1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

HER ŞEYİN BAŞI TESLİMİYET. 
Allah (cc), Hazret-i İbrâhim(a.s.)'i dost edinince melekler:
'Ey Rabbimiz! İbrahim Sana nasıl dost olabilir? Nefsi, malı ve evlâdı var! Kalbi bunlara meyyaldir!...' dediler.  Ardından şu ibretli manzaralara ve Hazret-i İbrahim’in ağır imtihanlarına şahit oldular:
Hazret-i İbrahim (a.s.), mancınıkla ateşe atılacağı zaman, melekler heyecanlandı! 
Bir kısmı, Hazret-i İbrahim’e yardım etmek için Allah Teâlâ'dan izin istedi! 
Melekler, Hazret-i İbrahim’e bir isteği olup olmadığını sordular! O (a.s.) ise:
'Dostla Dostun Arasına Girmeyin!' buyurdu. Daha sonra Cebrail (a.s.) geldi: 'Bana ihtiyacın var mı?' diye sordu. İbrahim (a.s.): 'sana ihtiyacım yok!  O (c.c.) bana yetişir!  O (c.c.) ne güzel Vekil’dir!' buyurdu. 
Nitekim Halîlullâh'ın bu yüce teslimiyeti ve yalnız Hakk'a tevekkülü üzerine, O (a.s.) daha ateşin içine düşmeden Allah Teâlâ ateşe emretti: '...ey ateş!  İbrahim’e serin ve selâmet ol!' (el-Enbiyâ, 69) 
Bu emirle birlikte İbrahim (a.s.)'ın düştüğü yer bir anda gülistana döndü! 
Orada tatlı bir pınar kaynayıp akmaya başladı! Teslimiyet, muhabbete dayalı bir itaat işidir! 
Bu itaat ve teslimiyet bereketiyle İbrahim (a.s.)'a canı, malı ve evlâdı yüce Rabbinin yolunda hiçbir engel teşkil edemedi! Çünkü İbrahim (a.s.)'ın dili kalbine tercüman olarak daima: '...Ben âlemlerin Rabbine teslim oldum' (el-Bakara, 131) demekteydi.  (Alıntı) O N T
GÜNDÜZÜMÜZÜ GÖZDEN GEÇİRMEMİZ LÂZIM
Eğer geceleri  seherlere kalkamıyorsak,  -tabi hastalıklar hâriç- gündüzümüzü gözden geçirmemiz lâzım: -Gözüm yanlış ekranlara, yanlış manzaralara kaydı mı? 
-Dilim yanlış sözler söyledi mi? 
-Kulağım yanlış sesler dinledi mi? 
Dedikodu vesaireye muhatap oldu mu? 
-Mideme haram veya şüpheli bir lokma girdi mi? 
Yani daima hastalığın sebebini arayıp tedbir almak lâzım! Nasıl tıpta koruyucu hekimlik var, 
maneviyatta da kalbi koruyucu hekimlik zaruri! Ya Rabbi! Bizleri; geceleri dua ve istiğfar ile nurlandıran, ahiret endişesi içinde dua ve ibadetle ihya edilen bir ömür yaşayan 'bilen' kullarından eyle!
BEN ONUN KENDİSİNE DEĞİL YAPTIĞI KÖTÜLÜĞE BUĞZ EDİYORUM
Ebüdderdâ (r.a.) bir gün Şam’da mescide oturuyordu. Bir kişi mescide girdi ve şöyle dua etti.
-“Ya Rabbi! Yalnızlıkta bana yardımcı ol, garipliğimde bana acı. Bana aziz ve sevimli bir dost ihsan et.” Dedi. Ebüdderdâ (r.a.) bu sözlerini duyunca o zata dönüp şöyle dedi; -“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) den işittim, Buyurdu ki; -“İnsanlar için de kendine zulmedenler var, bunlar gam ve keder içindedirler insanlar arasında israftan sakınanalar var, bunlar iktisatlı ve mutedil hareket ederler. Bunların hesabı kolaydır. Sonra insanlar arasında hayır işlemek için yarışanlar var bunlar hesapsız cennete girerler.”
Ebüdderdâ Hazretleri (r.a.); Bir şahsın işlemiş olduğu bir kötülükten dolayı insanlar tarafından sövülüp, kötülendiğine tesadüf etti. -“Bu adam bir kuyuya düşmüş olsaydı siz onu çıkarmak istemez miydiniz?” dedi.
İnsanlar; -“Evet, çıkarmak isterdik.” Deyince Ebüdderdâ  (r.a.); -“Öyle ise, onu kötülemeyiniz, dil uzatmayınız, onu işlemiş olduğu kötülükten sizi korumuş olan Allah-ü Teâlâ’ya hamd ve şükür ediniz.” Demiştir. Oradakiler; -“Sen ona buğz etmez misin?” diye sorunca
Ebüdderdâ (r.a.); -“Ben onun kendisine değil yaptığı fenalığa buğz ediyorum.” Buyurdu.
İŞTE O DA BÖYLEDİR
Sarhoşun biri Kadı İyâs'ın huzuruna çıkarak sorar: - Hurma yesem zarar verir mi?
- Hayır. - Ekmek ile çörek otu yesem ne gerekir? - Bir şey gerekmez. - Biraz su içsem?
- İçebilirsin. - Hurma şarabı bunların bir araya gelmesiyle oluşuyor. Peki, nasıl haram oluyor?
Kadı İyâs gülümsedi, yerden bir avuç toprak alarak adama sordu: - Sana bu toprağı atsam bir yerini acıtır mı? - Hayır. - Üzerine biraz su serpsem bir yerin kırılır mı?
- Hayır. - Su ve topraktan bir kerpiç yapsam da güneşte kuruttuktan sonra başına vursam nasıl olur?
- Öldürür. - İşte o da böyledir.

Bu yazı toplam 514 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar