1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

GÖNÜL DOSTU BİR MÜSLÜMANIN ÜÇ ŞEYİ AÇIK OLMALI
...""Bu imtihan dünyasında kardeşlik ölçüleri nasıl olmalı....""
Helal kazanmak, Cömert olup yoksullara yardım etmek...""
Ilmi ile Amil olan âlimleri sevmek ve hürmet etmek...""
Namazlarını tamı tamına kılıp kaza ya bırakmamak...""
Alçak gönüllü olup, fakirleri sevmek...""
Nefsine hakim olup, haramlardan kaçınmaktır.."
Bir kimse Ahmed ibni hanbel'e.: 
Kalpler ne ile yumuşar? "" diye sordu.. O da :
Evladım! Gönüller, helal yemekle yumuşar...""
Gönül dostu Bir Müslümanın üç şeyi açık olmalı
1) Cömert olup eli açık olmalı, fakat israf etmemelidir...""
2) misafir kapısı açık olmalı, ikram da kusur etmemelidir...""
3) Sofrası açık olmalı, aç geleni tok döndürmelidir...""
Bir hadiste: Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor :
Hiç biriniz, kendisi için Arzu ettiğini, din kardeşi için de Arzu etmedikçe iman etmiş olamaz...""
Bir ayette :  Rabbimiz şöyle buyuruyor :
Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de(insanlara) İyilik Et !"" (Kasas, 77) (huseyn)
RABBİMDEN DAHA İYİ ORTAK BULAMADIM
Hazret-i Ömer Musul'a bir vali tayin eder. Bir süre sonra; "Musul'daki bütün fakirlerin listesini bana gönder!" diye haber gönderir. Vali de, en başa kendi ismini yazıp listeyi gönderir. Hazret-i Ömer şaşırır. İki kişi görevlendirip; "Valimin yaşayışını öğrenin!" der. Onlar gelip; "Musul'u gezdik. Validen daha fakir kimseyi bulamadık. Ekmeği suya batırıp katıksız yiyor." derler. Hazret-i Ömer, bütün fakir fukarayı doyurur, 1000 altın da valiye gönderir. Vali, altınları hanımının önüne döküp der ki:- Hazret-i Ömer bunları gönderdi, ne yapacaksan yap!- Şu on taneye, hemen pazardan şunları şunları al, gel!- Kalan ne olacak?- Lâzım oldukça kullanırız.- İzin ver, bir iş ortağı bulayım, parayı işletsin. Hem altınlar kalır, hem kâr getirir. Hanımı kabul eder. 10 altınla hanımın istediklerini alıp, kalanları, fakir fukaraya dağıtır. Eve gelince hanımı sorar:- Ne yaptın?- Altınları ortağa verdim.- Çok iyi. Kâr ne zaman?- Ayın başında. Ayın başında, hanım sorar:-Kâr nerede?-Daha ölmedik, ölseydik Cenâb-ı Hak verecekti. Ben altınları fakirlere dağıttım; çünkü Rabbimden daha iyi ortak bulamadım. Hepsi beni kandırıyordu; ama Rabbim kandırmaz. Bire 700 verir, 7 000 verir; ama tam verir. Epey kavga gürültüden sonra kadın; "Bugüne kadar çektiğimiz yetmiyormuş gibi, bir de altınları fakirlere vermişsin. Biraz yüzümüz gülecekti, yine fakir kaldık." diye kocasını evinden kovar. Vali, yatmak için bir arkadaşının evine gider. Birkaç gün geçtikten sonra, hanımlar valinin hanımına gelip; "Sen yanlış yaptın. Adamcağız kendi evinden de oldu." derler. Kadını yumuşatırlar. Sonunda barışırlar. Vali eve gelir. Hanımı der ki:- Halife bir daha gönderirse ne yaparsın?- Aynısını yaparım. Eğer benim gördüklerimi görseydin, benden önce dağıtırdın.- Ne görüyorsun?- Sevindirdiğim her bir fakir için, Allahü teâlâ gökten bir nur indiriyor, o nur güneşi karartıyor. O nurları gördükten sonra, mümkün olsa, daha fazlasını veririm

Bu yazı toplam 127 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar