1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Revaklar Niçin Yıkılıyor?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Revaklar Niçin Yıkılıyor?

A+A-

                Günümüzü tarihten koparmak o kadar güç ki! Dünler olmasa sanki yarınlarda olmayacak. Ne yapılırsa yapılsın tarih hükmünü icra eder er veya geç.

                Suud yönetimi yine bir aymazlığa imza atmak üzere. Krallık, Kutsal Topraklarda daha önce de tarihe, ama bilhassa Osmanlı Tarihine ait eserleri yıkmıştı. Bunlardan aklımızda kalan en son hatıra Ecyad Kalesi. Suud yönetiminin böyle davranmasının birçok nedeni var: Bir kere Henüz kabile anlayışından devlet anlayışına geçemediler. Devletin asli unsuru olan halkın, tüm tekcil yönetimlerde olduğu gibi  yönetimde hiç bir etkisi yoktur.  Bunun en büyük nedeni şu andaki devlet onlara İngilizlerin bir hediyesi olmasıdır. Yani bu devleti kurmak için ne halk ne yönetimdeki sülale alın teri dökmemişlerdir. Bu nedenle de devlet denilen en üstün organizasyonun kıymetini bilmezler. Bununda bir sonucu olarak da onlardan Osmanlı Devletinin eserlerine saygı duymayı beklemek ancak bir hayalden ibarettir.

         Osmanlılar ile bu günkü Türkiye’nin güç olarak,  zenginlik olarak farkı ve Suudların kendi zenginlikleri ile Türkiye’yi kıyaslamaları onlarda bir kompleks meydana getiriyor. Mevcut durum Suudlara şu fikri aşılıyor:” Düne ait ne varsa yıkalım. Bu şehirler, bu bölge her zaman bizim (arapların) olmuştur. Osmanlıymış, Memlüklümüymüş geç onları. Bizden başka hiç kimse buralara hakim olmadı. Burası Arabistan, burada araplar yaşadı ve yaşıyor, Kuran Arapça, Peygamber Arap, Mekke, Medine, Arafat, Kabe, Hacerül Esved, Müzdelife…  Arabistan’da. Bu nedenle başka bir kavmin burada izi olmamalı. “ 

                                 ALPARSLAN KOPARAN BEY FERYAT EDİYOR VE UYARIYOR

                Onların bu ruh hali Revakların yıkılması düşüncesini doğurdu. Kâbe’nin genişletilmesi, tavafı daha çok insanın yapabilmesi düşüncesi gerçek fikirlerini gizleyen bir perdeden başka bir şey değildir. Konu ile ilgili hem teknik bilgiye sahip, hem Suud yönetimini tanıyan hem de Kâbe ve hac hakkında yeterli bilgiye sahip, Mekke’de bin ladin şirketinde 19 yıl teknik idareci olarak çalışan elektrik yüksek mühendisi Alparslan Koparan beyefendiden konuyu vüzuha kavuşturan bir maile aldım. Alpaslan Beyefendi Revakların yıkımının gerçek amacının tavafı kolaylaştırmak olmadığını söylüyor. Revakları yıkmadan bu işin halledilebileceğini dile getiriyor. O diyor ki; “Bu iş şöyle hallolur: Ramazan ve Hacda ziyaretçilere açılan en üst katta “Flat Escalator” denilen “düz yürüyen merdiven” devreye sokulmalı. Bu merdivenin genişliği ihtiyaca göre 20-30-50 metre yapılabilir. Hızı saniyede 1m ve yukarısı… duruma göre ayarlanabilir. Böylece en üst kat artan hacı sayısını gayet rahat karşılar. Tıpkı Safa Merve Ve Cemaratda olduğu gibi çok katlı sistem, daha çok insanın daha rahat ve daha hızlı tavaf yapmasını sağlar. Bazı insanlar şunu söyleyebilir:” Yürüyen merdiven /yol üzerinde namaz nasıl kılınacak?” Cevap Farza başlandı mı merdiven durdurularak. Fıkhi yönden de bir sorun olmadığını, Peygamberimizin deve üzerinde tavaf yapması misaline dayandıran Koparan BEY Revakların yıkılmasının tavafı kolaylaştırmayacağını çünkü tavaf daire çapı büyüyeceğinden tavaf süresinin uzayacağını giriş çıkışlarında daha fazla insanla tıkanacağını dile getiriyor.

                Revakları korumanın medeni ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getiren Koparan Bey;” revakların malzemesi 3000 yıllık nadir bulunan bir taştan elde edilmiştir. Ustaları da abdestsiz yere basmayan insanlardır. Bu nadide ve kıymetli eserlerin üzerinde 500 sene geçmesine rağmen Arabistan sıcağının onlara hiç zarar veremediğini bu nedenle de maddi ve manevi büyük kıymete sahip bu eserleri korumanın bütün insanlar, tüm Müslümanlar fakat en başta Osmanlının Torunu olan bizler için dini ve insani bir vazife olduğunu” önemle vurguluyor.

       Bu duyarlılığı için Alpaslan Bey’e teşekkür ediyorum. Yazılı ve görsel basının bu donelerle hadiseyi gündeme getirip iyi bir kamuoyu oluşturursak Suuudların yapacağı bu çılgınlığa engel olabileceğimizi düşünüyorum. 

               

 

Bu yazı toplam 411 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.