Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Samimiyet

A+A-
Kültürümüzün bütün zenginlikleri samimiyet üzerine kuruludur. Doğal olmayı, olduğumuz gibi görünmeyi tavsiye eden bütün öğretilerimiz, içtenlik, samimiyet ve cana yakın olmayı güçlü bir şekilde öğütlemektedir. Peygamber efendimiz, bir Hadis-i Şerif’te, “Din Samimiyettir” diye buyurmuş ve samimiyetin gerekliliğine işaret etmişlerdir.
Samimi olmak, içtenliği, doğallığı, güveni ve paylaşmayı da içinde taşıyan önemli bir sosyal beceridir. Kendi olabilmenin en önemli göstergesi içten olabilmektir. Herkes içten olabilir mi? zordur ama elbette olabilir, kendine güvenen, kendi ile barışık, dürüst ve sevgi dolu insanlar içten olabilir.
İçtenlik, aslında saklayıp utanacağımız bir şey olmadığının da ifadesidir. Kişinin kendi iç dünyasında kibir, gurur, art niyet ve hileden uzak olduğunu da gösteren kişisel bir olgunluk düzeyidir. Diğerlerinin olduğu her yerde bu içtenlik üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. Çünkü güven duygusunun olmazsa olmazı içtenliktir.
Eğer, birisi farklı görünmeye çalışıyor, ya da gizli amaçlar taşıyorsa o kişinin, tutum ve davranışlarından bunu anlayabiliriz. Çünkü böyle kişiler, abartılı iyi niyet, sevgi, güven ve cömert görünmeye çalışırlar ve mükemmel olmak ile aşırı rahatlıktan birisini tercih ederler. Böyle samimiyet adına aşırı rahat tavırlar da içten olunmadığının, farklı niyetler peşinde olunduğunu gösterir.
Tanıdığımız insanlarla ilgili genelde bir yargıya sahibizdir ve bu yargılar üzerinden hareket etmeye çalışırız. Bu bizim için önemli bir kolaylık sağlar ve karar alırken bu yargılarımıza göre karar veririz. Tanıdık olmayan insanlarla ilgili bir kanaate varırken ise, yaşadığımız zorluk fazlaca strese neden olmaktadır. Tanımadığımız insanların ne düşündüklerini, neyi amaçladıklarını kestirmek, niyetlerini sezmek için iyi bir gözlem de yapmak gerekir. Karşımızdaki kişinin yüz ifadesinden, gözlerinden, el ve kollarını kullanmasından kullandığı sözcüklere kadar bir dizi eylemi dikkatle izleyip gözlem yapmak gerekir.
Eskiden günlük yaşamda, insanlar kendini saklayıp mükemmel görünmeye çalışmazlar, hısım, akraba ya da komşularla daha rahat ve güven veren bir ilişki kurarlardı. Bu müstakil evlerin getirdiği bir güvenle de mi alakalıdır, müstakil evler ile apartman dairelerinin insan psikolojisine olan etkisi üzerine incelemeler yapılsa yeridir. Gerçekten apartman dairelerinde birbirlerine daha da yaklaşan insanların daha fazla kapanması ve kendini güvende hissetme ihtiyacıyla alakalıdır. Aynı kapıyı kullanıp, aynı merdivenlerin kullanılması, insanın kendine ait özel alanlar oluşturma ihtiyacının abartılmış bir yansıması da olabilir.
Buna benzer hayatın doğal akışı insanları doğallıktan ve samimiyetten alıkoyabildiği gibi, tamamen bireysel tutumlardan kaynaklanan durumlar da vardır. İnsanların yüzüne karşı farklı konuştuğumuz bir konuda, sırtından farklı konuşmamak gerekir. Aynı konuda, insanların yüzüne ve sırtından farklı görüşler ileri sürmek, iddia etmek samimiyetsizliği münafıklık boyutuna taşır. Bu insanlar, başkalarını kandırdıklarını sanırken, aslında kendilerini kandırmakta, gerek insanlar gerek toplum nazarında değerini düşürmektedir.
Samimiyetsiz olmak zorunlu değil iken, samimi olmanın insana kazandırdıkları ziyadesiyle yeter. Samimiyetsiz bir insanın iyi bir Müslüman olabileceği konusu tartışmalıdır. Allah’ın kullarına karşı samimiyetsiz olan bir insanın ihlâs ve samimiyeti de şüpheli hale gelebilir. Selam ve dua ile.
 
Bu yazı toplam 121 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.