1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Saat 12: 47 geçiyor!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Saat 12: 47 geçiyor!

A+A-
Bizden önce yaşayan ve tecrübe yüklü ecdadımızın öyle güzel sözleri vardır ki, hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamak gerekir.
Bu sözler zamanla deyimleşmiş ve atasözü halini almıştır.
Ben zaman zaman bu deyimleşmiş sözlere müracaat ederim.
Geçen gün bir dost;
--- Ahmetçiğim bu iş amma zormuş bana dokuz doğurttular. Dedi. Ben de ona;
--- Gülü seven dikenine katlanacaktır. Peki, dokuz doğurttular dedin ya bu deyimin nereden geldiğini biliyor musun?
--- Nereden geldiğini falan bilmem zor olan zorluklar olan işler için bu sözü öteden beri kullanırım.
Vakti zamanında, Çengeloğlu Tahir Paşa, o dönem için asayişi bozuk olan İzmir de geceleri belirli saatlerde sokağa çıkma yasağı uygulamış.
Bir gece o saatlerde yasağa uymayan ya da sokakta olan insanları zaptiyeler toplayıp karakol avlusuna getirmişler, bu sorguyu da bizzat Tahir Paşa yapmış
Sırayla her birine teker teker çok ağır sorular sormuş.
Paşa baştan dokuzuncu sıradakine gelince tekrar sormuş;
--- Yahu sen, tellalları duymadın mı? Ne diye sokaktasın bu vakitte?
Adam telaşlı ve dertli;
--- Paşa hazretleri, karım doğuruyordu. Vallahi ebe aramaya çıktım. Bir iki adım sonra zaptiyeler tuttu beni. Zavallı karım ne haldedir bilmiyorum. Demiş.
Tahir Paşa bir hata edildiğini anladıysa da sakallarını sıvazlayıp;
--- Seni bu kez affediyorum. Amma, karın olacak Hatuna söyle , bir daha öyle olur olmaz saatlerde doğurmaya kalkmasın! Demiş.
Adam kan ter koşa koşa eve gelip, komşu kadınların arasından karısının yattığı yatağa gelmiş.
--- Nasılsın, nemiz oldu? Deyince karısı da;
--- Sen ne biçim adamsın? Ebe bulmaya diye gittin. Kim bilir nerelerde eğlendin? Sen benim nasıl doğurduğumu biliyor musun? Demiş. Adam ise hararetle;
--- Ah bire hatun sen neler diyorsun? Sen bir kere doğurdun.Ben sıradaki sekiz kişiden sorgu nöbeti bana gelinceye kadar ben dokuz doğurdum Demiş.
Bizim yıllar öncesinde olmuş bu olay Türkçe'mize deyim olarak yerleşmiş ve bugün her hangi bir işte zorlandığımız zaman bu “DOKUZ DOĞURDUM” deyimini kullanırız.
Böylesi buna benzer olayı 12 Eylül döneminde Çumra’da ben yaşadım. O yıllarda lisedeyiz ve bir arkadaşın evinde ders çalıştık. O yıllarda sokağa çıkma yasağı var. Ben hızlı adımlarla tren yolu kenarındaki evimize doğru giderken ekip arabası beni durdurdu; --- Bu saatte nereden geliyorsun, sokağa çıkma yasağı olduğunu bilmiyor musun?
---- Arkadaşlarla birlikte ders çalışıyorduk, vakit geç olmuş. Bire on beş dakika bu zaman zarfında evime yetişirim diye hızlı şekilde gidiyordum. Efendim!.
--- Şimdi saat kaç?
--- On ikiyi kırk yedi geçiyor efendim.
--- Peki, sen on üç dakikada evine varabilir misin?
--- Müsaade ederseniz beş dakikada varırım efendim!
--- Tamam, o zaman marş marş evine ve derslerinize iyi çalışın!
Şimdi dokuz doğurdum deyiminin kaynağını okuyunca 34 yıl öncesine gittik. Cenabı O günleri bir daha göstermesin!
Bu yazı toplam 93 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.