1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

HİNDİSTAN’DAKİ BİR AYAKKABI TAMİRCİSİNİN HEM ÇEKİÇ VURMASI VE HEM DE SALÂVAT GETİRMESİ! Rivayet edilir ki Hindistan’da bir ayakkabı tamircisi, hem çekiç vurur hem de onunla ahenkli bir şekilde salâvat getirirmiş. Bir gün yanına bir kişi uğramış. Tamircinin bu hâlini görünce: “‒Sen nerede Muhammed (s.a.v) nerede? O seni duyamaz!” demiş. Bu hâdisenin üzerinden dört sene geçtikten sonra Cenâb-ı Hak bu zata hacca gitmeyi nasip eylemiş. Efendimizi ziyaret ettiği esnada Hücre-i Saadet’in önünde durunca içeriden, çekiç sesiyle birlikte ayakkabı tamircisinin nağmeli salât u selâmını işitmiş. Cenâb-ı Hak, bu şekilde, müminlerin salât u selâmının Rasûlullah Efendimize arz edildiğini açıkça göstermiş. (es-Seyyid Muhammed bin Alevî el-Mâlikî, Havle’l-ihtifâl bi’l-Mevlidi’n-Nebeviyyi’ş-Şerîf, s. 15)

HALİNE ŞÜKREDEN ADAM 
Rivâyete göre Yunus (a.s.),
bir defasında Hazret-i Cebrâil'e:
"bana yeryüzünün en Abid kimsesini gösterir misin? " dedi. 
o'da, bir adam gösterdi ki,
elleri ve ayakları cüzzamdan dolayı çürümüş bir vaziyetteydi ve gözünü de kaybetmişti!
fakat şöyle demekteydi:
"ey allâh'ım! 
bana bu eller ve ayaklar vâsıtasıyla ne vermiş isen, ancak sen verdin!
neden uzaklaştırmış isen de, ancak sen uzaklaştırdın!
ey allâh'ım! 
benim içimde sâdece bir arzu bıraktın ki, o da yalnızca sana vuslat arzusudur!"

İHSAN ÜZERE YAŞAMAK
Bir gece vaktiydi, Hazret-i Ömer (r.a.), mutadı olduğu üzere Medine sokaklarını gezmekteydi ki, ansızın durakladı. 
Önünden geçmekte olduğu evden dışarıya kadar taşan bir tartışma sesi dikkatini çekmişti. Bir ana, kızına: "Kızım, yarın satacağımız süte biraz su karıştır!" demekteydi!
Kız ise:
"Anacığım, halîfe süte su karıştırılmasını yasak etmedi mi? " dedi!
Ana, kızının sözlerine sert çıkarak:
"Kızım, gecenin bu saatinde halîfe süte su kattığımızı nereden bilecek? !..." dedi.
Ancak gönlü Allah sevgisi ve korkusu ile dipdiri olan kız, anasının süte su katma hilesini yine kabullenmedi. 
"Anacığım! Diyelim ki Halife görmüyor, 
peki Allah da mı görmüyor?  Bu hileyi insanlardan gizlemek kolay, ama her şeyi görüp bilen kainatın Hâlıkı Allah’tan gizlemek mümkün mü? ..." dedi. 
Rabbani hakikatlerle dolu temiz bir vicdan ve diri bir kalbe sahip olan bu kızın, deruni bir Allah korkusu içinde annesine verdiği cevap, Hazret-i Ömer (r.a.)'ı son derece duygulandırdı. Mü'minlerin Emîri, onu sıradan bir sütçü kadının kızı değil, gönlündeki takvası ile müstesna bir nasip bildi ve oğluna gelin olarak aldı. Beşinci halife olarak zikredilen meşhur Ömer Bin Abdülazîz, işte bu temiz silsileden doğdu! Bu misal de gösteriyor ki,
ihsan üzere yaşamak, ferdi aşarak bütün ümmete şamil olan bir fazilet ve bereket vesilesidir! 

Bu yazı toplam 264 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar