1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

ALLAHI GÖRMEK İÇİN KÂBE’YE GİDEN ÇOCUK. 
Babası hacca gidecektir” Baba nereye gideceksin?’
‘Oğlum Allah’ın evini görmeye gidecem yavrum
”Peki, baba orası güzel mi?
Evet yavrum orası dünyanın en güzel yeri yavrum orayı görmek herkese nasip olmaz çok dua etmek gerekir!”
Baba ben de gelebilir miyim? Ben de Allah’ı görmek istiyorum!
Olur mu yavrum? Sen daha küçüksün!
Çocuk çok ısrar eder. Israrlara dayanamaz baba ve oğlunu da götürmeye karar v...erir.
Baba Allah’ın evini(Kâbe’yi) çocuk ise Allah’ı görme umuduyla yola çıkarlar yol boyunca çocuk Allah’ı görecem görecem diye sevincini izhar eder
Ve en son varırlar O mübarek topraklara
Baba: ”işte yavrum: Allah’ın evi burası”
çocuk: Baba Allah’ı gördüm ”der ve yere düşer
Baba Allah’ın evini görmek istemiştir ve görmüştür
Ama çocuk Allah’ın cemalini görmek istemiştir ve görmüştür
O aşk ile can vermiştir
Ya rabbi Cennetini istemeye yüzümüz yok Cemalin ile müşerref kıl!! Âmin
DÜNYA HAYATINA DALMAK
Balıkçı bir adam bir gün güneş doğmadan sabah namazından az önce deniz kenarında oturuyormuş. Derken içi taş dolu bir torba bulur. Elini torbanın içine sokarak bir taş alır ve o taşı denize fırlatır. Taşı fırlattığı esnada suyun üzerinde çıkardığı ses adamın hoşuna gider. Tekrar ikinci bir taş alır ve onuda denize fırlatır. Çünkü taşın suya değerken çıkardığı ses balıkçıyı mutlu eder ve bu şekilde taşları teker teker fırlatır. Bu arada güneşin ışığı yavaş yavaş yaklaşır ve adamın elindeki taş dolu torbada yavaş yavaş belli olmaya başlar. Artık torbanın içinde sadece bir taş kalmıştır. Güneş açıp adam torbanın içine baktığında bir de ne görsün içindeki taşlar elmas taşlarıymış. Meğerse denize fırlattığı tüm taşlar elmasmış. Çok pişman bir şekilde şöyle demeye başlar:" Ey ahmak herif. Eğer bu taşların elmas olduğunu bilseydim sadece sesi kulağıma hoş geldiği için eğleneceğim diye onları hiç denize firlatırmıydım?" Ancak iş işten geçmiştir.
Evet kardeşim bu kıssadan çıkardığımız dersler:
1) Balıkçı sensin.
2) Aralıklarla denize fırlattığın elmaslar senin ömrün.
3) Denizin üzerinde taşın çıkarmış olduğu ses, yok olmaya mahkûm dünya süsü ve şehvetleridir.
4) Gecenin karanlığı ise gaflettir (dünya hayatına dalmak).
5) Güneşin doğuşu ise geri dönüşü olmayan ölümün ta kendisidir.
5) Kardeşim! Şimdiden itibaren uyanık ol ve elmas değerinde hatta çok daha değerli olan vaktini, ömrünü faydasız şeylerle boşa harcama. Yoksa pişmanlığın fayda vermediği o çetin günde çok pişman olursun...

Bu yazı toplam 293 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar