1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

FATİHA-İ ŞERİFİ, ÜÇ GÜNDÜR PAYLAŞA PAYLAŞA BİTİREMEDİLER!
(Kabirdekilere Okumanın Hikmet ve Fazileti!)
Bir gün de Bişr-i Hafi geçerken kabristandan,
Baktı, bir şey paylaşır mevtalar tam o zaman.
Durdu ve merak ile dedi ki: (Ya ilahi!
Onlar neyi paylaşır, ayan et bana dahi.)
Kulağına, gaibten ses geldi ki o ara:
(Merak ettiğin şeyi, sen sual et onlara.)
Sorunca, dediler ki: (Üç gün önce, bir kişi,
Bir fatiha okuyup, hediye eylemişti.
Biz, onun sevabını paylaşmakla meşgulüz.
Üç gün geçtiği halde, bitiremedik henüz.)
KIYAMET GÜNÜ İÇİN NE ARMAĞAN GETİRDİNİZ. (Hz.Yusuf ve Dostu). 
Çok uzaklardan, şefkatli bir dostu Hazreti Yusuf’a ziyaret için geldi. Misafiri oldu. Hazreti Yusuf, çocukluk arkadaşıyla oturup sohbete başladı. Hazreti Yusuf’un kardeşlerinin kıskançlığından, kuyuya atmalarından, zindanda geçen yıllardan, çekilen sıkıntıların sonunda ilâhî yardımın yetişmesinden, uzun uzadıya konuştular.
Sonunda Yusuf aleyhisselâm misafirine sordu: ”Dostun kapısına eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmek gibidir. Bize ne hediye getirdin?” Misafir utana sıkıla, ”Sana armağan getirmek için birkaç şeye baktım, fakat hiçbirini sana lâyık görmedim. Altın madenine, altın kırıntısı götürülemez. Denize bir damla su hediye verilmez. Sana gönlümü ve canımı getirdim desem, Kirman’a baharat satmaya gitmiş gibi olurum.
Senin güzelliğinden başka, Mısır ülkesinin ambarında olmayan bir şey yok.
Ey gözümün nuru Yusuf’um! Sana armağan olarak ayna getirdim. Güneş gibi parlayan güzelliğine baktıkça, sevinir beni hatırlarsın. Zaten güzeller, hep aynaya bakar” dedi.
Koltuğunun altından çıkardığı aynayı Yusuf’a sundu.
Cenâb-ı Hak mahşer gününde insanlara, ”Kıyamet günü için, ne armağan getirdiniz?” diye soracak. Eğer o güne inanıyorsan, inkâr etmiyorsan, neden hazırlık içerisinde değilsin? Azıcık olsun yemeyi içmeyi bırak da Hak’la buluşacağın gün için bir armağan hazırla. Geceleri az uyuyanlara katıl. Seher vakti günahlarının bağışlanmasını dileyenlerden ol…
Kaynak; Semerkend Yayınları, Mesnevi’de Geçen Hikayeler, s. 60-61
İKİNDİ VE YATSI NAMAZININ SÜNNETİ.
Evliya Çelebi, II. Bayezid Camisi’nde kılınan ilk namazda yaşanan ibretlik bir hâdiseyi anlatıyor.
Bayezid Câmisi, bir Cuma günü ibadete açılmış ve orada ilk namazı, Fatih’in oğlu II. Bâyezîd Han kıldırmıştır. Bu hâdiseyi Evliyâ Çelebi şöyle anlatır: “Câminin inşâsı tamamlanınca, bir Cuma günü büyük bir merasimle ibadete açıldı. Bâyezîd-i Velî buyurdular ki:
«–Her kim, ömründe ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetini hiç terk etmemiş ise, şu mübarek vakitte o imam olsun!» Derya misali cemaat içinden kimse çıkmayınca, Bâyezîd Han mecbur kalarak:
«–Elhamdülillâh! Savaşta ve barışta biz bu sünnetleri hiç terk etmedik!..» dedi ve kendisi imâm olup namazı kıldırdı.”(Kaynak: Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları)
NAMAZDAN KURTULMANIN 5 YOLU
Bütün ibadetlerine yerine getirmeye çalışan bir adam varmış, Orucunu tutar, zekâtını verir, insanlara yardım elini uzatmaktan hiç geri kalmazmış, Yalnız bu adamın bir kusuru varmış:
Namaz kılmak ona çok ağır gelirmiş, üşenirmiş Bir gün varmış,  gitmiş çok büyük bir hocanın yanına Demiş ki: Hocam ne yap et beni şu namazdan kurtar Namaz kılmamak için ne yapmam gerekse söyle yapayım, Yeter ki şu namazdan kurtulayım demiş.
Hoca: Ya evlat ben hiçbir yerde ne duydum ne işittim bu namazdan kurtuluş yok, borcun kılacaksın demiş. Adam yalvarmış bul hocam diye. Hoca müddet istemiş adam gitmiş
Aradan haftalar geçmiş, adam gelmiş: Buldun mu hocam demiş, kurtulacak mıyım?
Hoca: Buldum evladım eğer şu 5 şarttan biri sana uyuyorsa NAMAZ dan mesul değilsin:
1: ÖLÜ İSEN
2; DELİ İSEN
3: ÇOCUK İSEN
4: HAYVAN İSEN
5: KAFİR İSEN tercih senin...
İNSAN SU’DAN ÇIKAMADIĞI İÇİN BOĞULUR. 
Adamın biri, bir yolun kenarına dikenler ekti. Dikenler büyüyüp gelişince yoldan geçenleri rahatsız etmeye başladı. Gelip geçenler, “Bu dikenleri sök, insanları rahatsız etmesinler” demeye başladılar. Adam bunları duyuyor fakat aldırmıyordu. Bir gün Allah’ın bir velisi ona, “Mutlaka bu dikenleri sök” dedi. Adam, “Babacığım bir hayli gün var. Bugün olmazsa yarın, bir gün mutlaka bu işi yapacağım” dedi. Adam habire yarın yarın dedikçe dikenler büyüyüp kuvvetleniyordu. Allah’ın (c.c.) velisi bunun üzerine şu sözleri söyledi:
“Sen, hep yarın diyerek bu işi erteliyorsun fakat şunu bil ki her geçen gün o dikenler büyüyüp güçleniyor, dikenleri sökecek olan sen ise güç kuvvet kaybediyorsun. Dikenler gün geçtikçe gençleşiyor sense ihtiyarlıyorsun.” --Günah mı işledin hemen tövbe et! Unutma, insan suya düştüğü için değil sudan çıkamadığı için boğulur!(alıntı)

Bu yazı toplam 224 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar