1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

Delikanlının anlattıkları ve bu tavrı, sahabet kiramı da etkilemişti; ama hüküm ne ise tatbik edilecekti. Babaları ölen gençler diyet almaya razı olmuyorlar ve kısas yapılmasını istiyorlardı; karar verildi. Kısas yapılacak ve o genç idam edilecekti. Genç bu hüküm karşısında hiç itiraz etmedi. Telaşlanmadı ve paniklemedi, gayet soğukkanlı bir şekilde hükme rıza gösterdi. Yalnız bir ricası vardı. Buraya ziyaret maksadıyla geldiği ve böyle bir şeyin de başına geleceğini bilemediği için mutlaka halletmesi gereken bir işi vardı ve dedi ki:
Bu hükme hiçbir itirazım yok; olamaz da... Şeriatın kestiği parmak acımaz. Ben bu hükme razıyım. Fakat sizden bir ricam olacak, ister kabul eder, ister etmezsiniz, bu sizin bileceğiniz bir şey. Ricam şu ki: Benim bakımıyla ilgilendiğim bir yetim var. Onun bana teslim edilmiş olan altınlarını bahçemde bir yere gömdüm. Bu altınlar o yetimin geleceği... Onların yerini de benden başka kimse bilmiyor. Eğer bana üç gün müsaade ederseniz, gider onların yerini o yetime bildiririm. Böylece hem o yetim yavrunun gelecek açısından maddi problemi hallolmuş ve mahrum olmamış olur, hem de ben Ruzi cezada mesul olmaktan kurtulmuş olurum.
Hz. Ömer bunun üzerine dedi ki: Şu anda sana nasıl müsaade edebiliriz ki? Zira sen bir suçlusun, cezan infaz edilecek.., Hem ya kaçarsan?
Efendim kaçmayacağıma dair Allah adına hepinizin huzurunda yemin ederim. Zaten kaçmak isteseydim daha evvel rahat bir şekilde kaçabileceğimi söylemiştim.
Seni serbest bırakmamıza imkân yok. Ancak yerine bir kefil bulabilirsen serbest kalabilirsin.
Genç o civarın yabancısıydı. Rasulullah'ın kabri şerifini ziyarete gelmişti. Bu civarda kimseyi tanımıyordu ki kefil bıraksın. Genç son çare olarak oradaki sahabe kiramı süzdü, göz gezdirdi. Acaba kendisine kefil olan çıkar mıydı? Tekrar gözden geçirdi, kalbinin sesine kulak verdi ve orada hazır bulunanlardan Ebu Zerri' lGıfarî Radıyallahü Anh'ı göstererek:
Bu zat bana kefil olur; dedi. Bu sefer Hz. Ömer:
Ya Eba Zerr! Ne diyorsun kefilliği kabul ediyor musun? diye sordu. Ebu Zerr cevap verdi:
Bu delikanlının üç güne kadar dönüp teslim olacağına inanıyor ve kefil oluyorum!
Böylece genci serbest bıraktılar. O da üç gün içinde gidip geri gelmek üzere müsaade isteyerek ayrıldı. Böylece aradan iki gün geçti ve üçüncü gün oldu, ama ortalarda ne gelen vardı ne de giden... Bu sefer ölen adamın çocukları Ebu Zerri Gıfarî hazretlerine "Ya Eba Zerr! Kefil olduğun adam hala ortalarda görünmüyor. Kim olduğunu bilmediğin bir kimseye niçin kefil oldun? Adam bir kere ölümden kurtuldu, bir daha geri gelir mi? “diyerek sitem ediyorlardı. Ebu Zerr ise. Durun bakalım daha üç gün dolmadı. Eğer üç gün dolar, genç de geri gelmezse şeriatın emri ne ise bana tatbik ediniz. Ben kefil oldum ve sözümdeyim diyordu.
Ashabı kiramı bir üzüntü kaplamıştı; zira o genç gerçekten de gelmeyecek olursa, kefil olduğu için kısas Ebu Zerr'e yapılacaktı. Hz. Ömer:
Ya Eba Zerr! Kefil olan o genç eğer vermiş olduğumuz sürede gelmezse, zamanı gelince emri ilahiyi tatbik eder ve kısas hükmünü geciktirmeden uygularım!

Önceki ve Sonraki Yazılar