1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

ZÜNNUN’U MISRİ’NİN TIMARHANEYE DÜŞMESİ
Zunnun’u Mısri’nin başına bir hal geldi. Bu hal onda yeni yeni coşkunluklar, yeni yeni cezbeler meydana getirmekteydi. Bunu anlamayan gafiller ondan rahatsız oldular. Nihayet Zünnun’u tımarhaneye attılar.
    Bunu duyan dostları onu ziyarete gittiler. Zünnun onlara bağırdı:
    – “Siz kimsiniz, neden geldiniz?” dedi.
    Onlar sükunetle cevap verdiler:
    – “Biz senin dostlarınız, buraya halini, hatırını sormak için geldik.” dediler.
    Zünnun bunun üzerine, onlara saldırdı, üzerlerine taş, toprak atmaya onlara sopa sallamaya başladı. Her biri korkusundan bir yana kaçtı. Bunun üzerine Zünnun bir kenarda durup gülmeye başladı.
    – “Neden böyle kaçıp her biriniz bir köşeye sığındınız. Hani dostlarımdınız. Dostun eziyeti dosta ağır gelir mi, dostluğun alameti dosttan gelen zorluğa katlanmak değil midir?” dedi.
    * Kalpte her an başka başka şeyler baş gösterir insan bazen şeytanlaşır, bazen melekleşir, bazen tuzak kesilir, bazen de yırtıcı hayvan.
    * İnci nedir ki? Bir katrede gizlenmiş bir deniz, bir zerreye sığınmış güneş.
    * Madem bir hırsızlık ediyorsun bari latif bir inciyi çal, madem ki hamallık ediyorsun bari değerli bir yük taşı.
Mesnevi’den Hikayeler
YAKUB (AS) IN AYRILIĞI

Rivayet ediliyor ki, Cenab-ı Hak, Yakub aleyhisselâm vahiy göndererek sordu:
– Bilir misin, neden seninle evladın Yûsuf’un arasını ayırdım?
Yâkub (a.s.):
– Hayır, bilmiyorum, dedi.
Cenab-ı Hak:
– Senin, Yûsuf’un kardeşlerine: “Siz gafil olduğunuz halde kurdun gelip onu yemesinden korkuyorum”, deyişinden dolayı aranıza bu ayrılığı soktum. Neden kurdun gelip onu yemesinden korktun da, benden ümidi kestin? Neden kardeşlerinin gafletine bakıp da benim onu korumama bakmadın? Biliyor musun, neden Yûsuf’u tekraren sana bahşettim?
Yâkub:
– Hayır!
Allah (cc)
– Çünkü sen benden rica ettin ve dedin: “Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir.” (Yûsuf: 83) Ve bir de: “Ey oğullarım! Haydi gidin de Yûsuf ve kardeşinden, iyice araştırarak, haber edinin. Allah’ın lutfundan ümidinizi kesmeyin!” (Yûsuf: 87) dedin(alıntı)
SULTAN BAYEZİD HAN-I VELİ CAMİİ
Sultan Bayezid Han-ı Veli Camii’nin temeline başlandığında mimarbaşı:
“Padişahım mihrabı nice koyalım?” diye sorunca Sultan Bayezid-i Veli mimara hitap edip:
“Ayağımın üzerine bas.” Derler.
Mimar padişahın ayağının üzerine basınca Kâbe-i Şerif’ gördü. Mimar hemen Bayezid Han’ın ayağına yüz sürüp mihrabı önce yaptı. Sonra yine mihrapta iki rekat hacet namazını Bayezid-i Veli kılıp hayır ile tamamlanması için hayır dua ettiler. 
Tamamlandıktan sonra ilk Cuma da nice yüz bin cemaat içinde Bayezid-i Veli:
“Her kim ikindi ve akşam namazının sünnetini ömründe terk etmemiş ise o imamlık etsin” buyurduklarında deniz gibi cemaat içinde ikindi ve akşam namazı sünnetini  tertip üzere kılmış bir adam bulunmadı. Meğer kendileri tertip sahibi imişler.
“Elhamdülillah seferde ve hazarda uzun müddet ömrümüzde biz bütün sünnetleri terk etmedik.” diye imamlık ettiler…
 

Bu yazı toplam 230 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar