1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. SABAH AKŞAM OKURSAN SANA HİÇ ZARAR GELMEZ.
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

SABAH AKŞAM OKURSAN SANA HİÇ ZARAR GELMEZ.

A+A-

 Osman İbni Affân radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim her sabah ve her akşam üç defa bismillâhillezî lâ yedurru mea’smihî şey’ün fi’l-ardı velâ fi’s-semâ’ ve hüve’s-semîu’l-alîm: İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O herşeyi duyar ve bilir” derse, ona hiçbir şey zarar vermez.”
(Ebû Dâvûd Edeb 101; Tirmizî, Daavât 13)
Açıklamalar
Allah Teâlâ’dan yardım dileme ve zarar veren her yaratıktan O’na sığınma hususunda Resûl-i Ekrem Efendimiz’in bize öğrettiği özlü dualardan biri de budur. Bu duayı okuyanın duadan faydalanabilmesi için nasıl bir inanca sahip olması gerektiğini duanın içindeki bir ifadeden öğrenmekteyiz. O da: “İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah” sözüdür. Demek ki duayı okuyan kimsenin her şeyden önce Allah Teâlâ’ya böyle bir iman ile bağlanması ve bu duayı hâlis bir niyetle okuması gerekmektedir.
Duada hem yer hem de gök anılmak suretiyle, yerdeki mahlûkatın zararlarından ve gökten gelebilecek felâketlerden Cenâb-ı Hakk’a sığınılmış olmaktadır. Bu hadisi Hz. Osman’dan oğlu Ebân duyup rivayet etmişti. Bir gün Ebân’a hafif bir felç gelince, bu hadisi ondan duyan biri, ısrarla Ebân’ın yüzüne bakmaya başladı. Ebân durumu kavradı ve adama, her nasılsa o gün bu duayı okumayı unuttuğunu söyledi. Muhaddis ve fakih tâbiî ve yedi yıl süreyle Medine valisi olan Ebân’ın bu duayı her gün muntazaman okuması, o mübarek neslin bu derin mânalı duaya verdiği önemi de göstermektedir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Cenâb-ı Hakk’a bütün gönlüyle bağlanmalı, her fenalıktan ancak O’nun koruyacağına, her iyiliği ancak O’nun vereceğine inanmalıdır.
2. Bu dua ve zikri akşam sabah okumalıdır.
NASIL SABAHLADIN
İmam-ı Şafiî Hazretleri bir sabah namazdan sonra evine dönerken yolda birine rastlar.
Adam önce selâm verir, iyi dilek ve duada bulunduktan sonra da “Hayırlı sabahlar” manasında “Nasıl sabahladın?” der. Hazret-i İmam nasıl sabahladığını şöyle anlatır:
“Sekiz tane şeyin benden istendiğini düşünerek sabahladım!”
Adam şaşırır: “Ya imam, kim sizden 8 tane şey isteyebilir? Sizin kimseyle takışık bir işiniz yoktur ki?” Hazret-i İmam tebessüm ederek meseleyi açar:
“Bak, benden her sabah kimler neler istiyor?” der ve şöyle izah eder:
1- Rabbim benden farzını istiyor.
2- Resulullah (asm) benden sünnetini istiyor.
3- Aile, çoluk çocuk günlük masrafını istiyor.
4- Nefis kendine tabi olmamı istiyor.
5- Şeytan arkasından gitmemi istiyor.
6- Kiramen kâtibin melekleri iyi şey yazdırmamı istiyor.
7- Geçen günler ihtiyarlanmamı istiyor.
8- Son olarak da Hazreti Azrail hazır olmamı istiyor.
İşte ben bütün bu isteklerin muhatabı olarak sabahlamış bulunuyorum. Her sabah bu sualler cevap bekliyor.”
İmam-ı Şafiî’yi dinleyen adam düşünmeye başlar. Bir kaç saniyelik tefekkürden sonra sorar:
“Ya imam, bu saydığın şeyler sadece senden mi isteniyor yoksa benden de isteniyor mu?” İmam tebessüm eder:
“Orasını ben diyemem, sen düşün!”
Adam başını aşağı eğer, söylenerek devam eder:
“Meğer her sabah benden neler isteniyormuş da haberim yokmuş. Ben de düşünmeliyim bunları!”
Ne dersiniz, sizden de böyle 8 şey isteniyor mu?

Bu yazı toplam 241 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar