1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Sağ Duyu Gerekir !
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Sağ Duyu Gerekir !

A+A-
Haberlere bakıyoruz, Yorumları dinliyoruz. Türkiye tam bir kaos içinde. Kutuplaşmanın getirdiği yıldırım harekâtı ateş çemberi oluşturdu.
Tansiyon çok yüksek. Buna kimse uzun süre dayanamaz.
Önceki gün ilk olarak Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve İçişleri Bakanı Muammer Gülerin istifa haberleri geldi. Öğle saatlerinde ise NTV Televizyonu'na konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, gündeme bomba gibi düşen sözler söyledi ve Bakanlık ile milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı. Erdoğan Bayraktar’ın davranışı bence normal ve gerekeni yaptı. Ancak bizde nedense normal olan şeyler çoğu zaman garipsenir. İşte bu garipsemeyi de AK parti çevreleri ilk önce gösterdiler.
Sonra eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in istifası gündeme bomba gibi oturdu. Demek ki, kazan kaynıyor.
Şöyle belleğimi zorladım ve bildiğim kadarıyla yakın tarihte Türkiye’de yaşanan kaos ve yolsuzluk olaylarını gözümün önüne getirdim.
Süleyman Demirel zamanında yiyeni Yahya Demirel ile yaşanan Sunta olayı,
1997’de Ergun Köknel ve İSKİ skandalı,
1997 Şişli Belediye Başkanı G Gülay Aslıtürk skandalı,
1994 MSP ve Mercümek skandalı,
1985 Kemal Horzum skandalı,
1988 Telekulak skandalı,
1998 TBMM koltukları yapımı, alımı skandalı,
1998 Türkbank Skandalı,
Naylon fatura ve KDV iadesi skandalları…
Deniz feneri skandalı Vs. Vs…
Hiç birisi bu gün yaşadığımız kadar deprem yaratmamıştır. Bu madalyonun görünen yüzü. Bir de diğer tarafı var. Sanki çorap söküğü gibi gidecek görünüyor.
İşte TCDD’nin son 4 yılı masaya yatırıldı. Kabinede görevden alınan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın yaptığı icraatlar…
Yanık kokusu büyüyor.
Başbakan Erdoğan’ın bu olaylardan sonra oluşturduğu kabine, bir savaş kabinesi gibi. Dünya basını ise bu olayları” Skandallar büyüyor” yorumu ile yazmaktadır. Dünkü Türkiye’de yayınlanan gazetelerin pek çoğu Başbakan Erdoğan’ın sözü “ İstiklal Mücadelesi” derken, bir kısım gazetelerde “Ayarları bozuldu” yorumunu yapmışlardır.
Şimdi aklıma geldi?
AK Partiyi eleştirenler “Tu kaka”
Ayrılanlar ise AK parti “ Çok kötü” yorumu yapıyorlar.
Halk ise bakıyor:
“Hangisi doğru?”
Bana kalırsa iki tarafta yanlışın içindeler, hem de boğazlarına kadar…
Asıl mesele, çıkar ilişkilerinin bozulmasıdır.
Diyorum ki, Hükümet çekilse, kim hükümet kuracak?
Türkiye tam bir çalkantı içinde, gemi su almaktadır.
Kavgalar tırmandırıldı, Yaralar kaşındı. Bunları da en çok AK parti ve başındakiler yaptı. Halk tribünden sahaya inerse ne olacak?
Burada F.İ.F.A yok, UEFA yok.
Başbakan Erdoğan’ın atadığı yeni bakanlarla "İstiklal mücadelesi" olarak adlandırdığı döneme uygun bir ekiple girmek isteyen Erdoğan; Efkan Ala, Mevlüt Çavuşoğlu ve Bekir Bozdağ gibi isimleri yanına alarak neredeyse "savaş kabinesi" oluşturdu.
Erdoğan'ın 10 üyenin yerini değiştirdiği bu kabine, sadece yerel seçimlere hazırlık açısından değil, genel seçimlere odaklı olması bağlamında da büyük önem taşıyor. Onun için kendisine en sadık olanları kabineye getirdi. Hiçbir şeye “hayır” demeyecek, her söylenene “evet” diyecek isimler…
İleride olası yolsuzluk dosyaları gibi beklenmedik değişiklikler olmaz ve bu kabine değişmezse Erdoğan, bu Bakanlar Kurulu'yla 3 seçime birden hazırlanacak görüntüsü veriyor.
Ancak Başbakan’ın atamaları arasında en çok dikkat çeken iki isim İçişleri Bakanlığı'na Müsteşarı Efkan Ala'yı, Adalet Bakanlığı'na ise Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ı getirmesi oldu.
Mevcut yolsuzluk operasyonunu polis-yargı cuntasının komplosu olarak niteleyen AKPARTİ lideri, bu atamalarla cunta olarak tanımladığı bu kesimlere karşı sert bir mücadeleye girişeceği sinyalini de vermiş oldu.Başbakanlık Müsteşarı olarak 2009'dan bu yana Başbakan Erdoğan adına tüm bürokrasiyi ve kamu işlerini gözeten Ala, Diyarbakır Valiliği de yapmış, İçişleri'nde görev yapmış bir isim olarak biliniyor.Polis teşkilatı içinde yerleşik "paralel yapıyı" temizleme sözü veren Erdoğan, Ala'yı bu göreve atayarak ilk hedefinin İçişleri Bakanlığı'nı, burada var olduğu iddia edilen Cemaat yanlılarından arındırmak olduğu mesajı veriyor.Bekir Bozdağ da Başbakan Yardımcısı olarak Başbakan Erdoğan'ın sözünden hiç çıkmaması ve AKP liderine bağlılığıyla bilinen bir siyasetçi.Ancak Bozdağ'ın Kürt sorununun çözümü sürecine eski Bakan Sadullah Ergin kadar sıcak bakmadığı, Kürt siyasetçilerle diyaloğa daha soğuk baktığı biliniyor.
Şimdi bakalım, bekleyip görelim. Ancak bu samandan çok duman çıkacak gibi görünüyor.
Bu yazı toplam 44 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.