1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. RENKLERİN CİNSİYETİ
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

RENKLERİN CİNSİYETİ

A+A-

“Renklerin cinsiyeti var mıdır?” diye bir soru sorup uzun tartışmalar yapıp değerli vaktinizi almadan kısaca düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. İşiniz gücünüz çok, okumak için vaktiniz dar olabilir!

Renklerin cinsiyeti yoktur fakat bizim onlara yüklediğimiz anlamlar vardır. Kültürel alışkanlıklar veya başka nedenlerle erkek çocuklar mavi ağırlıklı kız çocuklar ise pembe ve kırmızı renkleri tercih etmektedirler. Her ne kadar renklerin cinsiyeti olmasa da ön kabuller, kültürel etmenler ve alışkanlıklar renkleri belli bir cinsiyete mahkûm etmiştir. Bu nedenle erkek bir çocuğun pembe renk kıyafet giymesi yadırganabilir. Benim kanaatim de renklerin cinsiyeti olmasa da sözüm ona kabul görmüş anlayışı yıkmak adına erkek çocuklara pembe renk kıyafet ve ayakkabılar giydirmemek gerekir.

Renkleri bu cinsiyet mahkûmiyetinden kurtarıp sözde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak adı altında Batı’dan esen propaganda rüzgârlarının etkisiyle ciddi bir cinsiyetsizleştirme modası başlamıştır. Kadın ve erkek eşitliğini sağlamak adı altında kadınları ve erkekleri cinsiyetsizleştirmeye yönelik bu rüzgârlar sadece medyada değil hayatın her alanında yer almaktadır. Kılık kıyafette, toplumsal rollerde, aile yaşamında ve çocuklara gizil mesajlar veren internet oyunlarında dahi cinsiyet farklarının yok sayıldığını gördüğümüz örnekleri çoğaltmak mümkündür. Buradan hemen kadın hakları ve pozitif ayrımcılık diye veryansın edenlere de önerim yazıyı okuduktan sonra eleştirilerini yazmalarıdır. Çünkü konuyu anlayıp dinlemeden bizi bekleyen tehlikeyi göremeyiz. Kadın ve erkeğin haklar konusunda eşitliğine kimsenin bir itirazı yoktur. Çünkü temel insani açıdan da baktığımız zaman kadınların toplumsal hayatta yer almaları gerekir. Elbette her meslekte ve rolde kadınlarımız da olmalıdır. Benim itirazım bu rolde ve mesleklerde kadınların erkek figürü ile yer almalarınadır.

Bizi güçlü kılan aile kurumu da kadınların anneliği ve babaların babalığı ile ayakta kalabilecek önemli bir yapıdır. Kılık kıyafette kadın ve erkek arası farkların azaldığını gözleyebiliyoruz. Erkek rollerinin küçümsenmeye çalışılarak kadın erkek eşitliği sağlanamaz. Kadınlara yönelik politikalar da erkekleri toptan mahkûm ederek değil kadın hakları iyileştirilerek geliştirilmelidir. Ev hanımlığının küçümsenip değersizleştirilerek erkek rolünü içselleştirmiş, kadınlık cinsiyetinden uzaklaşmış kadınlar geleceğimiz açısından bizi endişelendirmelidir. Renklerin cinsiyete hapsedildiği bir diğer tehlike ise gökkuşağı renklerinin (LGBT) eşcinsel propagandalar tarafından rehin alınmasıdır. LGBT propagandalarında bu renklerin sembolize edilip bayraklaştırıldığını görüyoruz. Bu renklerin birlikte kullanımında da dikkatli olmalıyız.

Bugünlerde toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik haberler ve bunlara getirilen eleştirilere tanık oluyoruz. Bence dezavantajlı bölgeler hariç bizim ülkemizde kız ve erkek çocuklar arasında bir cinsiyet ayrımcılığı yoktur. Ülke genelinde benzer çalışmalar yapıp kız çocuklarına erkek, erkek çocuklara da kız rolleri, kıyafetleri giydirip vb. çalışmaların öncelikli ihtiyacımız olmadığını ayrıca verimli de olmayacağını düşünüyorum. Bırakalım kız çocukları kız gibi, erkek çocukları da erkek gibi fıtratlarına uygun büyüsünler. Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 746 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.