1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

Bir gün Hz. Ayşe Rasulullah Efendimize sordu:
- Ey Allah’ın Resulü, beni seviyor musun?
- Evet, Ya Ayşe seviyorum!
Ayşe Annemiz Peygamberimizin sevgisinden emin olmak istiyordu:
- Beni nasıl seviyorsun? Diye tekrar sordu. Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam kısa, özlü bir şekilde sevgisini tarif etti:
-Kördüğüm gibi.
Hz. Ayşe Annemiz bu cevaba çok sevindi. O kadar sevindi ki, zaman zaman aynı cevabı duymak için sorardı:
- Ey Allah’in Resulü, kördüğüm ne âlemde?
Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam da Hz. Ayşe’yi memnun eden cevabı verirdi:
-İlk günkü gibi…
Hz. Ayşe annemiz Peygamberimizin en sevdiği hanımı olmaktan ötürü çok çetin imtihanlara uğramıştır. Allah Resulünün düşmanları olan münafıklar, temiz bir hanıma yapılabilecek en çirkin iftirayı yaparak hem onu, hem İslam’ın en büyük destekçisi olan babası Hz. Ebubekir radıyallahu anhı, hem de esas Peygamberimizi incitmeye çalışmışlardır. Ama Allah Azimüşşan ayetler ile onu temize çıkarmıştır.
İlim Pınarı
Neden Peygamberimizin Ayşe’yle evlenmesi önemlidir?
Birincisi, Peygamberimizin Ayşe’yle evliliğinin İslami ilimlerin sağlamca nakledilmesi hususunda büyük faydası olmuştur. Bilhassa peygamberimizin ibadet hayatı, aile yaşantısı, ailesine anlattığı kıssalar ve cereyan eden vakıalar hep ondan öğrenilmiştir. Peygamberimizden sonra uzun bir ömür yaşaması sayesinde de bunları sahabe ve tabiin âlimlerine nakletmiştir.
Çünkü Hz. Ayşe çok gençti. Evlendiği sıradaki yaşı hususunda münakaşalar olsa da özet olarak evlenebilecek yaşta, ama çok gençti. Genç olması sayesinde hafızası kuvvetliydi. Allah Resulünden duyduğu her şeyi sanki bir kaset gibi kaydederdi. Hem sadece ezberlemekle kalmaz, hikmetlerini sorar, iyice kavrar, incelikleriyle beraber öğrenirdi.
Hz. Ayşe’nin duyduğu meseleleri anlamasında bir başka amil de, İslâm'ı öğrenme konusunda büyük bir aşk ve şevke sahip olmasıydı. Allah Resûlü konuşurken dikkatle dinler, onun mübarek ağzından çıkan her şeyi hafızasına nakşederdi. Anlamadığı bir yönü varsa hemen sorar, doğru anlamaya gayret gösterirdi. Onun dini meseleleri kavrayışındaki üstünlüğü Efendimizin pek hoşuna giderdi. Bu sebepten ona ayrı bir sevgi gösterir ve bir İslâm muallimesi olarak ona, diğer hanımlarından daha fazla değer verirdi. Onu daima ilme teşvik ederdi. Ayşe annemiz de bu fırsattan yararlanarak Efendimize çok soru sorar, İslâm'ı öğrenmeğe çalışırdı.
Hz. Ayşe’nin ilmi öğrenmekteki bir üstünlüğü de, dil ilimlerini çok iyi bilmesiydi. Babası Hz. Ebu Bekir’in edebiyata düşkünlüğü sebebiyle evlerinde edebiyat toplantıları tertiplenirdi.
Dil bilgisine hâkimiyeti sebebiyle lafızlardan doğru manayı elde etme hususunda üstün bir kabiliyeti vardı. Hz. Ayşe annemiz çok şiir bilirdi ve bir durum hakkında hemen bir beyit söyleyebilirdi.
Peygamberimizin güzelliği hususunda da şiir söylemiştir.
Sahabeden bir zat da şöyle demiştir:
- Hazret-i Ayşe'den daha fasih, düzgün konuşanı görmedim. Resulullahı metheden şu manada bir şiir söylemiştir:
Manası: “Mısırdakiler, Onun yanaklarının güzelliğini işitmiş olsalardı, Yusuf aleyhisselamın pazarlığında hiç para vermezlerdi. Yani, bütün mallarını, Onun yanaklarını görebilmek için saklarlardı. Zeliha'yı kötüleyen kadınlar, Onun parlak alnını görselerdi, ellerinin yerine kalplerini keserlerdi de acısını duymazlardı.”
Hz. Ayşe annemiz, Allah Resulünün ahirete göçmesinden sonra, Efendimize muhabbetini aynen muhafaza etti. Onun sağlığındaki zühd ve takva hayatını devam ettirdi.
Hz. Ayşe Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer radıyallahu anhuma devirlerinde hadis rivayet etti, ayetlerin tefsiri ve fıkıh ilmine müşahedelerini anlatarak katkıda bulundu. Böylece bereketli bir ömür sürdü.
Mevla’mız bizlere de hisse almayı nasip eylesin ve ahirette şefaatlerine nail eylesin.

Bu yazı toplam 364 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar