1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. 'Sakarya' Konya da Ayağa Kalktı
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

'Sakarya' Konya da Ayağa Kalktı

A+A-
Benim yaşımdaki “dindar insanların” gençliklerinde kendisinden en çok etkilendiği şair, yazar, tefekkür ve dava adamı şüphesiz Necip Fazıl Kısakürek’dir. Üstad, İddialı yazıları, korkusuz konuşmaları, herkesin çekindiği konulara pervasız dalışları ile kendisini okuyan her genci mutlaka etkilemiştir. 
70’ li 80’ li yıllarda dinle, maneviyatla, vatanla, şiirle öyle veya böyle bağ kuran her düşünce sahibi kişi, kurum, parti veya derneğin yolu bir şekilde mutlaka üstadla kesişmiştir. Şiiri, tiyatroyu, hikayeyi kısaca edebiyatı davasına hizmetçi kılan üstad, ömrünü hak yola feda kılmıştır. Üstad, davası için işlediği suçlardan! Dolayı devlete hapis borcu ile ölen ender insanlardan biridir . Onun şiirini okuyup ta etkilenmeyen insan sayısı nadirdir. Bizim dönemde tüm toplantılarda, bütün meclislerde atasözü gibi, kelamı kibar misali mutlaka ondan ya bir şiir veya birkaç dörtlük, mutlaka okunurdu. Bu ülkede Sakarya Şiirini ezberleyenlerin sayısı bir ara neredeyse İstiklal Marşını ezberleyenlerin sayısına yaklaşmıştı. Bu günlerin siyasi, sosyal haritasının oluşmasında en büyük söz sahibi kişiler arasında şüphesiz Üstad en üst sıralarda yer alır.
O'nu Farklı Kılan Neydi?
O, “beyaz Türklerden” olmasına rağmen Anadolu insanı ile hemhal olmasını bilen gerçek bir aydın hakiki bir münevverdi.
O, “İslamın ahlak ilmi” anlamına gelen tasavvufu kendi döneminin okumuş gençliğine tanıtan ve Türkiyedeki tasavvuf erbabının üzerindeki kompleksi kaldıran kişidir.
O, hak bildiği yolda cesaretle gitmesini bilen “Hak dostluktan öncedir” düsturu ile hareket eden ve bu nedenle kimsenin savunamadığı konuları, mesela; Dersim Olaylarını ilk defa kitabında (Son Devrin Din Mazlumları) yazabilen kişidir. Bu konuda Onun ne kadar büyük bir risk aldığını günümüzde bir Dersimli olan, üstelik de CHP başkanılığı gibi bir görevde olmasına rağmen mevzuu ile ilgili suskunluğunu koruyan ve bu hususta konuşamayan Kemal kılıçdaroğlu’ nun halini göz önüne alırsanız daha iyi anlarsınız.
Ekti Ekti Yetişti
Böyle bir üstadı Konya’da çok ama çok büyük bir programla anmak gerçekten çok güzel. 26-30 Mayıs tarihleri arasında Konyada düzenlenen bu program o kadar geniş , o kadar farklı etkinliği içinde barındırıyor ki anlatılmaz: Sinemadan tiyatroya, sempozyumdan konferansa, sergiden slayt gösterisinde kadar ne ararsan var.
Cumhurbaşkanlığı, Konya valiliği, ,Büyük Şehir, Meram, Selçuklu, Karatay Belediyeleri, Konya N.E.Ü, S.Üniversitesi, Mevlana Üniversitesi, Karatay üniversitesi, Konya Sanayi, Konya Ticaret odası, Konya Borsası gibi kurumların organizesi ile TRT, TİKA, AA, T.C Başbakanlık Tanıtma Fonu gibi büyük kuruluşların desteği, Üstadın kıymetinin milletimiz tarafından takdir edildiğinin en büyük göstergesidir. Bu hal Üstadın yıllar önce;
Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes
Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es!
Mısralarının ve :
Ektik ektik yetişecek
Çoğu gitti azı kaldı
Doğar bir gün benim günüm,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Dizelerinin mücessemleşerek hayat bulmasının en bariz, en büyük belgesidir. Üstadın ektiği düşünce fidanları büyüyerek Çankaya tepelerinde, başbakanlık vadilerinde, valilik ovalarında, belediye ormanlarında kısaca devlet yaylasının en zirve doruklarında koca çınarlar oldular. Üstadın, “kaleminden kan çekerek can verdiği gençlik” bu gün “Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı…” olarak karar mevkiinde bulunuyor. “Anadolunun saf çocuğu Sakarya”, “ öksüz, büyük, hor davanın” sancağını Anadolu kalesinin burçlarına dikmiştir. Şimdi iş, maddi planda elde edilen bu zaferin içini mana ölçüleri ile doldurmaya kaldı. Bir dava adamı için, düşündüklerinin teoriden pratiğe geçmesi ne kadar mutlu ne kadar saadetli bir netice. Keşke üstad yaşasaydı da bu günleri göseydi!
Konya'ya Ve Büyük Şehir'e Yakıştı
Diğer kurumlardaki çalışmaları görmedim. Fakat aylar önce Büyük Şehir belediyesi Basın - Yayın Ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu Bey’i ziyaretimde işin ne kadar ciddiye alındığını görmüş ve üstadın hayranlarından biri olan, onun bir çok şiirini ezbere bilen biri olarak çok sevinmiştim. Gençlik sarayımızın, ruh ve düşünce köşkümüzün helal, sağlam, güzel tuğlalarla örülmesine büyük katkı sağlayan manevi mimarımız Üstad Necip Fazıl’a verilen bu değer ve saygı umarım yeni nesillerin onu tanımasına vesile olur. Bu yolla bizlerin yetişmesinde büyük emeği olan bu mümtaz şahsiyet, çocuklarımızın hakikati bulma çabasına da katkı sağlar. Ruhun şad olsun üstadım!
 
Bu yazı toplam 43 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.