1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Seçim Salgın Deprem Savaş…
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim Salgın Deprem Savaş…

A+A-

Son günlerimizi özetleyen kelimeler bunlar. Türkiye son birkaç haftadır erken seçim ile meşgul oldu. Başkanlık sistemi ile birlikte erken seçime gitmenin neredeyse imkânsız olduğu bilindiği halde Millet İttifakının önderi konumunda olan Sayın Kılıçdaroğlu,  İttifakı tehlikeye düşüren gelişmeleri örtmek için bu fikri ortaya attı.  Bu adım yanlıştır demek istemiyorum. “Beyhude bir çaba, geçici bir tedbir” olarak atılmış bir adımdır diyorum. Takımı yorulan ve kendi lehine olan skoru korumak için basit bir faulü abartarak kendini yere atıp tedavi isteyen futbolcuların hareketine benzer bir durum.

Bir seçim daha var ki,  o’da ABD başkanlık seçimleri. Tüm dünya gibi Türkiye’de bu seçimle  yakından ilgileniyor.  Amerika nere Türkiye nere, lakin kazın ayağı öyle değil.  Çünkü “dünyanın jandarması” olan bir devlette yapılan seçimlerden herkes gibi bizim ülkemizde etkilenecek. Bu etki her alanda olacak; askeri, ekonomik,  siyasi…  Zaten NATO’da olduğumuz için ABD ile müttefik bir kamptayız.(bu nasıl müttefiklikse? ) Doğu Akdeniz meselesi,  s-400 ler konusu, ABD’ nin sınırımızda bir pkk devleti kurdurmak istemesi;  ABD nin İsrail’den dolayı bu bölge ile çok yakından ilgilenmesi…  Türkiye ve Ortadoğu kamuoyunu çok yakından ilgilendiriyor.  ABD’nin İran’la düşmanlık (güya),  Suud, BAE ve zengin körfez ülkeleri ile dostluk!  Kurarak başta Kudüs olmak üzere Filistin meselesini dizayna çalışıyor olması;  tüm dünyadaki paralar gibi, hammaddesi kağıttan olmasına rağmen Doların rezerv para olarak kullanılması tüm dünyayı ve bizi yakından ilgilendiriyor. Trump’ın önde gittiği bu seçimlerin dikkat çeken bir yönü de Biden’ın açıktan Erdoğan aleyhine Türkiye’deki Muhalefet ile işbirliği yapacağını deklare etmesi…

İzmir deki deprem de son birkaç günün birinci konusu oldu. İzmir de olan ve özellikle Bayraklı İlçesini vuran deprem, bazı gerçeklerin varlığını yine hatırlattı:

1-Türkiye bir deprem ülkesi  olmasına rağmen bilhassa deprem kuşağının üzerinde bulunan yerleşim yerlerinde,  1999 dan önce yapılan ve depreme dayanıklı olmayan -özellikle- yüksek binalar hala ayakta.  Yerel yönetimler ve merkezi yönetim gerek oy kaygısı,  gerek maliyet ve gerekse vatandaşın tepkisinden çekindiği için riskli binaları mühürleyemiyor yıkamıyor.

2-Hükümet tarafından kurulan ve yönetilen AFAD, UMKE, KIZILAY  gibi kurumlar ile gönüllü kuruluşlar (İHH, Deniz Feneri, AKUT…) başta olmak üzere bir çok STK  vazifelerini tam yapıyorlar. Bu güzel bir gelişme. Bir de hükümetin anın da olaya müdahil olması, bakanların olay yerine gitmeleri çok güzel.  

3-Kızılay başta olmak üzere diğer yardım kuruluşlarının kısa sürede barınma (çadır) ve yemek işlerini organize etmesi takdire şayan. 

4-Bayraklıdaki binalarda yapılan çalışmaları tüm Türkiye, 24 saat canlı seyretti. Ve gördük ki her enkazda 24 saat çalışma yapılıyor.  AFAD, UMKE, AKUT, İHH, İtfaiyeler orada. Kısa sürede sekiz binden fazla kişiyi organize edip VARDİYA usulü ile 24 saat çalıştırmak az bir başarı değil.  Bu kahramanlar,  Ayda Bebek başta olmak üzere birçok canın kurtulmasına vesile oldular. Eskiye göre bunlar müthiş gelişmeler.

5-Depremin en kötü manzara ise,  bazı gafillerin yalan ve iftira ile güya siyaset yapmaları.  Belediyelere bir şey söylemeden hükümete vurmak isteyenler ile bu acıyı kışkırtmaya rüzgâr yapan hadsizler… 

Depremin ve ABD seçimlerinin perdelediği önemli iki gündem ise 1-  Azerbaycan- Ermenistan savaşı… Bu savaş hala devam ediyor. Tüm dünya Ermenistan’ın işlediği savaş suçlarına göz yumuyor. Fransa başta olmak üzere güçlü devletler Ermenistan’a yardıma devam ederken “Gardaşlarımızda”  ilerlemeye devam ediyor. 2- Korona savaşında ise biz savunmaya virüs ilerlemeye devam ediyor. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum