1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. SAYIN CUMHURBAŞKANIM, OYUNU BOZUN. YOKSA VAY HALİMİZE!..
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

SAYIN CUMHURBAŞKANIM, OYUNU BOZUN. YOKSA VAY HALİMİZE!..

A+A-

Ah Türkiye’m senin kaderin bu olsa gerek. Allah için şahsım, SAYIN Cumhurbaşkanımın iyi niyetinden, Türkiye’yi sözü ve özü bir olan Hakkın ve Mağdurun savunucusu sözü dinlenilen, masaya vurdu mu ses getiren bir Ülke konumuna getirmek cesareti taşıdığına ve bu uğurda gece gündüz çalıştığına sonuna kadar inanıyorum.
Tıpkı Rahmetli Erbakan Hocam gibi. Rahmetliyi çalıştırmadılar, yılmadı… Partisini kapattılar, yılmadı… Başbakan oldu, Milletine vaatlerini bir bir yerine getirmeye başladı. Tıpkı Belediyeler ellerinden gittiği gibi İktidarı da ilelebet kaybedeceğiz korkusu ile tencerelerle, tavalarla, ışık söndülerle, yürüyen post modern tanklarla ve Sayın Demirel’in demokrasiyi değil, askeri formayı tercih edip iktidarın ardında durmaması neticesi bir ayak oyunu ile tırnaklarını kazıya kazıya hakkıyla elde ettiği Başbakanlık Makamından indirdiler. Yılmadı Ömrü yettiğince mücadelesine devam etti. Bu uzun mücadeleler neticesi onlarca Devlet Adam’ının önünü açtı. Binlerce, on binlerce bürokrat, Belediye Başkanı dışlanan, hor görülen insanların yükselmesine vesile oldu.
Artık Erbakan Hocam yoktu, parti zayıflamıştı. Bırakın iktidarı, Belediye Başkanlıkları kazanması bile artık zordu. Gözü makam, ceketi fiyaka, koltuğu deriden olan bir kısım muhteşem Millî Görüşçüler koltuğun, makamın ve paranın tadına vardı, çooook mücadeleler verdim, çok çalıştım. Hakkım olan mevkie geldim diyerek, kendilerine her imkânı sunan partilerinden kopup kendilerini bir anda başka oluşumun içine bırakı verdiler. 
Bugün Sayın Cumhurbaşkanım da neredeyse aynı dikenli yollardan geçti. Hapse atıldı, yılmadı.. Tanklar değil ama, yargının arka kapısı 367 krizi çıkarttı, Millete gitti. Neredeyse halkın yarısının oyunu almış bir parti 3-5 Hakimin kararı ile kapatılacaktı, uyarı ve hazine yardımının kesilmesi ile zor kurtuldu. Anayasa Mahkemesi Başkanının yüzde yüz Kapatılmasına karşı oy kullandığına emin olduğum kararı sonrası Basın açıklaması bugünmüş gibi gözümün önüne gelir.. SANKİ bir zafer kazanılmış edası ile bak ha bir daha İrticai faaliyetler yapma.. Bu kez kapatmadık, bizim sayemizde. Ama kapatılamayacağını, her şeyi yapabileceğini sanma. Güçlü biziz. Devletin sahibi biziz. Milletin tercihine saygı duyup duymama yetkisi de bizde der gibiydi. Yılmadı. Olmadı gece yarısı Post modern bildiri ile durdurmaya çalıştılar. Cesareti her şeyi alt üst etti. 
Ve 17-25 Aralık. Fetö çetesi...  Sözde yolsuzluk, özde Sayın Cumhurbaşkanı ve etrafında ona destek olan her kim varsa, herkesin içeri atılıp yok edilmesinin planlandığı tarih. 
 Milli Görüşçülerin yerine tercih edilen, yetişmiş insan gücünden faydalanılan, gençliği ve devlet tecrübesi olmayan Adalet ve Kalkınma Partisine ilaç gibi gelen Terörist çete.. 
Öyle bir çete ki; İnsanların mahremine giren, yatak odası görüntüsü alan, Devletin en ücra yerlerine tele kulak yerleştiren, insanları yıllarca fişleyen, haraç alan, Eğitimin tüm kademelerini ele geçiren, soru çalan, dershaneleri insan kaynağı olarak gören, başarılı öğrencileri kapalı odalarda Hoca kasetleri ile beyin yıkayan, Çete patronunun donunu koklatan, bir Amerikan Dolarına yemin ettiren, tahmin bile edilemeyecek örgüt şeması ile Akla hayale gelmeyecek isimlerle devlet Bürokrasisini, yargıyı ve üniformalı gücü ele geçiren Devlet üstü Devlet çetesi.
15Temmuz. Kalkışma. Darbe yapma. Devlet Televizyonundan Çetenin sıkıyönetim bildirisi. Köprüler, Demokrasinin kalbi Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, MİT, Karşı koymaya cevap verecek tüm Emniyet Merkezleri tanklarla kuşatılmış.. Hava da uçaklar, helikopterler.. Komutanların derdes edilmesi.. Aman ALLAHIM ne yüz karası bir geceydi öyle. 
Korkmayan, yılmayan, kendisini yetiştiren Lider gibi ölümüne mücadele eden, İman etmiş, Hayrından Şerrinden Allah’tan geldiğine iman eden Lider Sayın Erdoğan kameralar karşısında. Milleti teröristlere karşı koymaya sokağa davet ediyor, kendi de uçakla her hain pusuyu bertaraf ederek İstanbul’a geliyor.
Hainler karadan, havadan olmadı denizden iman edenleri şehit ediyor, gazi bırakıyor. Ancak 24 saat içinde her bir alçak derdest ediliyor. Baş köpekler yurt dışına kaçmış. Kalanlarda bir bir toplanıyor..
Bunları neden anlattım derseniz, Bugün de öyle bir yapı, hantal, eskimiş, geleceğe cevap veremeyecek, hala içlerinde Bir dolarlıklara yemin etmiş Bürokrasi kadrosu var ki, Sayın Cumhurbaşkanının azmine cevap veremiyor, vermek istemiyor. 
Yani Devleti ve Milleti ile bir olmuş bütünleşmiş, Ülkesini GÜÇLÜ, 5’ten daha büyük bir dünya devleti yapmayı ömrü yettiğince başarmaya çabalayan bir Lider’e göz göre göre bu Bürokrasi kadrosu taş koyuyor. Çalışmıyor, çalıştırmıyor. Halk nezdinde itibar kaybettiriyor.
Tencere tavacıların yerini, tankçıların yerini, çetelerin yerini, Hâkim ve Savcıların yerini bunlar almış. Ben Sayın Cumhurbaşkanımın yerinde olsam, Muhtarlarla toplanmak yerine eğil, emin gördüğü bir muhteremin seçtiği her ilden yirmi sade Vatandaşla toplanır, taş koyan, çalışmayan, kendini nimet sananların bir bir ipini çekerdim.
Beden bir kez daha hatırlatması… Adalet ve Kalkınma Partisi erimeye devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanım size büyük oyun oynanıyor. Gelin bu oyunu bozalım. Benim derdim Ahmet, Mehmet değil, Benim derdim Memleket Meselesi..
Sizde başaramazsanız vay halimize….


 

Bu yazı toplam 232 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.