1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Rusya’nın Suriye’de Ne İşi Var? Okuyalım
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Rusya’nın Suriye’de Ne İşi Var? Okuyalım

A+A-
Suriye’yi dize getirme operasyonlarında işin başından beridir yarı kararlı yarı kararsız ne yaptığını ya da yapacağını belli etmeyen Rusya’nın birdenbire fikir değiştirerek direk savaşın içerisine girmesine sebep acaba ne olmuştur? Bence Rusya bugüne kadar ortam koklamıştır. Safların belirlenmesi sürecinde yaşanacaklara bir bakmış ve bugünkü durum oluşuncaya değin geri planda kalarak bugünden tezi yok Suriye’de Beşşar Esed’i desteklemeye karar vermiştir. Rusya karşıtı ülke yetkililerinin Beşşar Esed’in iktidarının imkânsız hale geldiği tezine zerre kadar kulak asmayan Putin Rusya’sının hedefinde acaba ne var?
İşte şimdi bu ihtimal üzerinde fikirlerimi siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum.
Bir kere Esed yönetiminin gün geçtikçe güç kazandığını ve bu gücü legalize edecek bir beklenti içerisinde olduğunu tahmin etmekteydik. İşte beklenen gün geldi. Zalim Esed, bölgede beklentide olduğu emelleri için beklemede kaldığı savaş ortamını olgunlaştırdıktan sonra Rusya’yı bilinçli olarak bölgeye çekmiş ve ileriye yönelik planlarını uygulayabilmek için kapı aralamıştır.
Suriye’de Esed karşıtlarının büyük çoğunluğu üzülerek ifade etmeliyim ki pasifize edilmiştir. Bir kısmı da göçe zorlanmak suretiyle başta Türkiye olmak üzere çok sayıda ülkeye kaçmaya zorlanmışlardır. Bu şekilde kendine muhalif sesleri kesmekte mahir olan Beşşar Esed, öte yandan yine Suriye içerisinde ki diğer muhalif grupların birbirleriyle olan çatışmalarını sessizce izlemiş, iç ve dış destekli hain grupların kendi halkından muhalefet eden grupları da sindirmesine göz yummuştur.
Bugün Suriye tam bir muammadır. Rusya ile birlikte düşündüğümüzde işte bu muamma hava da bir anda ortadan kalkıyor. Asıl amacın gündüz gibi ortaya çıktığına şahit oluyoruz. Rusya’ya yakınlığıyla bilinen Esed yönetiminin savaş sonrası planlarını Putin’le konuştuğunu ve hedeflerinde Suriye’ye hizmet yaygarası ile ortaya çıkan ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkelerin avuçlarını kısmen de olsa yalatmayı hedeflediğini düşünüyorum. Yani iki ucu boklu değnek misali ne tarafa bakarsanız bakın ülkemiz adına zerre miskal menfaat görünmüyor? Bizim hedefimiz elbette menfaat değil ama bu ülke vatandaşlarının kahir ekseriyetinin ülkemize sığınması ve Avrupa’ya göç etmesine olanak vermemek için Türkiye’ye yardımı (!) bile göze alacak kadar samimi (!) AB ülkelerinin hedeflerinde her zamanki gibi iğrenç beklentilerinin, zehirin altın kafeste sunulma taktiği çerçevesinde yürüdüğü göze çarpmaktadır. Kendilerine sığınacak 400.000 kişiyi bertaraf edebilme uğruna kırk takla atan Batı’nın menfaat şebekesi liderleri bu bağlamda mecburen Türkiye’ye maddi yardım seçeneğini gündeme getirmişlerdir. Kendi ülkelerine doğru yönelen akımın önünü kesmeyi sinsi yollarla hedeflemişlerdir. Bugün hâlihazırda ki 2 Milyon Suriye vatandaşına kucağını açan ülkemizde de bu sayı arttıkça rahatsızlık artacak ve milletimizin Suriye halkına karşı bakışında ciddi değişiklikler ortaya çıkacaktır. Ben diyorum ki Edirne’den sonrası için sınır kapılarımızı açalım. Batılı ülkelere Suriyelilerin geçmesine olanak verelim. Batı o zaman anlasın barışın ne anlama geldiğini, o zaman anlasın insanlığın anlamını…
Bu noktayı kısa keserek konuma devam ediyorum.
Değerli okurlarım, Rusya bugüne kadar ki suskun duruşunu beklentilerine gidecek yolun oluşması sürecine girince sona erdirmiştir.
Rusya’nın Suriye’ye askeri desteğini artırmasından kendi menfaatleri uğruna endişe duyan ABD ise, Yunanistan’dan hava sahasını Rus askeri ikmal uçaklarına kullandırtmamasını istedi. Atina, yardım taşıyan Rus uçaklarının Suriye'ye Yunanistan üzerinden değil, daha doğuda bir güzergâhı kullanarak gitmeyi planladığını belirtti. Aynı bağlamda Bulgaristan, hava sahasını kullanmak üzere Rusya'dan iletilen bir talebi önce reddetti, ardından Rus uçaklarını indirip denetledikten sonra geçişlerine izin verileceğini açıkladı. Rusya ise Bulgaristan izin vermese bile alternatif yollar bulduklarını duyurdu, bu yolların ne olduğuna ise değinmedi.
Washington’un, geçtiğimiz cumartesi günü Moskova’nın Suriye’deki askeri varlığının artışından endişe duyduğunu açıkladığını hepimiz biliyoruz. ABD, Rus askeri varlığının artışının Suriye’deki savaşı daha çok körükleyeceği düşüncesiyle hareket ediyor.
Beyaz saray, derin kaygılarını ifade ederken, Dışişleri Bakanı John Kerry, Rus mevkidaşı Lavrov'u arıyor. Kerry, Lavrov'a "Bu adım daha büyük şiddet doğurur ve bunun uluslararası çabalara hiçbir faydası olmaz" uyarısında bulunuyor.
Suriyeli muhalifler, Rusya'nın savaşın başından beri destek verdiği Esed rejimine son dönemde daha aktif ve kapsamlı bir şekilde yardım etmeye başladığını öne sürüyor. Buna kanıt olarak da sosyal medya platformu Facebook'a yansıyan Rus askerlerinin Suriye'de çektirdikleri fotoğrafları gösteriyor. Zira konum ayarları kapatılmadan çekilip paylaşılan fotoğraflar, Rus askerlerin sadece ülkelerine ait bir askeri üssün bulunduğu Tartus kentinde olmadıklarını, Suriye'nin Humus, Hama ve Lazkiye gibi şehirlerinde de bulunduklarını ortaya koymuştur.
Sözün özü, Rusya aslında başından beridir bu işin içinde görünmeyen aktör olarak yer alıyordu. Sürecin olgunlaşmasını bekleyerek bir bakıma fırsat kolladı. İşte bugün beklediği o fırsat günü gelmiştir. Suriye darmadağın, şehirler bitmiş. Muhalif kanadın çoğu tırstırılmış. Ülkede Esed’e muhalif olan her kesim ki bunun içerisinde sade vatandaş bile bulunuyor ülkeden göçe zorlanmış ve lafın tam oturmuş haliyle Suriye, meydanı Rusya’ya bırakmıştır. Şimdi Rusya ile birlikte orada bulunan diğer muhalif kanatlara da uygulanacak baskı ve yıldırma taktiği ile kaçıracak ve garibim Suriye’nin kaderini Rusya ile birlikte çizeceklerdir.
Çin’in ve İran’ın ne halt işi mi var? Kemik kalıntılarını sıyıracaklar.

Önlem mi?
Kime güveneceğiz?

 
Bu yazı toplam 50 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.