1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Seçim Beyannameleri Hakkında
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim Beyannameleri Hakkında

A+A-
Barajı geçme durumunda olan dört parti ve vaatleri üzerine yazmak istiyorum bugün.

İlki; mazisi de, hâli de istikbali de terörle özdeşleşmiş bir parti olan HDP. Terörist üniformalarındaki kanları üzerine giydikleri çiçekli entarilerle, bir ellerindeki roketatar ve bombayı diğer ellerindeki sazla kamufle etmeye çalışan gözü dönmüş kiralık katiller ve bunların siyasi arenadaki sözcüleri ve terör baronları olan iç ve dış destekçileri. Seçim vaatleri ise aynı 7 haziran seçimlerinde olduğu gibi önce musluklardan sonrasında ise gerçekten akıttıkları şehitlerimizin ve sivillerin kanları ve özerklik maskesi altında bölünmüş bir vatan.
İkincisi; on yıllarca bu ülke insanına zulmeden, milleti ve değerlerini yok sayan, adeta milletin öz evlatlarına ve tüm kutsallarına savaş açan, zaman zaman bu savaşlarında zinde güçlerin gölgesinde illegal yollardan iktidar arayan ve bazen de bulan CHP. İktidarlarında bu ülke insanlarının en tabi temel hak ve hürriyetlerine müdahale eden, bir kısmını “öz vatanlarında parya” muamelesine tabi tutan, ekonomiyi alt üst eden, finans baronları ve yabancı patronlara ülkeyi ve kaynaklarını peşkeş çeken bir zihniyet. Yüz milyarlarca doların yanı sıra nesillerin geleceğini mahveden, eğitimlerine engel olan, sırtını bürokratik oligarşiye, jüristokrasiye, mutlu bir azınlığa dayayan sözüm ona aristokrat, sözde elit, sığ düşünceli, projesiz, ahlak, inanç, kültür, izan ve fikir fukarası, toplama, karma, devşirme bir güruh. Seçim vaatleri ise hiç de inandırıcı olmayan, hesaba kitaba gelmez, ideolojik körlük ve aymazlıklarla dolu, ülke yöneticilerine karşı nefretle mayalanmış, iler tutar yanı olmayan, sevgisiz, antipatik, içi boş vaatler.

Üçüncüsü ve belki de millet nazarında en fazla hayal kırıklıklarına yol açanı ise MHP. Tabanı ile mevcut liderinin görüş, anlayış ve hadiselere yaklaşımları arasında uçurumlar bulunan, şefinin tuhaf ve beklenmeyen, öngörülemez, birbiri ile sürekli çelişen hareketlerle tüm uyumu sabote ettiği bir orkestra adeta. Sonuç ise tam bir kakafoni. Bu partiye ve yıllardır temsil ettiği anlayışa ancak bu kadar zarar verilebilirdi ve bu duruma ne kadar esef edilse azdır. Partinin halk nezdinde itibarlı tüm mensuplarını potansiyel rakip ve düşman addeden, sırasıyla kıyıma uğratan, ülkeye ait hiçbir meselede insiyatif almayan, emirleri nereden aldığı belli olmayan bir istikrarsızlık abidesi adeta. Üçgenin iç açılarının toplamından iktidar sayısınca vekil çıkarma komikliğinde, yetmeyince karenin iç açılarının toplamını deneme telaşında bir drama. Milletinden kopuk, ülke sorunlarına bigâne ve umursamaz, ne dediği ve ne yaptığı anlaşılmaz, “sen bilirsin Türkiye” seviyesinde bir sloganla ortaya çıkarak “slogan partisi” olma niteliğini dahi örselemiş, iktidar olmamak için çırpınan bir parti. Sadece üzüntü verici ve hayal kırıcı, başka bir şey diyemiyorum. Seçim vaatlerine gelince… Sahi var mıydı? Ben net bir şey göremedim de. Pardon zaten iktidar olmak istemiyordu ki? Sadece “hayallerimizin sonu yok!” diyorlardı…
Dördüncü ve son parti ise Türkiye’de enkaz halinde devir aldığı ekonomiyi dünyanın 17. büyük ekonomisi haline getirmiş, istikrar ve özgüveni sağlamış, yıkılmayan tabuları yerle bir etmiş, devletle milleti her platformda buluşturmuş, barıştırmış, on yıllar içerisinde vahşice gasp edilen özgürlüklerine kavuşturmuş, daha müreffeh ve huzur içinde bir ülkede ve özellikle de yurt dışında başımız dik olarak yaşama onurunu ve gururunu tüm insanına tattırmış olan Adalet ve Kalkınma Partisi. Tüm kararları ve yaptıkları mutlak, yüzde yüz doğru olmasa dahi, iyi niyetle yapılan yanlışlarının özeleştirisini yapabilen, hatalarını görebilen, bunlardan dersler çıkarabilen, yenilenme potansiyeli en yüksek olan, yeterli birikim ve tecrübeye sahip kadrolarla devleti yönetme erkine sahip olan, yaptığı tüm icraatların hesabını verme bilinç ve iradesini ortaya koyabilen tek parti.

Sayın Başbakanımızın geçtiğimiz hafta sonunda açıkladıkları seçim beyannamesine baktığımızda 7 Haziran Genel Seçim sonuçlarını ve milletimizin verdiği mesajları doğru okuyarak ve analiz ederek hazırlandığına inandığım, rasyonel, gerçekçi, ayakları yere basan ve afaki, ham hayal ve vaatler yerine ülkenin sosyal ve ekonomik gerçekleri ile milletimizin beklentileri üzerine bina edilmiş, herkesi ve her kesimi kucaklayan, “yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” özgüvenine sahip ve dahi bu vaatlerin gerçekleşebileceğine dair güveni muhataplarına da veren bir çalışma karşımıza çıkıyor. AK Parti seçim beyannamesini hazırlayan ekibe ve bu projelerin gerçekleşeceğinin teminatını veren, duruşu ve şahsiyeti ile bu güveni sağlayan Sayın Başbakanımıza teşekkür ediyorum.
Milletimizden istirhamım; lütfen istiklal ve istikbalimizi emin ve güvenilir ellere teslim edelim. Bizim gibi, bizden olan, bizi düşünen ve gücünü dışarıdan değil bizden alanlara, hayal tacirlerine değil, ne yapacağını açıkça ifade eden ve nasıl yapacağını da anlatanlara teslim edelim. Başka Türkiye yok, bir başka şansımız da olamayabilir. Lütfen bu sefer istikrar ve güvene, büyüme ve kalkınmaya, huzur ve sükûna, ideal ve iddia sahiplerine, “Büyük ve Güçlü Yeni Türkiye’ye” ve onun potansiyel mimarlarına oy verelim.

Bu yazı toplam 129 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.