1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Sabrın estetikle buluşması
Sabrın estetikle buluşması

Sabrın estetikle buluşması

Dede mesleği olan Kündekârlığı devam ettirmeye çalışan Mevlüt Çiller, Geleneksel El Sanatları sergisinde açtığı sergiyle, sanatseverleri Kündekârlıkla buluşturarak, el emeği göz nuru olan eserleri sergiliyor.

A+A-

Dekoratif amaçlı bir doğramacılık tekniği olan Kündekâri, sekizgen, beşgen, yıldız gibi geometrik şekillerde kesilmiş küçük ahşap parçalarının çivi ve tutkal yardımı olmaksızın yalnızca birbirlerine geçirilmeleriyle düz yüzeyler elde etmeyi amaçlayan bir tekniktir. Daha çok kapı, pencere ve dolap kanatlarıyla minber ve kürsülerde uygulanan kündekârinin en güzel örnekleri XII. yüzyılda Mısır, Suriye-Filistin ve Anadolu da hâkim olan Türk-İslâm sanatlarında, sonraki yüzyıllarda ise sadece Anadolu da görüldü. Bu sanat, daha çok kapı, pencere ve dolap kanatlarıyla minber ve kürsülerde yoğun olarak uygulanıyor. Dedesi Mevlüt Çillerin adını taşıyan ve dedesinin yaptığı eserleri sergileyen Mevlüt Çiller, kündekârlığın sabır işi olduğunu söyledi. Sabrın estetikle buluşmasıyla elde edilen eserlerin çok değerli olduklarını belirten Çiller, bu mesleğin temelinde parçaların akıllı bir şekilde kesilerek birbirlerine hiçbir yapıştırıcı ya da çivi olmadan birleştirilmesiyle oluştuğunu kaydettiÇiller, özellikle sanatseverlerin ve Kündekârlığı merak eden insanların yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.

KÜNDEKÂRLIK MESLEĞİ VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR
Kündekârlık mesleğinin varlığını sürdürdüğünü ama sadece bu işi bilen insanların değer verdiğini belirten Mevlüt Çiller, sanatseverlerin hala ilgi gösterdiğini söyledi. Piyasada Kündekârlık mesleği adı altında sahte eserlerin yapıldığını belirten Çiller, şunları kaydetti: “Bu sanata talep illaki var. Özellikle camilerde yoğun olarak kullanılıyor ve tercih ediliyor. Bu sanata gönül vermiş bazı sanatseverlerde değerli parçaları almak için bizi ziyaret ediyor. Ama maalesef piyasada bizim el işi göz emeği olan bu eserlerin çakmaları çıkmaya başladı. Kündekâri tekniği ile 1 ayda yapılan bir kapıyı, adamlar makine yardımıyla birkaç günde bitirip teslim ediyor. Ve buna da Kündekâri diyerek bizim mesleğin itibarını zedeliyor. Emeğimizin karşılığını sadece bu mesleği anlayanlardan alabiliyoruz. Aksi takdirde piyasada Kündekâri adı altında çakma eserler dolaşınca kimse ilgi göstermezdi.”

4 KATMANLI RAHLE
Selçuklu Devleti zamanından kalma tek parça olan ve birleştirme ve kesme işlemi olmadan yapılan 4 katmanlı rahle, görenlerin ilgisini çekiyor. Dedesinin 6 aylık çalışmanın ardından orijinal eserin birebir aynısını yaptığını belirten Çiller, bu rahlenin çok değerli olduğunu söyledi. Çiller, “Bu eser Selçuklu Devleti zamanından kalma bir eser. Bunun orijinali Sahibi Ata müzesinde sergileniyor. Bizim ustamız yani dedemiz, bu işi merak ediyor ve orijinal esere bakarak birebir aynısını yapıyor. Bu eserin özelliği ise yek pare tek bütün bir ağaç, kesme, birleştirme olmadan iç içe açarak 4 farklı yükseklikte rahle olarak kullanılabiliyor. Kitabı yerleştirdikten sonra yanlarında bulunan gözlere de ek olarak kitaplar yerleştirebilecek alanları da mevcut. Kündekâri sanatı çok eskiye dayanıyor. Bu sanatta ki asıl amaç üzerindeki oyma değil, buradaki tek tek parçaların puzzle gibi birbiriyle birleşerek bir bütün haline gelmesidir. Ortasındaki motifler, yıldızlar ve geometrik şekiller bu iç içe giren parçaların ekstra süslemesidir” diye konuştu./Mesut ERCÜMENT

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.