1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. RÜYA ŞEHİR ANABOLU…
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

RÜYA ŞEHİR ANABOLU…

A+A-

Geçen hafta Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubemizin “Yazılacak Çok Şeyimiz Var” etkinliğini Konya Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları ve Bolu Belediyesinin misafirperverliğiyle gerçekleştirdik.

İki gün süren ve tatlı bir rüya gibi etkisini üzerimizde bırakan bu harika geziden arta kalanları sizlerle paylaşmak istedim.

Sözün başında TYB Konya Şube başkanı Hayri Erten’e, koordineyi sağlayan Yusuf Özdemir’e, katkılarından dolayı Konya Büyükşehir Belediyesine, misafirperver Bolu Belediye Başkanı ve ilgililerine teşekkür ediyoruz.

Bolu için “Tabiatın Kalbi” diyorlar. Gittik, gördük, gezdik, yaşadık ve yazdık. Bi’t-tecrübe sabitledik...

Cennet’ten kopan küçük bir parça gibi Bolu... 

Akademisyen, gazeteci, yazar, sanatçı ve Anadolu Mektebi gençlerinden oluşan bir kafileydik. Geceleri Polisevi’nde istirahat edip gündüzleri de program dahilinde ve Tabiatın Kalbi Bolu Kültür ve Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Yıldırım’ın rehberliğinde, her İstanbul seyahatinde içinden gecenin karanlık bir saatinde transit gelip geçtiğimiz Bolu’nun güzelliklerini tarihe kayıt düştük.

Abant’tayız…

 Göl kenarındaki Yaban Hayvanları Müzesi’nde Bolu ormanlarında hâlen var olanAyı’dan tutun da kekliğe kadar envai çeşit hayvanın postları doldurulmuş şekilde sergilendiğini gördük.

Abant gölü etrafındaki gezintimiz bir saat kadar sürdü. Burada yeşilin, mavinin, su yüzeyine sabırla ulaşmış rengarenk nilüferlerin raksına şahit olduk. Doyasıya oksijen depoladık ciğerlerimize. Bu tatlı yorgunluğun ardından Bolu Belediye Başkanı Alaattin Yılmaz’ın öğle yemeği ikramına iştirak ettik.

Göynük’teyiz…

 İstanbul’un manevî fatihi, Fatih Sultan Mehmed Hân’ın hocası Akşemseddin Hazretlerinin medfun bulunduğu,  Bolu’nun dokuz ilçesinden biri olan Göynük’teyiz. Türbede yan yana bulunan Akşemseddin, Emrullah Çelebi, Sadullah Çelebi ve türbe dışında onlarca kabri bulunan büyük büyük dedelerimizin ruhaniyetlerine Fatihalar gönderiyoruz. İpek ve baharat yollarının kesiştiği bu şirin ilçenin Arnavut taşı döşeli dar sokaklarından Saat Kulesinin bulunduğu tepeye çıkıp oradan kuşbakışı temaşâ ediyoruz.

Çubuk Gölü’ndeyiz…

Birkaç yel değirmeni dikkatimizi çekiyor. Film seti için sonradan yapılmış dekorlar olduğunu öğreniyoruz. Göl kenarına gelen piknikçilerin çevreyi pis bırakmaları içimizi acıtıyor.

Sarot kaplıcalarındaki akşam yemeğinin ardından Bolu merkezde Bolu belediye Başkanı Allaaddin Yılmaz’ın da hazır bulunduğu Anadolu Mektebi öğrencileriyle görüşüyoruz.

Başkan Yılmaz’dan Bolu topraklarının  % 65’inin ormanlarla kaplı ve küçüklü büyüklü iki yüzden fazla göl ve gölet bulunduğunu,  dünyada dört mevsimin yaşandığı coğrafyaya sahip tek şehrin Bolu olduğunu öğreniyoruz. Bu yüzden Bolu’ya ‘Tabiatın Kalbi’ diyorlarmış...

On üç yıldır görevde olan Başkan Yılmaz’ın bundan sonraki hedefi ise su ile şehrin iç içe olduğu ve ormanlarla bütünleştiği modern bir şehir kurmakmış…

Yazarlarla Bolulu gençlerin sorulu-cevaplı sohbeti geç saatlere kadar devam etti.

Yedi Göller’deyiz…

Önce seyir tepesinden(Kapan kayası) 360 derece görüş alanından yedi göllerin bulunduğu orman denizini temaşâ ettik. Daha sonra sırayla Nazlı göl, İnce göl, Sazlı göl, Derin göl, Büyük göl, Serin göl ve Kuru göl’ü tek tek dolaştık. Göllerin görsel şölenleri karşısında her mevsimde bir başka güzel olacağından tekrar tekrar gelmemiz gerektiği kanaatine vardık.

Gölcük Tabiat Parkı’ndayız...

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz ile yardımcısı İhsan Ağcan, Bolulu fikir üstadları Dr. Musa Okur ve Mehmet Şener Yücetürk’ün de katıldığı sohbet, muhabbet, yemek ve çayların ardından göl etrafında bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz.

Bebek Ormanı’ndayız… 

Bolu Belediyesinin on iki yıl önce başlattığı ve 240 dönüm arazi üzerine kurduğu Bebek Ormanı’nda, Bolu’da doğan her çocuk için bir meyve ağacı dikiliyor ve çocuğun ismi cinsiyetine göre pembe veya mavi plakalara yazılarak fidanlara asılıyor. Çocuk büyüdükçe her doğum gününde burayı ziyaret ediyor ve yetişen meyvelerden yiyebiliyor. Fidanlardan arta kalan boşluklara çeşit çeşit sebzeler ekilmiş. Burada üretilen sebzeler fakirler için hazırlanan yemeklerde kullanılıyormuş. Bolu Belediyesi günde iki bin muhtaç aileye yemek veriyormuş.

Vedalaşıyoruz…

 İki gün süren bu harukulade programın ardından veda vakti geliyor ve tarihe not düşmek üzere Tabiatın Kalbi rüya şehir AnaBolu’dan hoş bir rüyadan uyanır gibi güzel duygularla ayrılıyoruz…

Tam anlatamadım galiba! Neden mi? “Anlatılmaz; yaşanır…” da ondan.

Allah(cc)’a emanet olun.

 

 

Bu yazı toplam 434 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.