1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. SEÇİM SİSTEMi VE DELEGE DEĞİŞİMİ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

SEÇİM SİSTEMi VE DELEGE DEĞİŞİMİ

A+A-

Havalar oldukça sıcak.

Meteorolojinin verilerine göre hava sıcaklıkları artmaya devam edecek.

Bunun yanı sıra siyasette de ateş yükseliyor.

Eğer açıklanan zamanda olursa seçimler 2019 da yapılacak. Partiler  seçim hazırlıklarına başladılar bile…

16 Nisan referandumu sonrasında   2019   3 Kasım’ında yapılacak seçimlerin ehemmiyeti ile ülkemizde sistem biraz daha değişecek.

Başkan seçeceğiz.

Milletvekilini 600 yapacağız.

Bunların alt yapısını oluşturmak ve mecliste iktidarın daha rahat çalışmasını sağlamak, muhalefetin çalışmaları sudan şeylerle meşgul etmemesi için ve bazı uyum yasalarını içeren meclis iç tüzük çalışmaları var.

Bunun yanı sıra seçime girecek partilerin Türkiye genelinde il- ilçe yönetimleri seçimleri ve daha sonra da bu partilerin genel merkezlerinin kongre ve kurultayları yapılacak.

Yukarıda da dediğim gibi yaz aylarının sıcağının yanında 2018 ve 19’a giderken siyasette de sıcak ve hareketli günler göreceğiz gibi geliyor.

Tabi ki, bu görüntüler en çok iktidar partisi olan AK Parti’de, daha sonra muhalefet partileri CHP, MHP ve HDP’de olacak diğer partilerde de hareketlikler görülebilecek. Tabi ki, MHP’de çok değişik bir tablo çıkabilir.

Arkadaşlarım geçen gün yazdı.

Seçim yasası değişecek gibi görünüyor.

Dar bölge sistemi veya iller bölgelere ayrılarak seçim yapılacak. Geçmişte Anavatan Partisi döneminde böyle bir sistemi görmüştük. Konya 3 bölgeli seçim sistemi yaşadı.

Tabi ki, yarınlar ne getirir bilmem ama acaba bu bölünme, coğrafi mi yapılacak, yoksa siyasi mi?

Özellikle iktidar partisi bunun için çok yoğun çalışacak. Verilerle birlikte sistem masaya yatırılacak ve kendine göre en hesaplı olanını hayata geçirmeye çalışacak. Hatırlayınız. ANAP döneminde bir seçim yasasının 20 kez değiştiğini hatırlar gibiyim

O dönemin ANAP iktidarı, öyle bir bölünme gerçekleştirmişti ki, bir ilçede 50 bin farkla seçimi kazanıp diğerlerinde kaybetmektense, 3'ünde de 15'er bin farkla kazanacak şekilde böldüler. Bu bölünmenin siyasi rant hesabıyla yapıldığı kabak gibi belli. O günkü bölünme fiziki şartlardan ziyade oy hesapları ile yapılmıştı. Herhalde bugünde aynı olur diyorum.

Ben de bir vatandaş olarak istiyorum ki , 2019 seçimi için yapılan bu bölünme oy hesabı yapılmadan gerçekleştirilmiş olsun.Tabi ki bizi yöneten büyüklerimiz (!) bu işi daha iyi bilirler.Kimse kusura bakmasın. Koltuk gitmemek, seçimi kaybetmemek için yapılan seçim sistemi son derece adaletsiz.

Öyle ki, 'belli yerleri' kazanan bir partinin seçim kaybetme ihtimali neredeyse sıfır!

Belli yerlerden kastım, seçmeni az yerler!

Bunun için hangi kentte kaç seçmenin oyu bir milletvekiline tahvil oluyor konusuna bakmak yeterli olacaktır. Örneğin küçük şehirlerde 20 bin küsur seçmen bir vekil ederken, büyük şehirlerde 120-130 bin oy ancak bir vekil seçebiliyor.

Ülkenin oy potansiyeli ve çıkardıkları vekiller ve  illeri itibariyle Hakkari, Tunceli, Karaman, Ardahan, Kilis, Şırnak,Gümüşhane, , Siirt, Bingöl, Iğdır, Bitlis ve diğer bazı iller şanslı.

Ya şanssız vilayetler neresi?

Konya,İzmir, İstanbul, Bursa Ankara,Aydın, Mersin, Muğla, Gaziantep  ve benzer kentler…

Hal böyle olunca, diyelim ki yarışan iki parti kafa kafaya oy alsalar bile.Şanslı illeri kazanan parti uzak ara iktidar olurken, şanssız illeri kazanan parti ana muhalefette kalabiliyor.

İsterseniz ne demek istediğimi anlamak için Google'a 'Çilek Ağacı Simülatörü' yazın. Çıkan kadraja kafanıza göre oy oranları dağıtın ve sonuçları hayretle izleyin!

Bu ne demek?

Partilerin oy oranlarını yarın ne olduğunu göreceksiniz.

Maalesef durum bundan ibaret...

Yukarıda belirttiğim gibi, tavanda durum böyle.

Tabanda da seçim hazırlıkları var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ilk kapsamlı değişimi, geçen hafta yaşanan kabine değişikliğinde görüldü.

AK Partiliye de sürpriz olan bu kapsamlı değişim, haliyle çok yankı bulduğu gibi, gözleri de şimdi teşkilatlara çevirdi.

AK Parti'de kongre takvimi uyarınca delege seçimleri başladı. Konya’daki bu çalışma ile ilgili olarak İl Başkanı Musa ARAT’ ile telefonla görüştüm. Başkan Arat her şeyi ülke ve millet için yaptıklarını, koltuk sevdasında olmadıklarını, delege ve diğer seçimleri de hakkaniyet içinde yaptıklarını, her iddiaya cevap verecek durumda olduğunu söyledi. Arat ile ortada dolaşan iddialarla ilgili yazımı ise yarınki yazımda anlatacağım.

 

Öğrendiğime göre AK Parti Genel Merkezi'nin kongrelerle ilgili planlamasına göre, 1 Eylül'de başlayacak Kurban Bayramı'nın bitimiyle birlikte süratli bir şekilde ilçe kongrelerine geçilecek. Yıl sonu itibariyle il kongresinin yapılması hedefleniyor.

AK Parti;

Kurulduğu günden bu yana önemli bir düsturla faaliyet gösteriyor. Bu uygulamaya; Parti içinde "istişare" deniyor.

Bu "istişare"ye göre de, birkaç istisna hariç kongreler tek adaylı yapılıyor.Biraz da kazanılan bu alışkanlıklardan dolayı, teşkilat içindeki birtakım rahatsızlıklar gün yüzüne çıkarılmıyor.Halen yürütülen delege seçimleri, iddia edildiği gibi "kapalı kapılar ardında" yapılıyor olsa dahi, hiçbir ilçe başkanının henüz yeniden seçileceği garanti değil.

Üzerinde uzlaşılan isimle, tek adaylı olarak kongrelere gidilir. Bu konuda Konya’da bizce malum birkaç isim üzerinde duruluyor ama, son söz sanırım Erdoğan’da biter.

Bakanlar Kurulu'nda yapılan büyük çaplı değişimin ardından sanki teşkilatlardaki değişime dair beklenti de yükseldi. Bekleyip görelim.

Bu yazı toplam 280 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.