1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

KOSTANTİNİYYE’DEN İSTANBUL’A. 
Bir defasında hocası Molla Gürânî, vakit gece yarısı olduğu hâlde, Şehzâde Mehmed'in odasının ışığını yanık olarak gördü! Merak etti! Yanına girdi:
'Şehzâdem niye uyumadın?' dedi. O da:
'Hocam, mütalaa ediyordum!' karşılığını verdi. Hocası sordu:
'Hangi dersi mütalaa ediyordun?'
Fâtih cevap vermeyip sustu! 
Hocası çalıştığı dersi merak edip O'nun masası üzerindeki yığınla evrakı karıştırdı! 
Hepsi İstanbul'un müstakbel fetih projeleri idi! O, fethin nasıl gerçekleşebileceğini plânlıyordu! Hocası:
'Bunlar nedir evlâdım?' deyince Fâtih, içinde gizlediği sırrı açıklamak zorunda kaldı! Hocasına: 'Hocam! Sır olarak kalması şartıyla, nicedir uykusuz kalıp da yaptığım çalışmaların ne olduğunu söyleyebilirim!' dedi. 
Hocasının mütebessim bir çehre ile başını salladığını görünce devam etti:
'Hocam! Bu iş nicedir içimi yakıp kavurmaktadır! Düşünüyorum ki, tâ sahabe-i kiramdan beri defalarca muhasara edilen ve mübarek ashabın kanları ile sulanmış bulunan şu Kostantiniyye şehri niçin fethedilemiyor? 
O beldeyi fethetmenin yolu nedir? 
İşte bu yüzden uykularım kaçıyor, sabahlara kadar plânlar yapıyorum!' Ya Rabbi! 
Hazret-i Peygamber(s.a.v.)'in müjdesine nail olmuş büyük cihangir. fâtih sultan Mehmed Hân'ın ruhundaki ulvî hasletlerden, hususiyle dîn gayretinden ve Fetih hamlesinden şu son asırlarda sahipsiz kalan nesline de bir nasip ihsân ve ikrâm eyleyip onlar eliyle İslâm'ı ve Müslümanları yeniden aziz eyle!
600.000 NASİHAT DEĞERİNDE 6 NASİHAT. 
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hazreti Ali’ye (r.a.) hitaben “Ya Ali! Altı yüz bin koyun mu istersin yahut altı yüz bin altın mı? Veyahut altı yüz bin nasihat mi istersin?” şeklinde buyurdular.
Hazreti Ali kerremellahü vecheh dedi ki “Altı yüz bin nasihat isterim.” Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Şu altı nasihate uyarsan, altı yüz bin nasihate uymuş olursun:
1-Herkes nafilelerle meşgul olurken, sen farzları ifa et. Yani farzlardaki rükünleri, vacipleri, sünnetleri müstehapları ifa et.
2-Herkes dünya ile meşgul olurken, sen Allahu Teâlâ’yı hatırla. Yani din ile meşgul ol. Dine uygun yaşa, dine uygun kazan, dine uygun harca 
3-Herkes birbirinin ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarını ara, kendi ayıplarınla meşgul ol. 
4-Herkes dünyayı imar ederken, sen dinini imar et, zînetlendir. 
5-Herkes halka yaklaşmak için vasıta ararken, halkın rızasını gözetirken, sen Hakk’ın rızasını gözet. Allahu Teâlâ’ya yaklaştırıcı sebep ve vasıtalar ara. 
6-Herkes çok amel işlerken, sen amelinin çok olmasına değil, ihlaslı olmasına dikkat et.”
Kaynak: Sadık Dana, İslam Kahramanları 1, Erkam Yayınları
İKİ KARDEŞİN ANNELERİNE BAKMALARI. 

Anneleri bakıma muhtaç iki kardeş, sırayla annelerine hizmet ediyorlardı. Biri annelerine hizmet ederken, boşta kalan diğeri de Allah’a ibadetle meşgul oluyordu. Yine böyle günlerden birinde kardeşlerden birisi, Allah’a ibadetten aldığı hazdan dolayı; kardeşinden, kendi nöbetinde de annelerine hizmet etmesini rica etti. Diğer kardeş ise bu teklifi seve seve kabul etti.
O gece ibadetle meşgul olan kardeş, sabaha karşı uyuyakaldı. Rüyasında bir ses kendisine:
“Kardeşini affettik. Seni de onun hürmetine bağışladık.” dedi.
Hayret içinde kalan genç:
“Ben Rabbime ibadeti tercih ettim. O ise annemize hizmet ediyor. Bu nasıl olur?” diye sorduğunda ise aynı ses, bu soruya şu ibretlik cevabı verdi:
“Senin yapmış olduğun ibadete bizim ihtiyacımız yok. Oysa annenizin, kardeşinin hizmetine ihtiyacı vardı…”
Anne ve Baba, çocukların dünyaya gelmesini sağlayan, onlara bakıp büyütüp yetiştirmekle yükümlü kişilerdir. Anne size kanını, yaşamını ve gücünü verdiğine ve doğumumuzdan sorumlu olduğuna göre, ona olan minnettarlığınızı, ona saygı duyarak göstermelisiniz. Size para, eğitim ve koruma sağlayan babaya da minnettarlık göstermelisiniz.
Kişiye en yakın olan annesidir. Hiç kimse sizin bir derdinize anneniz kadar üzülmez. Anne ve Baba çocukları için yaşar, yaptıkları her şeyi çocukları için yaparlar. Ama maalesef çocuklar kendilerini düşünerek onlara gereken özeni göstermezler. Siz çocukları hiçbir karşılık beklemeden seven bir tek ebeveynlerinizdir. Bir anne çocuğundan hiçbir şekilde vazgeçmez. Ne kadar kızsa da bu gelip geçicidir. Anne çocuğu için o kadar özveride bulunur ki, çocuk ne yapsa annesinin hakkını ödeyemez. Ancak ebeveynlerine itaat ederek ve maddi manevi daima onların yanında olarak hayattaki en önemli görevini yerine getirmiş olur.
En güzelini atasözümüz söylemiş : 'Anaya babaya hizmet, Allah’a ibadet'. Ana hakkını inkâr eden kişilerin işi hiçbir zaman rast gitmez. Anasına, babasına haksızlık eden kişiler toplumda sevilmedikleri gibi Allah da böyle kimselerin yardımcısı olmaz..

Bu yazı toplam 461 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar