Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Rusya’nın Tavrı

A+A-
Genelde yeryüzünde bütün Müslümanların veya Müslüman Devletlerin ve özelde de komşu olan Müslüman Devletlerin rahat ve huzur gördükleri ve uzun süre huzur içinde yaşadıkları pek görülmemiştir. Özellikle de birbirleriyle komşu olan Müslüman Devletler bir araya gelerek belli bir konuda meselâ saldırmazlık konusunda veya kendilerine yönelecek bir saldırıya birlikte karşı koyma konusunda bile olsa bir anlaşma yapacak olsalar bundan en çok rahatsız olanlar bize dost görünen büyük, küçük gayri Müslim devletler olmaktadır.
İstiklâl savaşımızdan sonra yapılan anlaşmalar gereği Musul Petrollerinden yararlanma ve alacağımız hisse konusunda bile hakkımızı almamıza izin vermeyenler, Müslüman Ülkelerle, aramızda çıkardıkları anlaşmazlıklarla buna engel olmayı becerdikleri gibi, başka konularda yapılan anlaşmaların da uygulanmasına engel olmuşlardır. Meselâ Nato birliğinin kurulmasından sonra Türkiye, bazı İslâm Ülkeleri ile de özel bir birlik kurma teşebbüsünde bulundu ve “Bağdat Paktı” gerçekleşti. Fakat ne yazık ki, bunu kendi menfaatleri için ilerde bir tehlike olacağını düşünen ABD gibi diğer devletler, bu anlaşmada müşahit olarak bulunup imza koymalarına rağmen, Irak’ta askeri bir darbe yaptırarak, anlaşmanın akim kalmasını sağladılar.
Diğer taraftan Rusya, Sovyetler Birliği döneminde başlayan, sıcak denizlere açılma plân ve hevesini hiçbir zaman ikinci plâna itmedi. Bunun için çeşitli yollar denedi. Sonuçsuz kalan veya yeterli faydayı temin etmeyen her teşebbüsten sonra bir başka yol ve yöntem aradı ve bulduğu fırsatları da hiç kaçırmadı. Kafkasya’da, Afganistan’da açtığı yaralar uzun yıllar Kapanmadı. Afganistan’ın perişanlığı Nato’nun müdahalesine rağmen hâlâ devam etmektedir. Meydana gelen kötü durumun suçunu “Tâliban”a yükleyip karşıt görüşlü büyük devletler, kendileriyle anlaşmalı oldukları diğer devletlerin askerlerini de kullanarak orada iç huzurun sağlanmasına, uygulamalarıyla engel olmaya devam etmektedirler. Diğer taraftan Irak’ın durumu bellidir. Hindistan’ın doğusundaki Müslümanların ve Müslüman Devletlerin durumlarını görmezden gelsek bile, Filistin ve Lübnan’dan başlayıp Atlas Okyanusuna kadar devam eden İslâm Ülkelerinin durumları gözler önündedir. Afrika’daki İslâm Devletleri ve Yemen derken şimdi de Suriye perişan olmuş durumdadır.
Bunun böyle olduğunu herkes biliyor ve gözleriyle de görmektedirler. Başlangıçtan beri geri duran ve sanki işin içinde değilmiş gibi davranan Rusya ise bugün sahaya inmiş bulunmaktadır. Çünkü sıcak denizlere açılma sevdası ölmüş ve ondan vazgeçmiş değillerdir. Ne var ki, Afganistan yolu kapalıdır, İran yolu yeteri kadar açılamamıştır. Irak’tan beklediği ve istediği neticeyi tam olarak alamamıştır. Üstelik Türkiye Cumhuriyeti Devleti de her türlü denemelere rağmen, içteki çatışmanın da hakkından gelecek görünmekte ve komşu devletlere olumlu yönde destek de vermektedir. Bu durumda geriye kalan Suriye topraklarında Batılı ülkelerin menfaatine karşı tavrını ortaya koymak ve buna ellerlinden geldiği kadar engel olabilmektir.
Tabii bu arada Türkiye’yi de işin içine çekebilmek gayretini sürdürmektir. Son günlerde gördüğümüz bize karşı sergiledikleri davranışların altında yatan düşünce de bu olsa gerektir.
Bu durum karşısında bize düşen ise seçim gibi önemli bir işi yapmayı hedef olarak aldığımız bu günlerde hiç olmazsa içte birlik olduğumuzu ve her şeyi memleketimiz için yapmakta bulunduğumuzu gösterecek bir davranış sergilemek olsa gerektir.
 
Bu yazı toplam 68 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.