1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Sahibi Ata R.A.
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Sahibi Ata R.A.

A+A-
Konya'nın halen ismini hatırladığı muhteşem bir şahsiyet vardır ki; ismi Sahib Ata Fahreddin Ali'dir. Anadolu Selçuklu tarihi içinde eşsiz bir yeri bulunan Sahib Ata Fahreddin Ali, milletimizin yetiştirdiği yüksek şahsiyetlerden biridir. Ardından bıraktığı muhteşem hayır eserleriyle aramızda yaşayan bu kudretli vezirin, Akşehir'deki Taş Medrese'si, görenleri ilk başta kendine çeken Kayseri'deki Sahabiye Medresesi ve Sivas'ın şaheserlerinden sayılan Gök Medrese'si, onun ne kadar hayırsever bir insan olduğunu ispat etmektedir. Onun, Afyon'dan Sivas'a kadar uzanan geniş bir sahadaki tarihi eserlerin pek çoğunda imzası bulunuyor.
Elbette bu kudretli vezir devletin başkenti Konya'da da adından asırlarca söz ettirecek eserler yaptırmıştır. Selçuklu Sanatı'nın zirvelerinden biri sayılan İnce Minareli Medrese onun eseridir. 1258 de Celaleddini KARATAYın vefatı ile Adliye veziri, 1260 da cömert ve hayırsever bir zat olup Selçuklu Ülkesine nice eserler bırakan bu zat bu hallerinden naşi bu manaya gelen SAHİBİ ATA unvanını 2. İzzeddin Keykavusdan alır ve kendisine Baş vezir yapılır.
Özellikleri: taş işçiliği, minaresinde mermer işçilik, Kapısının Makarnas işlemeleri. HANİ KÂH da,Taşradan gelen öğretmenlere ücretsiz hizmet buralarda verilirdi. Ve her türlü masrafı HANİ KAH’a aitti. Orada gördüğünüz odalar da o muallim misafirler kalırdı. Ders ve sair maksatlarla da kullanılmıştı.
Ayrıca, girdiğinizde sağ taraf da bulunan Türbesinde Sahibi ata fahreddin Ali Razı’nın kendisi iki oğlunu ve yakınlarının mezarları vardır. Oğullarını bizzat elleriyle kendisi buraya defnetmiş. Ve cami tarafında bir pencere vardır ki, Oradan da mescide gelenler namazdan o taraftan Fatihalarını ve ihlâsı şeriflerini okuyarak gitsinler, bizi dualaından eksik etmesinler diye o pencereyi koydurmuştur. Birçok zatın türbesinde mescitlere açılan pencereler bu manada yapılmıştır.
Sahibi Ata Külliyesinin Açılışı Şeyh Sadreddin el Konevi hazretlerinin duaları ile oldu ve duası herkesi ağlattı.
Büyük Selçuklunun büyük veziri SAHİB ATA nın Dev Eseri, devlet babalığının yanında DEVLET ANA olmuştur.
Şimdilerde Konya'nın en önemli tarihî eserlerinden biri, Sahip Ata Vakıf Müzesi'nin hikayesi yüzyıllar süren ihmalkarlığın, terkedilmişliğin, bir tarihin yok olma derecesine gelmesinin ardından tekrar eski ihtişamına dönüşmüştür.

Müzede nadide tarihî eserler sergileniyor. Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü civar il ve ilçelerde bulunan, atıl olarak bekleyen hat levhalarına, kilimlere, şamdanlara ve çinilere ulaşarak müzeye taşıdı. Milletimizin mirasına sahip çıkıldığını görmenin verdiği sevincini sizlerle paylaşıyorum.
Cami, güneydoğusunda kalan medrese, hankâh, türbe ve hamamla ile külliye vasfını almıştır. Ancak bu yapılar uzun süredir bakımsızdı, yer yer yıkıktı. Yakın zamana dek bu külliyenin ne hazin bir durumda olduğunu izleyen insanların gözlerindan yaşlar gelmemesi imkansızdı. Çocukluğumda bu nadide eserin yanından geçerken dökük saçık, bahçesinin mezbelelik gibi olduğuna şahidim.

Uzun ve zahmetli bir sürecin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün onarım ve restarasyon çalışmalarıyla Sahip Ata Külliyesi eski ihtişamına kavuşturuldu. Nerdeyse 750 yıllık çiniler adeta bir dantel işler gibi tek tek yerlerine yerleştirildi. Şimdi ziyaret edenleri pırıl pırıl, muazzam bir müze bekliyor. Konya en önemli eserlerinden birini tekrar hayata döndürmekle kalmayıp, bir müze olarak insanlarımızın hizmetine sunan Vakıflar'a teşekkür ederiz.
Külliyenin önemli bir parçası olan Sahip Ata Hankâhı'nın yumuşak taştan işlemeli giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre 668 yılında Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yapıldığını gören insan yeniden o sultana ve banisi Sahib Ata'ya hayır duası etmekten kendini alamaz. Bu bina uzun yıllar tasavvuf ehline mesken olmuştur. Hankâhın diğer bir ismi de Darus Süleha yani (Salihler Evi)'dir.

Kubbe ile örtülü bir sahnı ve çinilerle süslenmiş birçok oda, sofa ve antresi bulunan hankâh Sahib Ata ve oğullarının türbesine bitişik durumdadır. Hankâha bitişik konumdaki türbenin içerisinde Sahib Ata, oğulları, kızı ve torunlarının kabirleri bulunmaktadır. Duvarlarını süsleyen nadide çinileriyle adeta bir çini müzesi gibi gözleri ve gönülleri aydınlatan türbenin kitabesinde ayetler, hadisler ve türbenin yenilenişini tarihlendiren bir metin bulunmaktadır.
Ayrıca hankâh kapısının karşısında bir de hamam bulunur. Selçuklu hamamları arasında özel bir yere sahip olan bu muazzam eser "Şifa Sultan Hamamı" adıyla hizmet vermeye devam etmektedir. (devam edecek)
 
Bu yazı toplam 82 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.