1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Rusya Uçağının Düşürülmesi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Rusya Uçağının Düşürülmesi

A+A-
Hiçbir zaman duygusal bakmıyorum.
Doğru ne ise onu yazmaya, onu sizlerle paylaştığımı düşünmekteyim.
Atatürk demiş ki :

“Yurtta sulh, Cihanda sulh”

Bir  Türk olarak, bir Müslüman olarak  bu sözün altına imzamı koyarım.
Ancak…
Hiçbir zaman vatanımdan, bayrağımdan, dinimden, devletimden taviz veremem.
Gücü ne olursa olsun, gücüm ne olursa olsun ölüm pahasına mücadelemizi vermeliyiz.
Nitekim Türk Devleti ‘de bunu yapmaktadır.
Gerek Cumhur Başkanı  R. Tayyip Erdoğan’ın sözlerini, gerekse Başbakan  Ahmet Davutoğlu’nun  bu konuda sözlerini ve tutumlarını sonuna kadar destekliyorum.
Vatan kutsaldır.
Her karış toprağı, her çakıl taşı en değerli varlığımızdır.
Bu topraklar ecdadımızın kanı ile sulanmış, alın teri ile sınırlandırılmıştır. Buna kim olursa olsun uymalıdır. Uymayan da Türk’ün en ciddi tokadını yer.
Elbette kavga kimseye bir şey kazandırmaz. Ancak kavga etmeyelim diye de, hiçbir zaman onurumuzdan kimse taviz vermez, veremez.
Hani bizde bir söz vardır :
“ Altın kaşığın, tahta kaşığa ihtiyacı var.”
Belki Rusya ile Türkiye’nin ekonomik antlaşmaları vardır. Rusya bunları tek taraflı yok sayarsa, bizde onlardan aldıklarımızdan feragat ederiz ve gerekirse tezek, sobaya döneriz. Çünkü onurumuz her şeyin üstündedir.
Kaldı ki, hükümet bu konuda “B” planlarını hayata geçirme yolundadırlar.
Rus uçağının düşürülmesi hadisesine gelmek istiyorum. Uçağın düşürülmesiyle ilgili Türk Hükümetinin aldığı karar doğrudur yani bütün bu uluslararası hukuk çerçevesinde adına "angajman kuralları" denilen kurallar ilan edilmiş, bütün dünyaya duyurulmuş, bunun icaplarının yapılıyor olduğu belli olmuş, daha önce çeşitli münasebetlerle icap eden ikazlar da yapılmış gibidir. Bunun son hamlelerinden bir tanesi, son noktalarından bir tanesi uçağın düşürülmesi hadisesidir ve doğrudur. Putin tahrik edici bir pozisyonda bulunmuş ama, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bey de asabi, sinirlerine hâkim olamayan, bu tahriklere kapılan bir görüntü göstermektedir. Bu sıkıntıdır.
 Biz yetiştirilirken Anadolu'da babaanneler, anneanneler, dedeler, büyükbabalar, her neyse, bunlar konuşmayla ilgili bize şunu tembih ederlerdi: "Boğaz dokuz boğumdur; sekiz kere yutkunacaksınız, bir kere konuşacaksınız." Bu, tam diplomasi için geçerli olması gereken bir durumdur. Haklı bir konuda haksız konuma düşmemeliyiz.
Şimdi elime eski bir Rus komutanın Putine yazdığı mektup elime geçti. Aklım yolu birdir. Sizinle paylaşıyorum.
“Türkiye ile savaşa girersek, 3 günde kremlin ve Moskova’yı kaybederiz. Türk Ordusu eski ordu değil. Sayın Putin sakın…
Olaki… doğalgaz şakası yapmayın. Bu ülke boğazları kapatırsa Rusya bitmiştir. O zaman 40 yıl öncesine döneriz. Onun için Türkiye’ye saygı duyulmalı. Hatta özür bile dilemeli. Sermatow LEBROV
 
 
    
Bu yazı toplam 193 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.