1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Sarı Öküz Hikâyesi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarı Öküz Hikâyesi

A+A-
Bugün size kıssadan hisse çıkartabileceğimiz ve bir çoğunuzun bildiği bir hikaye anlatacağım. Sanırım bu hikayeden hepimizin, ülkemizin, milletimizin çıkartacağı ders olacaktır.
İşte hikayemiz:
Aslanlar toplanmış."hesapta kralız, açlıktan öleceğiz. Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor; fillere saldırsak, fazla büyük. Ceylanlar hızlı yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor. Ee balık yakalayacak halimiz de yok. Ne yapsak? Bir tanesi "en iyisi, öküzlere saldıralım" demiş. "iri yarı görünüyorlar ama ne pençeleri var, ne dişleri. Tam dişimize göre!"olur mu? Olur. Hücum! Ama evdeki hesap çarşıya uymamış; öküz, öyle yabana atılacak hayvan değilmiş meğer. Organize oluyorlar, topluca savunma yapıyorlar, püskürtüyorlarmış.
Aslanlar aç .
Ne yapsak, ne yapsak? "tilkiye danışalım" demişler. Tilki "kolay" demiş, "beni, öküzlerin yaşadığı zengin otlakların prensi yapın, işinizi halledeyim."
Kabul etmişler.
Tilki, elinde beyaz bayrakla öküzlere gitmiş,"saygı değer öküzler" demiş, aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar. Ama şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o. Görünce tahrik oluyorlar, canları çekiyor, verin şu sarı öküzü, kurtulun kardeşim, huzur içinde yaşayın!
Öküz heyeti düşünmüş taşınmış, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıyla, verivermişler sarı öküzü. Aslanlar da afiyetle yemiş.
Bir gün, iki gün; tilki gene gelmiş. "bakın gördüğünüz gibi, saldırılar kesildi, mutlu mutlu yaşıyorsunuz" demiş ve eklemiş: ama şu var ya benekli öküz, benekli öküz, o burada olduğu sürece size rahat yüzü yok arkadaş, canları çekiyor, verin, kurtulun!" öküz heyeti düşünmüş, "otlağın selameti için" teslim etmişler benekli öküzü.
Üç gün, dört gün; tilki gene gelmiş. Kuyruğu uzun olanı, burnu beyaz olanı, tombul olanı, tek tek alıp, gitmiş. Otlak seyrelmiş, semirmiş aslanlar.
Günlerden bir gün, artık tilki gelmemiş, gerek kalmamış çünkü. Doğrudan aslan gelmiş."hanginizi istiyorsam, canım hanginizi çekiyorsa onu vereceksiniz" demiş. Otların arasında tirtir titreyen, tek tük kalmış öküzler, "keşke sarı öküzü vermeseydik" demişler ama iş işten geçmiş.
Yazımı yine bir gerçek ile bitireyim.
Zamanında talebesi Bediüzzaman’a :
“Üstadım her şeyi kaybettik. Ne yapacağız” diye sorar.
Bediüzzaman Hz. Leri de cevap verir:
“Çay koy, keçeli oraya geliyorum. Her şeye yeniden başlayacağız.”
İşte kıssa’dan hisse…
Nereye çekerseniz çekin,
Ne düşünürseniz düşünün.
Herkes aklını başına almalıdır.
 
Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.