1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Rüzgâr Ekenler Fıtına Biçerler!…
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Rüzgâr Ekenler Fıtına Biçerler!…

A+A-
 Yeryüzü fitne kaynıyor. İnsanlar kendi sonlarını kendi elleriyle hazırlıyor. Câhil, cesur olurmuş ya… Cehâlet bütün utanmazlığıyla cesaret buluyor. Dalâlet, îtibâr görüyor ve zâlimler hükümrânlık taslıyor; tanrılığa soyunuyor… Firavunlar, Kârunlar, Berzah aleminde o büyük ve çetin gün için tekmile hazır Büyük Mahkeme için bekleşiyorlar… 
Zulümle âbâd olanlar, akibetlerinin de berbat olacağını biliyorlar…
Kimyasal silah kullanmak, Cenevre Antlaşması'na göre büyük suçmuş(!) 
Kimin umrunda ki? 
Esed zâlimi açık açık kimyasal silahlar kullanarak kalleş, korkak bir katil ve diktatör olduğunu tüm dünyaya gösterdi. On beş yıl önce Saddam, Müslümanlara kullanmak üzere bütün dünyanın desteğini de alarak, batılı uygar(!) devletlerden satın aldığı kimyasal silahlarla masum insanları katlederken tüm dünya üç maymunları oynamıştı. Şimdilerde ABD, BM, Avrupa ve Araplar sus pus... Bir tek Türkiye’den ses çıkıyor.
Müslüman Kardeşler liderlerinden Muhammed Biltaci'nin keskin nişancılar tarafından şehit edilen daha on yedisinde kızı Esmâ'nın ardından yazdığı mektubu dinlerken gözyaşlarımızı tutamadık...
Başbakan Erdoğan ağladı, insan olanlar, anne-baba olanlar, duyarlı olanlar, yürek taşıyanlar, vicdanında merhamet kırıntısı bulunan herkes ağladı… 
Durumdan vazife çıkaran muhalefet, yine belden aşağı saldırısını yapmaya devam etti. Onlara göre dik durmak suç, ağlamak suç, sert konuşmak suç, merhamet etmek suç. Velhasıl bu ülkede insan olmak, hakkı haykırmak suç… Hattâ bu ülkeye hizmet etmek bile suç…
Ölmek, öldürmek, vurmak, kırmak ve efendilerinin emrine itaatten başka marifet sergileyemeyen; iktidarda oldukları geçmiş dönemlerde yaptıkları, tekrar iktidara geleceklerinde(!) yapacaklarının teminatı olan bu zavallılardan daha fazla ne beklenir ki?
Kalpleri var da hissetmiyorlarsa, gözleri var da göremiyorlarsa, kulakları var da duyamıyorlarsa, vicdanları var da sızlamıyorsa ne diyebiliriz ki; “Allah ıslah etsin, ıslah olmaları mümkün değilse Kahhâr ismiyle kahretsin!” demekten başka?
Geçmişte yolsuzluklarla, haksızlıklarla kaos ortamı yaratarak, her türlü zulüm ve baskılarla korku imparatorluğu kuranlar, Müslümanları terörist ilan edenler, darbelerle, entrikalarla ülkenin geleceğini karartanlar, milleti yetmiş cent’e muhtaç edenler; kısa zamanda büyük atılımlar yapan, ülkenin ufkunu açan, vatanı ve milleti için değerler üretenlere “tu kaka” demekten öteye bir halt yiyememenin çıkmazında kudurdukça kuduruyorlarsa elbette ki rüzgar ekenler fırtına biçeceklerdir…
Mısır'da ve Suriye'de sürmekte olan devlet cinayetlerini bu haliyle, adını koyarak, resmen kınayan ve eleştiren tek devlet Türkiye'dir; Türkiye’nin Başbakanıdır, Dışişleri Bakanıdır, Cumhurbaşkanıdır... Türkiye halkının yarısının oyunu almış olan AKParti’dir.
Nerede zulme uğrayan bir insan, bir halk varsa, onlarla dayanışma içinde olmayı; onların elinden tutmayı, onların yardımına koşmayı esas almış bir medeniyetin, inancın ve hayat anlayışının mensuplarıyız. Bugün olduğu gibi tüm dünya karşımızda dursa yine de hakkı tutar kaldırırız… Mazlumların, mağdurların yanında; zâlimlerin karşısında dimdik dururuz…
 
Bu yazı toplam 84 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.