÇEŞİT ANNE VARDIR:

1- Çocuğuna bir çorap alsa, "söyle bakayım sana bu çorabı kim aldı?" diye sorar. Kendini gösterir, evladını Kendine yönlendirir. Kendine bağlar.

2- Çocuğuna hediye aldığında "evladım, bunu ben aldım ama aslında baban sağ olsun, o çalışıp kazandı" der, çocuğunu babasına yönlendirir ona bağlar.

3- Çocuğuna hediye aldığında "evladım, bunu ben almış olsam da baban kazanmış olsa da aslında Allah yarattı, Allah nasip etti, her şey O'nun sayesinde" diyerek Allah'a bağlar. Ona yönlendirir. Ona minnet ettirir. İman ve ibadete sevk etmek için ciddi bir temel atmış olur.

Birincisi sadece annedir, ikincisi vefalı insani annedir, üçüncüsü vefalı insani ve İslami annedir. Bu üçüncüsü Hem anne hem öğretmen hem hocadır, mürşididir.

Allahu Teala bizleri evlatlarımıza mürşit ve muallim anne, baba olmaya muvaffak eylesin.

 

BENİM DÜNYA İLE İŞİM VE İLGİM NE?

Abdullah ibni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir hasır üzerinde yatıp uyumuştu. Uyandığında hasır vücuduna iz bırakmıştı. Bunun üzerine biz:

–Ya Rasulallah sizin için bir yatak edinsek dedik. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) :

“Benim dünya ile işim ve ilgim ne ? Ben bu dünyada bir ağaç altında gölgelenip de bırakıp giden bir yolcu gibiyim.” (Tirmizi , Zühd 44)

KUŞ VE NAMAZ

İsa aleyhisselam bir gün deniz kenarından geçerken nurdan yaratılmış bir kuş gördü. İnsan ona baktığı zaman nurunun aydınlığından gözünü açamazdı. Kuş gidip kendini çamura batırdı ve gidip denize girdi ve yine tertemiz olup parladı. Denizden çıkıp yine çamura battı ve gelip denize girip temizlendi. Bu hal tam beş sefer tekrar etti.
İsa aleyhisselam: "Bu kuş neden kendini çamura batırıyor, sonra çıkıp denize giriyor ve temizleniyor?" diye kuşun haline şaşırdı.
Allahü Zülcelal, İsa aleyhisselam'a şöyle vahyetti:
"Ya İsa! O, namazın temsilidir. Ahir zaman peygamberi Muhammed aleyhisselamın ümmeti namaz kıldığı zaman, aynı o kuşun denizde temizlenip nurlandığı gibi, hatalarından temizlenip nurlanacak. Yine hata yaparsa aynı kuşun çamura girmesi gibi zulmetle kaplanacak ve namaz kıldığı zaman tertemiz olacak. İşte namaz, insan için böyle kıymetlidir."
Rabbim hakkıyla kılanlardan eylesin

TASI TARAĞI TOPLAMAK

Vaktiyle Osmanlı Döneminde İstanbul’da Abbas isminde yaşlı bir dilenci vardı. Bilhassa her sene Ramazan ayında dilendiği paralarla yüklü bir servete sahip olmuştu. Dilenciliğe yeni başlayan bir Çingene genci, Abbas’ın namını duymuştu. Onu görüp, bu mesleğin püf noktalarını öğrenmek istiyordu. Nihayet bir Ramazan gecesinde hamama girdiğini görüp, ardınca içeri daldı ve kurna başında yanına yaklaşıp şöyle dedi: -Efendim! Bendeniz dilenciliğe başlamaya karar verdim. Umarım ki bu asil sanatın inceliklerini bu kulunuzdan esirgemezsiniz. Ne türlü usul ve kaidesi var ise bilcümle öğrenmek isterim. Şu mübarek geceler hürmetine lütfediniz. Abbas cevap verdi:-Peki evlat öğreteyim. Dilenciliğin başlıca üç kuralı vardır, kulağına küpe olsun. Bir, her nerede olursa olsun istemeli. İki, her kimden olursa olsun istemeli ve üç, her ne olursa olsun istemeli.

Yeni yetme dilenci hemen Abbas’ın elini öperek dedi ki:-Ustam, ben fakirim. Allah rızası için bir şey!Abbas şaşırdı:-Burası hamam bre! Burada dilencilik mi olur?-Her nerede olursa istemeli dedin ya usta!-İyi ama ben zaten senin kadar fakir bir dilenciyim.-Öyle ama ikinci kural istemek için adam seçmemek gerektiğini bildirmiyor muydu?-Fesübhanallah! Bu kurna başında ben şimdi sana ne verebilirim be adam? Elbisem dışarıda, paralarım evde. İşte ortada bir tasım, bir tarağım var.-Ustam kuralların üçüncüsü der ki: Her ne olursa olsun istemeli. Ben tasa tarağa da razıyım. Abbas şaşkın... Etraftan onları seyredenler hayrette. Genç dilenci tası tarağı aldı ve hamamdan çıkıp gitti. O günden sonra Abbas dilenciliğe tövbe etti ve soranlara da:-Tası tarağı toplattık! Gayrı bizden bu işler geçmiş, diye yakındı. İşte, “Tası tarağı toplamak” tabiri buradan kaldı.

 

Bu yazı toplam 175 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar