1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHEBR BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHEBR BİLGİLERİ

A+A-

  KELİME-İ  TEVHİD ÇEKMEK             
“Yetmiş bin Kelime-i Tevhit okumak suretiyle, nefsini cehennemden azad ettir!”
70.000 KELİME-İ TEVHİD OKUMANIN ADABI
Abdestli olarak, kıbleye karşı oturup; 25 kere Estağfurullah - 1 kere Fâtiha-i şerîfe - 3 kere İhlâs-ı şerîf - 3 kere Salavat-ı şerife okunur ve “ilâ şerafi’n-nebiyyi’l- Fâtihah” denir ve Rasûl-ü Ekrem Sallallahu Teâlâ Aleyhi Vesellem Efendimiz'in rûh-u şeriflerine hediye edilerek bir Fatiha okunur. Daha sonra Kelime-i Tevhit (Lâ ilâhe illallâh) çekmeye başlanır.
Her yüz adedin bitiminde bir defa; “Muhammedür Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem hakkav ve sıdkâ. Ve İlâhî ente maksûdî ve ridâke matlûbî” denir.
(Manası; Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ALLAH'ın hakk ve dosdoğru Rasulüdür. ALLAH'ım! Maksadım Sensin ve Senin rızanı istiyorum.)
Günde ne kadar çekilirse, çekilen sayı bir tarafa kaydedilir, yetmiş bin olunca, bir Kelime-i Tevhit hatmi olmuş olur. İstenilen kimseye bağışlanır; çeken kimse isterse, kimseye bağışlamayıp kendisine bırakır.
(Bir sevdiğimiz vefat ederse bir kişi yukarıdaki adabı yapar daha sonra yetmiş bin tevhit eşe, dosta bölüştürülüp beraberce çekilir ve defnedilmeden bitirip sevabı vefat edene bağışlanırsa ölünün imdadına yetişilmiş olur. Defin işinden sonra yapılırsa da olur. (Kaynak; ÂDÂB-I VEZÂİF; sf:123-124-132-133)
ALLAH'I (cc) ZİKRETMENİN KARŞILIĞI 
Adamın biri her zaman "Allah Allah Allah" diye zikreder bu zikirden dolayı ağzı bal yemiş gibi tatlanırdı.
Bir gün şeytan gelip :
- "Ne durmadan Allah Allah Allah deyip duruyorsun bunca zamandır Allah demene karşılık bir kerecik olsun Allah (c.c) "lebbeyk kulum." dedi mi sana... Hiç sende utanma sıkılma yok mu? Daha ne kadar Allah deyip duracaksın?" dedi.
Bunun üzerine adam utandı sıkıldı zikri bıraktı. Gönlü kırılmış bir halde yattı uyudu.
Rüyasında Hz. Hızır'ı gördü. Hızır (as) ona :
- "Neden yaptığın güzel işi terk ettin "Allah Allah Allah" diye zikretmeyi bıraktın." dedi.
Adam:
- "Yaptığım onca zikre karşılık verilmedi. "lebbeyk-buyur-" sesi gelmedi. Kapıdan kovulmaktan korktum." dedi.
Bunun üzerine Hz. Hızır:
- "Senin Allah demen, Allah'ın (c.c) lebbeyk kulum - buyur kulum - demesidir. Allah (c.c) isminin zikrini herkese nasip eder mi, bunu sana nasip etmesi az şey mi?. dedi.  (Mesneviden...)


                                  ŞEYTANLA SAVAŞ
 Horasan’da bir genç vardı. Gönlü ilim aşkıyla mum gibi yanıyordu. Irak’a gitmiş, ilim peşinde bir hayli koştuktan ve bir çok şey öğrendikten sonra memleketine dönmek üzere hazırlanmıştı. Adeta sevincinden köpürüp taşıyor, kendisini bir kelebek kadar nazlı görüyordu. Tam bu ana ariflerden biri ile karşılaştı. Gönlü yüce arif onu denemek için:  -Evladım, dedi. Horasan’da şeytan var mı? 
Genç atıldı: 
-A efendi, onun olmadığı yer mi var? 
-Orada şeytanla nasıl savaşırlar? 
-Ona karşı gelmekle! 
-Ya tekrar gelirse? 
-Yine ona karışı gelirler. 
-Tuhaf şey! 
-Neden tuhaf olsun? 
-Bütün ömrümüz şeytanla didişerek mi geçecek? 
Genç adamın aklı allak bullak oldu: 
-O halde ne yapmalı? dedi. 
Yüce arif söyle buyurdu: 
-Yolda azgın bir çoban köpeğine rast gelirsen sana dişlerini gösteren köpeği kovmakla uğraşmak kar etmez. Köpekten kurtulmanın en kestirme çaresi sahibini çağırmaktır. Çünkü sahibi ona hemen söz dinletir ve seni korur. Şeytanla savaşmanın yolu da budur, yani Allah’a yönelmektir(alıntı).
 

Bu yazı toplam 349 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar