1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

HASETCİNİN SONU.                                                                                              
Sultana yakın olan bir adam ona hep:”İyilere iyilik et. Kötüleri de affet.Çünkü iyiler iyiliğe layıktırlar,kötüler de nasıl olsa Allahu Teâla’dan cezalarını bulurlar.”derdi.  Bu adamın sultana yakınlığını kıskanan rakibi,bu yakınlık nimetini bozmak istedi ve sultana:  -“Bu adam senin ağzının kötü koktuğunu söyler. Dilersen onu çağır ve kendin gör.”dedi.  Sultan:  -“Öyleyse onu getir”dedi.  Rakip onu buldu ve önce kendisine bol sarımsaklı bir yemek yedirdi. Ondan sonra da sultanın kendisini istediğini bildirdi.Adam bu haliyle sultanın huzuruna çıkınca,ağzını elinin üzerine koydu.Sultan kendi kendine:  -“Demek ki bu adam ağzımın kokusundan sakınıyor”. dedi ve hemen ona bir yazı yazıp hazine memuruna gitmesini emretti.Adam dışarı çıkınca rakibi onu karşıladı ve elindeki yazının hazineye yazıldığını görünce, bununla adama para verileceğini zannetti ve tamaha kapılıp,onu kendisine vermesini rica etti. Adam da verdi.Rakip,yazıyı götürüp memura verdi.Memur yazıyı açıp okudu.  Sultan:                -“Bu yazıyı getireni cellada boğazlat,derisini yüzdür,içine saman doldurup bana gönder”diye yazmıştı.   Rakibin itiraz ve feryatları arasında emir yerine getirildi ve onun samanlı postu sultana gönderildi. Adam işin aslını öğrenince sultana:      -Ben demedim mi,kötüler nasıl olsa cezalarını bulurlar” dedi.  Sultan onu tasdik etti ve kendisine daha çok değer vermeye başladı.          Kaynak: İhya’u-Ulumid’din.
 

FİRAVUN’UN BOĞAZLATTIĞI YÜZİKİBİN ERKEK ÇOCUK!
Fir'avn bir gün rü'yâsında büyük bir ateşin Beytü'l-makdîs'den gelip bütün Mısır'ı sardığını, oradaki Kıptilerin cümlesini çıkardığını ve Benî İsrâil'den kimseye zarar vermediğini gördü. Kâhin ve sihirbazlara rü'yâsının tabirini sordu. Dediler ki: - Benî İsrâîl'den bir çocuk doğacak, sen onun eliyle helâk olacaksın ve mülkün onun eliyle zeval bulacak. Fir'avn bunun üzerine Benî İsrâil kabilelerinde doğan bütün erkek çocuklarının öldürülmesini emretti. Adamlarına dedi ki: - Benî İsrâil'in kabilelerinde doğduğunu gördüğünüz yahut işittiğiniz ne kadar erkek çocuk varsa derhal katledeceksiniz. Kız çocuklarına dokunmayınız. Ebeler bu işle vazifelendirildi. Can korkusuna bu cinayeti işlerlerdi. Rivayete göre Musa’nın da öldürülmesi için oniki bin çocuk, doksan bin de yeni doğan çocuk öldürüldü. Allah bu öldürülen çocukların cümlesinin kuvvetini, Mûsâ aleyhisselâm'a tasarruf kuvveti olarak verdi. Ve bu sebeple onun mucizâtını zahir ve bahir kıldı. Sonra Benî İsrâil'in ihtiyarlarında da ölüm arttı. Kıbtîlerin reisleri Fir'avn'a çıkarak: 
- Ölüm Benî İsrâil'i silip götürüyor. Küçükleri boğazlanıyor, büyükleri ölüyor. Her halde biz de neticede aynı akıbete duçar kalacağız! Dediler. Bunun üzerine Fir'avn bir sene boğazlanıp bir sene bırakılmasını emretti. Hârûn -aleyhisselâm- yeni doğan çocukların boğazlanmadığı, Mûsâ aleyhisselam da boğazlandığı senede doğdu. Fir'avn hanedanı bunca korkularına ve zulümlerine rağmen Allah'ın kazasından hiç bir şeyi def' edemediler. Fir'avn bütün gücünü toplayıp kollarını paçalarını sıvadı, o kadar didindi, fakat Musa’nın doğmasına ve yetişmesine mâni' olamadı. Çünkü Allah nûrunu tamamlayacaktır.   Kaynak:(M. Sâmi Ramazanoğlu, Bakara Sûresi Tefsiri, s. 121, 124-128)
 

Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar