1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Savaşla Elde Edemediklerini Ekran İle Alıyorlar
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Savaşla Elde Edemediklerini Ekran İle Alıyorlar

A+A-
Yazar Banu Avar’ı hem TV programlarından hem de gazetelerde ki yazılarından tanıyorsunuzdur. Kendisine her zaman dikkatle takip eder ve oldukça da saygı duyarım. Yaptığı yayınlarda ele aldığı ana fikirlerin hemen hepsine de imzamı atarım. Kendisine başarılar dilerim. Banu Avar’ın bir tezi var. Son günlerde ailelerimizi kontrol altına alan ve zamanından çalan daha da korkuncu zihnini tamamen boş işlerle oyalayıp körelten Survivor, Yetenek Sizsiniz gibi yarışma dizilerinin toplumsal yapımızda ne kadar büyük darbelere sebep olduğuna güzel ve etkileyici yorumlar getiriyor. Banu Hanım Survivor programını psikologların yaptığını iddia ediyor. Bende bu tezine aynen katılıyorum.
Halkımıza yönelik bu yayınlar kanalıyla operasyon düzenlendiğini ortaya koyan Banu Avar, “Bunların hepsi aslında Türkiye’yi şekillendirilmek için yapılıyor. Baktığımız zaman Türkiye’de üretilen değil de dışarıdan gelen hele özellikle bakın bu survivorlar, yetenek sizsiniz, wipe out bu gibi bunların hepsi tek şirket tarafından Türkiye’ye ve diğer ülkelere pazarlanıyor. Bu şirketler küresel çetelerin şirketleri. Hele Survivor’un başındaki adamı ben yazdım meraklısı Survivor banağı var yazıp bir okuyun bakın kimler var o işin içinde. O iş neden öyle, arkadaşına güvenme sırtından bıçaklar. Bu duyguyu yaymak için yapıyorlar. Bunu psikologlar hazırlıyor” şeklinde gerçekçi açıklamalar yapmaktadır.
Artistlerden seçilmiş sekiz on kişinin kişisel egolarını milletin sorunuymuş gibi algılatan bir yapı yerleşti.
Banu Avar’ın da zikrettiği gibi ülke çapında daha önemli sorunlar kapımızda beklerken bir milletin nerdeyse tümüne odaklı bir algı operasyonunun kurbanları mı oluyoruz?
Adı konmamış psikolojik savaş sayesinde hedefine kolayca ulaşabilen emperyalist anlayışla mücadele etme yetimiz elimizden tamamıyla alınıyor mu?

Bunun sonunda nereye varacağız?
İşte bu soruların cevabında korkunç gerçekler yattığına uzun süreden beridir inanmaktayım.
Sonuç itibariyle bu programlar halkımızı ve zihinlerimizi hiçbir müspet neticeye götürmemekle birlikte zihnen de iyicede köreltmektedir. O kadar ki sohbet konularında bile artık bu konuşulur oldu. İnsanları eğitici hem dünya hem ahiret hayatını kurtarabileceği bilgiler yerine, şimdikilerin çoğunun adını ve mesleğini bilemediğim için geçmişten örnek vermekle yetineyim. Turabi’nin diğerlerine o gıcık gülüşüyle ve geçimsiz tavrıyla attığı madiklerden ve diğerlerinin intikamından konuşuyoruz. Bu hayat memat meselemiz gibi olmuş. Bu arada da Acun’un sempatik tavrı da izleyenleri bir o kadar büyülediği için halkımız gerçekleri bu masumiyet karinesinden ötürü görememektedir. Onlar için Acun oldukça ılımlı, dini hassasiyetleri olan, işini düzgün yapan mübarek bir beyefendidir. Acun içinde halkımızın zihinlerinde yarattığı tahribatın hesabını Allah’a vermek oldukça zor olacaktır. Fırsat elde iken kendisini kurtarmasını ve ölümü sonrasında kendisini çevreleyecek olan bu tehditten hemen uzaklaşmasını tavsiye edeyim.
Acun Ilıcalı’nın tüm yaptığı müsabakalarda halkı bir noktaya odaklayan ve tamamen öz benliğine yabancılaşan halkımız hedef tahtasına oturtuluyor.
Belki de Acun’un olan biten gerçeklerden bile haberi yoktur. Onu da ratinglerle pohpohluyor ve kazancına kazanç katmanın sefasıyla uyutuyor olabilirler.
Ama bu gidişatta halkımızın sağduyusuna dönük bir vurgun yapıldığını üzülerek ifade etmeliyim.
Dikkatinizi çekiyor mu? Haftanın her günü özellikle Acun Medyanın yarışmaları başta olmak üzere evlilik programları gibi uyduruk ve saçma yayınlarla halkımızın gelişen hayati gerçekleri görme içgüdüsü köreltiliyor,
TV kanallarında çoğunluğu zihnen bayıltılmış kesimlere altın tenekede sundukları zehri yavaş yavaş zerk ediyorlar. Vatandaşımızın gözünde gayet masum görünen bu yayınlar için kendinizi kısacıkta olsa şu şekilde düşünmeye bir odaklayınız.
Evlilik programlarında çeşitli yaş aralıklarında bay ve bayanların ekran önünde kendisine talip olan karşı tarafın taleplerine, zihinleri muhasara altına alınmış oldukça dikkat çekici olan üstünlük hırsını görüyor musunuz? Ne dinimizde ne örfümüzde böylesi iğrenç bir algının yeri olmadığı halde toplum içerisinde günden güne ayyuka çıkan üstünlük psikolojisinin yıpratıcı etkisi karşısında bocalayan milyonlarca seyircinin madden olmadığı kesinde manen ne kazancı var?
Mükemmel bir şekilde zaman törpüsü işlevi görüyorlar. Analarımız, hanımlarımız, çocuklarımız, günlük uğraşlarını artık bu program saatlerine göre uyarlamaktalar. Hatta bazı kaynaklara göre Televizyon gerçeğinin kıyamet alametlerinden Deccal’e delalet ettiğine dair çeşitli yorumlar olsa da bu konuda İslam âlimlerinin üzerine düşmesini oldukça önemli olduğuna dikkatinizi çekmek isterim.
Bu programlara bu kadar kapılan kesimlere bir basit soru sormak istiyorum.
Bu yayınlar sizi gündelik işlerinizden, komşu ve akraba ziyaretlerinizden alıkoyuyor mu?
O halde siz de müptela olmuşsunuz demektir.
 
Bu yazı toplam 67 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.