1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Seçim Öncesi Parti Vaatleri
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim Öncesi Parti Vaatleri

A+A-
Bu günü saymazsanız vatandaşın sandığa gitmesine 26 gün kaldı.
 1 Kasım seçimleri öncesinde partilerin seçim beyannameleri, ya da halk diliyle seçim vaatleri ve taahhütleri  genel başkanlar tarafından açıklanıyor ve buna göre de vatandaştan oy isteniyor.
Vatandaş ise dikkatlice ve kimin ne söylediğine, nasıl söylediğine bakıp, vicdani muhasebe sini yaparak sandıkta tercih ettiği siyasi partiye oy verecek.
Önce şunu belirteyim.
Doğuda seçim güvenliği, tehditler açısından sandıkların taşınması gündemdeydi. Bazı partiler buna “evet” derken, bazıları da hayır diyor, AK parti içinde ise bazı isimler “taşınmalı” bazı isimler ise “taşınmamalı” görüşündeydi.Yüksek Seçim kurulu oy çokluğu ile sandıkların taşınamayacağına karar verdi. Bence doğru bir karar verildi. Tüm dünya aleme rezil olurduk. Bazı Millet ve Türk düşmanlarının ağzına sakız verirdik.  “ Türkiye’de seçim güvenliği yok, sandıklar taşınıyor” diye propaganda yaparlardı. Böylece de seçime gölge düşürürlerdi.
Şimdi iş, devlete hükümete kaldı. Tüm güçlerle, 1 Kasımda sandık güvenliği sağlanmalı ve vatandaş hür iradesiyle oyunu kullanmalıdır.
Gelelim seçim vaat, ya da taahhütlerine…
İktidarda bulunan AK parti seçim vaadi değil, seçim taahhüdünde bulunuyor. Muhalefet partileri ise seçim vaadinde bulunuyor. Bunların hangisinin gerçekleşme imkanı, hangisinin imkansız olduğuna da vatandaş karar verecek. AK parti’nin seçim beyannamesi taahhüt şeklinde görülüyor. Çünkü bence 1 Kasımdan sonra hükümet yine AK partisiz olmayacaktır. Beyanname toplumun tüm kesimlerine müjde veriyor. İnşallah gerçekleşir.
CHP’nin seçim beyannamesini de beğendim.  Olumlu çok tarafı var. Ilımlı ve olumlu tavırlarıyla da Kemal Kılıçdaroğlu beğeni kazanıyor.  Tabi ki bunları daha açmak, şümullendirmek gerekir.  7 Haziran seçimleri sonrasında her şeye hayır diyen, belki de 1 Kasım seçimlerine Türkiye’yi götüren partinin MHP olduğu bir gerçek gibi. Devlet Bahçeli bu kez daha dikkatli ve daha tedbirli sözler söylüyor. HDP dışında partilerle  koalisyon yapabileceklerini, terörü kazıyacaklarını, ekonomiyi düzelteceklerini vaad ediyor.
Benim en çok dikkatimi çeken ve sinirlerimi bozan ise HDP’nin seçim beyannamesi. HDP’nin beyannamesi adeta “tehdit” gibi.HDP, 'terörle mücadele yasasını' kaldıracağını, 'özerklik' ilan edeceğini ve sözde 'soykırımı' tanıyacağını vaat etti.
Bunun ötesinde :
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Dermirtaş ile Figen Yüksekdağ, 1 Kasım seçimleri için   52 sayfadan oluşan bildirgeyi Yüksekdağ ile birlikte okuyan Demirtaş, şu skandal vaatlerde bulundu.
Öz yönetim, özerk ve demokratik yerinden yönetim modelidir. Vali, kaymakamları kendimiz seçelim. 2- Milli Güvenlik Kurulu kaldırılacak. İç Güvenlik yasası ve çeşitli isimler altında işleyen özel yetkilerle donatılmış mahkemeler kaldırılacak. Sözde Soykırım ve sözde katliamlar için devlet adına özür dilenecek. Türkiye-Ermenistan arasındaki sınır koşulsuz açılacak. Ekonomik ambargo sona erdirilecek.
Doğu'ya bedava elektrik.
HDP'nin olmadığı Türkiye risk altındaki bir gemi gibidir. HDP bu gemide olmasa sadece HDP değil herkes batar, Türkiye batar" dedi.
Kalıcı barışta ısrarcı" olunacağı belirlenen HDP bildirgesinde, "Derhal silahların iki taraflı susturulması, akan kanın durdurulması ve yeniden müzakere masasına dönülmesini istiyoruz" ifadesi kullanıldı.
İşte böyle…
Şimdi siz düşünün.
Vaatler, taahhütler…
Yazımı bir söz ile bitirelim “Bekarım avrat boşaması kolaydır. Adamakla mal tükenmez.
 
    
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.