1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. REHİNE KURTARMA OPERASYONU
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

REHİNE KURTARMA OPERASYONU

A+A-

Öncelikle başlığa bakıp da askeri bir operasyon bekleyenlere küçük bir hatırlatmada bulunarak başlamak istiyorum. Bir; rehinenin güvenliği her şeyden önemlidir. İki; bu bir askeri operasyon değildir.
Askeri bir operasyon beklentisi içinde olup da hayal kırıklığı yaşamamanız için verdiğim bu küçük tüyodan sonra konuya devam edeceğim. Fakat bizim insanımızda sanırım her insanda olan bir ilgi olsa gerek, askeri ve gizli operasyonların bir parçası olma merakı vardır. Adam işinde gücünde bir memur, esnaf ya da ev hanımı ama kendisine telefonda anlatılan gizli askeri operasyonların bir parçası olma isteği ile yanıp tutuşmaktadır! Bu amaçla yıllardır üzerine titreye titreye tasarruf ettiği birikimini, parasını hatta altınlarını bu uğurda hırsızlara kaptırabilmektedir. Daha dün kendini Milli İstihbarat Teşkilatının ((MİT)) bölge başkan yardımcısı gibi tanıtarak bir dolandırıcının, kendilerini işe alacağı vaadinde bulunduğu kişilerden evrak, başvuru ücreti vs. olarak 58 kişiden 1 milyon TL dolandırdığı haberini izledim. Şunun da farkındayım; sınanmadığımız konularda iddialı konuşmak kolaydır. Fakat iş başa geldi mi bizlerin nasıl davranacağını kestirmek güç oluyor veya her zaman düşündüğümüz gibi tedbirli olamayabiliriz.
Biz operasyonumuza devam edelim! Bu operasyonu yaparken öncelikle sakin ve sabırlı olmalı, adım adım yol alınmalıdır. Aceleye getirip bir çuval inciri berbat edecek hareketler risklidir. Bu nedenle plan yapmalı, atılacak adımlar sabırla ve sırası ile atılmalıdır. Rehinemizi tanıtarak operasyon hazırlıklarına başlamak istiyorum. Rehinemiz tehlikelere açık, korumasız ve yalnız olabilir. Biz kendisine hissettirmeden bu tehlikeli durumdan onu kurtarıp çekip alacağız.
Rehinemizin kimliğini hala tahmin edemeyenler varsa söylüyorum. İnternette geçirdiğimiz süre sevdiklerimizi ihmal etmemize neden oluyorsa onlara ayıracağımız zamanı çalıyorsa şu anda en önemli rehine kendimiziz. Eğer böyle iseniz kendinizi rehin kalmış bir tutsak olarak görebilirsiniz. Bu durumda ilk önce kendimizi kurtarmaya yönelik bir plan yapmalıyız. Çünkü kendimiz rehin kalmışsak çocuklarımızı hiç kurtaramayız. Bu nedenle internet saatlerimizi sınırlamalı, çocuklarımızla beraberken mecbur kalmadıkça telefondan uzak durmalı ve onlarla kaliteli zaman geçirmeliyiz. Herkesin telefonla ilgilendiği bir iletişim ve aile ortamında sağlıklı bir ilişki gelişmez. Ne konuşan ne konuştuğunu ne de dinleyen ne dinlediğini anlar. İletişimin temel kuralı da karşılıklı göz teması ve dinlediğini hissettiren sözel ve sözsüz davranışlardır.
İkinci rehinemiz de cep telefonu ve tablet başında esir tutulanlar çocuklarımızdır. Çocuklarımızı bu esaretten kurtaracak reçetelere ihtiyaç vardır. Ekran başında geçirdikleri zamanlarda yerine yeni yeni alternatifler koyarak onları bu bağımlılıktan kurtarıp özgürlüklerine kavuşmalarına destek olabiliriz. Fakat bunu yaparken ilk önce kendimizi kurtarıp sonra onlara yardımcı olacak çözümler geliştirecek adımlar atmalıyız. Eskiden sokakta akranları ile oyun oynayarak büyüyen çocuklar bugün artık tablet ve telefon başında ekrana rehin olmuş bir şekilde yaşamaktadır. Nerede çevresine kapalı ama ekrana kilitlenmiş bir çift göz görürseniz orada bir rehine var demektir. Bu durumlarda vakit geçirmeden varsa elimizdeki telefonu bırakıp onunla konuşmaya ve ekrandan çekip almalıyız.

Bu yazı toplam 736 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.