1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

Yüzünden hüzün okunuyordu, ama kapısında bir yabancıyı görmekten de fazla hoşnut değil gibiydi.
Genç, “Buyurun?” diyen ev sahibine sütü uzattı. “Bunu size getirdim.” Adam sütü aldığı gibi içeri koştu. Daha sonra koridorun öteki ucundaki odadan çıkan bir kadın mutfağa doğru seğirtti hızla. Onu izleyen adamın kucağında ise bir bebek vardı.
Ağlayan bir bebek.
Evdeki adamın gözlerinden sicim halinde gözyaşları dökülüyordu. Yarı ağlayarak yarı konuşarak şunları söyledi: “Şehre geleli iki ay oluyor. Hâlâ iş bulamadım. Dostun ahbabın yardımlarıyla bugüne kadar geldik. Ama bugün bebeğimize süt alacak paramız yoktu. Sürekli dua ediyordum Allah’a bize süt göndermesi için.” Mutfaktan kadının sesi geldi bu sırada. Onun söylediklerini anlayamadı, çünkü başka bir dil konuşuyordu. Kocası onun sözlerini gence çevirdi:
“Rabbimden bize bir meleğiyle süt göndermesini istiyordum. Sen bir melek misin yoksa?”
Genç adam cüzdanındaki bütün parayı çıkarıp zorla adamın eline tutuşturdu. Ve adama bundan sonra onun için hep dua edeceğini ve bir iş bulabilmesi için elinden geldiğince yardımcı olacağını söyledi.
Kelimeler boğazında düğümlenince, döndü ve arabasına bindi. Bu defa onun gözlerinden yaşlar dökülüyordu…
Artık Allah’ın kullarının dualarını nasıl duyduğunu, onlara nasıl cevap verdiğini daha iyi anlamıştı!
RİYA
Bir Derviş İftara Davetli İdi. Yatsıya Yakın Evine Döndü Ve Karısından Mümkünse Kendisi İçin Sofra Hazırlamasını İstedi... Karısı “Sen Davette Değil Miydin? Ne Yemeği” Deyince Derviş: Sorma!! Dedi ''Çok Yersem Arkamdan Halis Derviş Değilmiş Diye Konuşmalarından Korktum Pek Bir Şey Yiyemedim. Bunun Üzerine Karısı “Tamam Sen Şu Akşam Namazını Kıl Da, Ben Arada Sofrayı Hazırlayayım” Dedi. Derviş “Ama Ben Akşam Namazını Orada Kılmıştım”...
Karısı: “Sen Arkamdan Kötü Konuşurlar Diye Pek Yemek Yiyemediğine Göre, Arkamdan İyi Konuşsunlar Diye De Namazı Uzatmışındır. Hadi Akşam Namazını Bir Daha Kılıver De, O Arada Sofrayı Hazır Edeyim...”
Bu İkazdan Sonra Dervişin Aklı Başına Geldi Ve Riya Derdinden Kurtulup Halis Derviş Oldu....
Anlamadan Bilmeden Riya Hayatımıza Ne Kadar Yerleşmiş Acaba?
HAYRI ZAMANINDA VERMEK
İnsana düşünmesi ve akletmesi için birçok örnek vardır fakat bu öyle ibretlik bir kıssa ki her dinleyen kendine ibret alır…
İnfak, insanlara yardım en kıymetli hasletlerdir. İnfak etmek kadar onu ihtiyaç sahibine zamanında vermekte bir o kadar kıymetlidir.
Bir derviş, Hasan-ı Basri Hazretleri’nden bir şey istemişti. O da hemen ayağa kalkıp gömleğini çıkardı ve dervişe verdi.
“–Efendim, eve gidip oradan bir şeyler verseydiniz olmaz mıydı?!.” dediler. Hazret şu cevabı verdi:
“–Bir defasında ihtiyaç sahibi biri mescide gelip; «Karnım aç!» demişti. Biz gaflet edip hemen yiyecek getirmedik. Sabah namazına geldiğimizde bir de baktık ki, zavallı ölmüş. Kefenleyip defnettik. Ertesi gün, bir zuhurat olarak, fakiri sardığımız kefenin mihrapta durduğunu ve üzerinde; «Kefeninizi alın, Allah kabul etmedi!» yazdığını gördük. İşte o gün;
«Bundan sonra bir ihtiyaç sahibini gördüğümde onu bekletmeyeceğim, hemen ihtiyacını göreceğim.» diye yemin ettim.
Mazlum kardeşlerimize manevi destek de olmalıyız. Hiçbir şey yapamasak, yapabileceğimiz asgarî destek, beş vakit namazda ve seher vakitlerinde onlar için dua etmektir. Fahr-i Kâinat –sallâllâhu aleyhi ve sellem– Efendimiz; kardeşliğin üzerinde çok durur, daima kardeşlerine dua eder ve bizim de dua etmemizi arzu buyururdu.(Yüzakı Dergisi)

Bu yazı toplam 360 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar