1. YAZARLAR

  2. Erol Kutlu

  3. Sanal gerçeklik ve insan ilişkisi
Erol Kutlu

Erol Kutlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Sanal gerçeklik ve insan ilişkisi

A+A-

Black Mirror'da olduğu gibi ruhlarımızı sanal gerçeklik yazılımınamı satacağız?Peki ya çoktan sattıysak?

Bir şehir hayal edin. Adı Diaspar. Bu şehrin insanları üstlerindeki büyük bir kubbe yüzünden buradan hiç ayrılamıyorlar. Ama canları da sıkılmıyor. Çünkü şehri yöneten bir bilgisayar onlara rüyalarında çok gerçekçi masallar anlatıyor. Sagas denilen bu rüyalar, tüm duyularınızı çepeçevre kuşatan bir sanal gerçeklik eğlencesi.Bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke bu hikayeyi biz insanlara 1953 yılında yazdığı The City and the Stars'da anlattı. Ama sanal gerçeklik kavramı ancak yarım yüzyıl geçtikten sonra popüler olmaya başladı. Sanal gerçeklik, uyanıkken görülen bir düş gibi. Bilgisayar tarafından oluşturulan bir duygu yumağı. İnsanı çepeçevre sarıyor. Şimdilik sadece sınırlı olarak duyularımızı etkiliyor ama ileride bu değişecek. Gözlerimiz, onun gösterdiklerini görecek. Kulaklarımız, duymasını istediği şeyleri işitecek. Burnumuz, onun sentezlediği kokuları koklayacak ve tenimiz bir bilgisayarla kodlanmış dokuları hissedecek.Bütün fikirler, sanat eserleri ve günümüzde yapılan filmler ve diziler gerçekliği sorguluyor. 70-80 yıllık hayatımız ne kadar gerçek? Yoksa var oluş maceramızın içinde kısa bir rüyadan mı ibaret? Kafamızdaki hayali sanal gerçeklik gözlüğünü çıkarttığımızda gerçek gerçeği görebilecek miyiz? 

Bu yazı toplam 461 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar