1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Samimi Olmak Lazım
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Samimi Olmak Lazım

A+A-
Hadimi, samimi olmayı hakiki imana bağlıyor. Allahımızın hükümlerine uymaya bağlıyor. Ashabı kiramdanda misaller vererek bilgi dağarcığımızı zenginleştirmektedir. Ve mevzuya şöyle devam ediyor;
Ayeti celile de “Eğer Allah ve rasülüne iman ettiyseniz, Allah ve rasülüne, münazaadan (anlaşmazlıkdan) dolayı başvurmanız sizin için en hayırlı olandır ve te’vili de en güzel olandır” buyurulmaktadır.
Nisasüresia.65de ise: “Kasem olsun ki, Habibim, ihtilafa düştüklerin de seni aralarında hakem kabul etmedikçe hakikaten iman etmiş olamazlar. Sonra aralarında senin hükmüne razı olmazlarsa, Allahın ve senin emrine halisane ve rıza ile (yani içten) samimi olarak, hoşlarına giderek, içlerine sindirerek, razı olmazlarsa, hakikaten onlar iman etmiş olamazlar.” demektir.
Yine, Nisa s. ayet 69 da: “Kim Allah ve Rasülüne itaat ederse, onları işaret ediyorum ki, onlar, Nebilerden, Sıddıklardan, Şüheda ve Salihlerden, kendilerine Allahın in’am ettiği kimselerle beraberdirler.
O işaret edilen kimselerle arkadaşlık en güzel arkadaşlıktır”buyrulmaktadır.
Sebebi nüzülü: Hz.Sevban (r.a.) hakkında nazil olmuştur. Hz.Sevban, Peygamber Efendimize muhabbeti şiddetli, onu görmekte sabrı az, hatta göremediği zaman levni (rengi) sararır, mecali kalmaz, hüznü yüzünde fark edilirmiş.

Rasülullah Efendimiz s.a.v.: Ya Sevban, neden benzin değişmiş?
Cevaben: Ya Rasülellah, ben ne hastayım, nede takatsızım. Lakin ben sizi göremediğim zaman, sana kavuşuncaya kadar, gammım, kederim, hemmim korkunç bir hal alıyor ve şiddetleniyor. Dayanamıyorum. Bu durum seni görünceye kadar devam ediyor. Sonra ahireti hatırlıyorum. Ve düşünüyorum da, bu dünyada efendimizi göremeyince böyle oluyorum da, senin ahiretteki menziliyin yüceliğinden dolayı sizi göremezsem veya cennete giremezsem halim nice olur, nasıl dayanabilirim? diye aklıma geliyor da, korkumdan bu hale geliyorum Ya Rasülellah s.a.v. diye cevap vermiştir (Hazine’den nakledimiştir).
Ve denildi ki: Ensardan bir Racül ağlıyordu. Efendimiz, neden ağlıyorsun buyurdu. O Ya Rasülellah, Allah’a yemin olsun ki, seni kendimden, ehlimden, malımdan ve çocuklarımdan daha çok seviyorum. Ehlim içerisinde seni görünceye kadar deli gibi oluyorum. Ölümümü hatırlıyorum. Ve senin merteben Nebilerle beraberdir. Yüksek olacak. Ben cennete girsem dahi menzilim aşağıda olacak ve seni göremezsem ne olurum? diye ağlıyorum der. Rasülullah cevap vermedi ve bu ayeti celile nazil oldu.(yukardaki ayeti c.).
Nisa süresi 80. ayeti celilesinde de ise;“Kim Rasülullaha itaat ederse Allaha itaat etmiş olur” buyurulmaktadır.
İmamı Şafii r.a. Hz. Allahın farz kıldığı her şeyin keyfiyeti, Rasülullah da beyan edilmeden bilinmez” buyurmuştur. Enbiya süresinde şu ayeti 107. c.de: “Habibim, biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” buyurmaktadır. Hz.Cibril, bu ayeti c.ile rahatlamıştır. Şöyleki:
Şifa isimli eserde geçdiğine göre: Fahri kainatımız, Hz. Cibril’e, Ya Cebrail sana bu rahmetten isabet eden bir şey oldumu?,
Hz. Cebrail oldu evet, dedi ve şöyle anlattı. Ben, şeytanı alayhi’l-lane tart edildiğinden beri, halimin değişeceğinden korkuyordum. Ne zaman bu ayeti celile nazil oldu, ben rahatladım dedi(tekvir s.a.20). Meali: Bu Kuran arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir rasulün getirdiği sözdür”.
İbni Abbas (r.a.) Peygamberimizin âlemlere rahmet olarak gönderildiğini ve kâfirler içinde dünyada azaplarının tehir edildiğine rahmet olduğunu ifade etmektedir. Hatta onun rahmet oluşu bütün peygamberler üzerine şamildir der.
Mevahibi Kastaniyye de: Âdem a.s.ın tevbesinin kabulü ancak Peygamber Efendimizin ruhundan şefaat istemesi ve ona tevessülle kaim olmuştur. Âdem (as.) Peygamberimizin ismini, Cenabı hakkın isminin yanında cennetlerin kapularının üstünde yazılı olduğunu gördüğünü hatırladı. O isim hürmetine Mevlaya ilticada bulundu. Ve tevbesi kabul oldu.
Muhakkak bütün Peygamberlerin ümmetleri Peygamber Efendimizin şefaatı ile şefaatlanacaklardır. Ümmetin rahmeti, onların nebisi için rahmettir. Demek oluyor ki, Peygamberimizin rahmet olmadığı hiçbir şey yoktur. (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 112 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.