1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Rusya’nın Asıl Amacı Krizden Nemalanmaktır
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Rusya’nın Asıl Amacı Krizden Nemalanmaktır

A+A-
Rusya ile başlayan kriz ortalama bir aydır devam edegelmektedir. Bölgenin stratejik önemi de tüm dünyanın ilgisini bölgemize odaklandırdı. Başından beri Rusya’nın amacının üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğu bilincindeyiz ama daha da detaylandırabilmek için beklememiz gerekiyordu. Buz dağının görünmeyen kısımları da zahir olunca yeni birkaç satır karalamak üzerime gerekli oldu.
Rusya’nın dünyada ki etkinliğini artıracak ve NATO karşısında kendisini ispat edecek bir takım beklentileri olduğu malumdu. Zaten kibirli yapısı da bundan kaynaklanıyor. İşin garibi, tutunduğu bu dalın artık bir anlam içermediği gerçeğine neden yanaşmıyor? Bu konuda yeterince izahatta bulunamıyorum. Dikkat ederseniz uçaklarını kasıtlı olarak Türk hava sahasına süren Rusya’nın kendisine yeni bir strateji belirlediği ve belirlediği strateji içinse kullanabileceği en önemli donenin NATO üyesi Türkiye olduğunu bilmekteydi. Son yıllarda AK Parti tarafından idare edilen Türkiye’mizin Avrupa ülkelerinden üyelik beklentilerinin askıya alınması ve Amerika’nın NATO ile alakalı konularda Türkiye’yi korumak şöyle dursun sadece kendi çıkarlarına hizmet eden bir done gibi algılaması ama sistemin farklı yürümesi sonrasında tüm NATO ülkeleri Türkiye’ye odaklanmış ve kendi beklentileri ve maslahatları doğrultusunda yeni stratejik planlar uygulamaya koyduğu ortadadır. Yoksa NATO’nun menfaatleri olmasa dönüp te Türkiye’nin yüzüne dahi bakmayacaktır.

Bugün gelinen noktada Türkiye’nin NATO için nasıl stratejik önem taşıdığı ve maslahatları için Türkiye’yi de arkalarına almak gereğini açılan kör gözleriyle görmek zorunda kaldılar. Terörün Avrupa’ya taşması da bunda çok etkin rol oynamıştır. Bölgenin ateş çemberi içinde ki yapısından zerre kadar etkilenmeyen ve kulağı üstüne yatan Avrupa ülkeleri de artık işin öyle yürümediğini, ateşin kendilerini de yalamaya başladığını görünce tek tabirle çark etmek durumunda kaldılar.

Finlandiya Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’miz hakkında sarf ettiği sözler gerçekten çok önemlidir. Bakınız ne diyor?
Brüksel’de gayri resmi formatta bir araya gelen Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Türkiye konusunda duymaya çok alışık olmadığımız ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Türk dış politikasının performansı konusundaki açıklamalarını bile gölgede bırakacak kadar olumlu ifadeler kullandılar.
Toplantının en çarpıcı açıklaması Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stubb’dan geldi. Türkiye’nin dış politika alanında dünya çapında ilk beşte yer aldığını belirten Stubb, “Türkiye’nin bugün uluslararası arenada üyelerimizin her birinden ya da toplamından daha etkili olduğu söylenebilir” dedi.
Türkiye’ye tam destek veren bir diğer isim de İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt oldu. Üyeliğe soğuk bakan ülkelerin bile Türkiye’nin stratejik önemini eskisine oranla daha iyi anladığını söyleyen Bildt,
“Bazı ülkelerin siyasi gerekçelerle üyelik sürecini bloke etmeleri kabul edilemez” diye konuştu. Nordik ülkelerin “Türkiye başkaldırısını” Estonya Dışişleri Bakanı Urmas Paet tamamladı: “İki çok önemli stratejik ortağımız var: ABD ve Türkiye.”
AB içinde Türkiye lehinde baskısını artıracağının sinyalini veren İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague de “Dünya çapında Türkiye’yle stratejik temelde çalıştığımızı hayal edin. Bu çok güçlü bir kombinasyon olur” dedi. Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ise “Avrupalılar olarak Türkiye’nin yönünün Batı olarak kalmasını ve kendisine yeni yön tayin etmemesini sağlamak hepimizin yararına olur” diye açıklamada bulundu.
Sözün özü şahsen tasvip etmesem de Türkiye’mizin AB üyelik beklentisine en önemli katkıyı bölgede yükselen tansiyonun etki edeceğine asla inanmazdım. Bugün ortamın gerginliği ve yaşanan süreç öyle bir hal almıştır ki AB ülkeleri çok yakın bir tarihte AB üyesi olması için Türkiye’ye yalvarırlarsa hiç şaşırmam. Birde Avrupa’nın eski önemini kaybettiğine de şahit olan milletimizin kibirli yapısıyla AB üyesi ülkelere eskisi kadar önem göstermediğini görmemiz rahatça mümkündür.
Bakış açısı değişen milletimiz çeşitli alanlarda ki özellikle de ticari hedeflerin ileri adım gitmesi noktasında Afrika ve Asya ülkeleriyle yeni bir takım stratejik planlar geliştirmesi de Avrupa’nın beklemediği bir sonuç olmuştur.

Şahsen içinde bulunduğum sanayi ortamında görüştüğüm işadamlarının ekseriyetinin yeni stratejiler geliştirmek için AB ülkelerini önceki kadar önemsemediğini ve yönünü daha farklı noktalara çevirdiğine şahit olmaktayız.

İşte yaşanan tüm yeni gelişmelerin satır aralıklarını iyi gözlemlemek ve ona göre yeni stratejik unsurlar ortaya koymanın gerekliliği ortadadır. Ne Avrupa eski Avrupa, ne de Türkiye eski Türkiye’dir. Realiteler ortadadır. Planlar buna göre yapılmaktadır.
Rusya’nın tüm bu gelişmeler karşısında hem kendini güçlü gösterecek hem de bu keşmekeşten kendine fayda sağlamak uğruna bölgenin en önemli aktörlerinden olan Türkiye ile son zamanlarda tırmandırmaya çabaladığı uçak krizi işin masal boyutudur. Asıl hedefine odaklanmak ve amacının ne olduğunu anlamak gereklidir.
Bence Rusya’nın hedefi yüzyıllardır sıcak denizlere ulaşma hedefine kendisine en yakın ortamı bulma cühdünden başka bir şey değildir. Katil Esad rejimini desteklemesi falan işin masal boyutudur. Kendi hedeflerini çizmek için oradadır. Hani diyoruz ya DAEŞ’i bombalamak yerine Bayırbucak Türkmenlerine bomba yağdırıyor. Çünkü koridorun son üyesi orada ki zavallı insanların yaşadığı noktadır. Hedefine varmada da öyle görünüyor ki PYD ile birlikte ortak hareket ediyorlar.
 
Bu yazı toplam 64 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.