1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

— Ey zahid, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etmiştir. Fakat gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de ağacı kesmekten vazgeç. Hem el ağaca tapıyormuş, günah işliyormuş senin neyine gerek, altınını al işine bak, dedi.
Adam şeytanı bırakmıştı. Şeytan adama, akşam yatıp sabahleyin yastığının altına bakmasını söyledi ve anlaşarak ayrıldılar. Adam ağacı kesmekten vazgeçip, evine dönmüştü.. Akşam yatıp sabahleyin yastığının altına baktığında, altını gördü.
Memnun olmuştu, ikinci gün oldu. Fakat bu sefer şeytan altını koymamıştı. Adam kızıp baltasını aldığı gibi dağa ağacı kesmeye gitti. Fakat yolda yine şeytanla karşılaştılar. Adam şeytana iyice kızmıştı. Görünce:
— Seni sahtekâr seni, kandırdın değilmi beni?., diyerek üzerine hücum etti. Fakat evvelkinin tam tersine bu sefer şeytan adamı tuttuğu gibi altına aldı. Adam şaşırmıştı. Bu nasıl hâl der gibi şeytanın yüzüne bakıyordu. Şeytan:
— Hayret ettin değil mi? Niçin bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim:
— Dün sen Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ben, dünyadaki bütün şeytanlar bir araya gelsek yine yenemezdik. Lâkin şimdi Allah rızası için değil de, sana altını vermediğim için kızdığından gidiyorsun, işte o yüzden bana mağlup oldun ve sana ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, dedi.
YARATANIN KUDRETİ
Muhammed b.Mansur Tusi(kuddise sırruhu) şöyle anlatıyor:
Bir keresinde tavafta idim. Gördüm ki biri tavaf ederken ağlıyor ve şöyle diyordu:
“Ya Rabbi, kaybettiğim şeyi bana geri ver.”
Ona,”Neyi kaybettin?” diye sordum.
Şöyle anlattı:
“Yüce Hak ile hoş bir halim vardı. Bir keresinde çölde susuz kaldım. Bir cahil gibi kendi kendime şöyle dedim:” Tehlikeli günlerdir, çöldür. Bu kimsesiz yerde su da bulamam.” Böylece ölüp gitmekten korktum. Tam bu sırada bir bulut geldi. O kadar yağmur yağdı ki, “Şimdi boğulup öleceğim” dedim. Bütün bu görünenler ve düşünceler arasında baktım ki o hoş halim kaybolup gitmiş.”
Şeyhü’l İslam, bu durum üzerine şöyle dedi:
“Bu ona bir cezadır. Bilmiyor ki yüce yaratanın kudreti karşısında yaz günleri ile kış günleri birdir.

Bu yazı toplam 201 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar