1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Seçim ve gönül seferberliği
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim ve gönül seferberliği

A+A-

Dünde yazdım.

Bir kutsal bayramı daha acısıyla,tatlısıyla,hüznü ve sevinciyle geride bıraktık. Allah yenilerine kavuştursun.

Bu bayramda  Korana Virüs vardı.Pek eş ve dostla  sarılıp kucaklaşamadık ama, önemli olan sağlık olduğuna göre bunu yapmak durumundaydık ama, ne yazık ki, Korona Virüs vakasında azalmalar devam ederken, artışta görüldü.Bu durum can sıkınıcıdır. Uyarılar ortada,tedbiri elden bırakmamak gerekir.

Yine belirteyim, eskiye rağmen,bu bayram da trafik kazaları az oldu. Buda sevindiricidir.

Bayram’da pek siyaset konuşulmadı ama; bayram sonrasında ortalık yine hareketlenecek gibi görünüyor.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti genel başkanı R.Tayyip Erdoğan bayram sonrasında alana ineceklerini ve gönül seferberliği başlatacaklarını söyledi.Bu durum iyi bir düşünce ama,inşallah istenildiği gibi olur.Gerginliklere kutuplaşmalara  neden olacak hareket ve davranışlardan uzak durulur.

“Gönül seferberliği”, kavramı, insanı heyecanlandırıyor...  Erdoğan’ın “Ülkemizde tüm farklılıkların ötesinde 83 milyon vatandaşımızın tamamının ortak paydasını teşkil eden değerlerin ve beklentilerin tek temsilcisi AK Parti'dir. (…) Sokağa çıkma kısıtlaması günlerinde telefonla ulaşarak, çarşambadan itibaren de bizzat sahaya inerek, milletimize gidecek, kendimizi anlatacak, onun da derdini dinleyeceğiz" şeklindeki sözlerinden ise neredeyse herkes, “seçim çalışmaları başlıyor” anlamını çıkardı..

Bunun yanı sıra  bir süre önce bazı oda seçimlerinin yapılmasında  değişikliğe gidilmesini Cumhurbaşkanı Erdoğan görüş bildirmesi bazı odalarda tepkiye neden olmuştu.

Kim ne derse desin,Türkiye  Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini  benimseyemedi. Sivil toplum kuruluşlarında bile tek adama karşı tepki vardır.Başkan kendi başına bir karar alamamakta ve yönetim kurulu kararı ile alınırken, 85 milyonu  yönetmek tek adamla mümkün olamamakta ve bombe yapmaktadır.Bundan vaz geçilmelidir.

Ancak erken seçimin olmayacağını söyleyen iktidarın  bir takım çalışmalar başlatması,milletvekili transferinin önüne geçilmesi yönünde hazırlıkların yapılması dikkatlerden kaçmamaktadır. Şahsen bende  bu transferleri kabul edenlerden değilim.Ancak şunu da belirtelim ki, yakın geçmişte İYİ Parti’den üç transfer yapıldı.Bunun ikisi AK Partiye,biri MHP’ye geçti. Bunları hatırlayınca insanın aklına gelen ik soru, Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu diyesi geliyor.

Birde baraj meselesi var.Bildiğim kadarıyla dünyanın hiçbir ülkesinde bu oranda bir baraj yoktur.Bunu kaldırmak gerekir.Böylece demokrasinin gereği yapılmış,her görüş mecliste temsil edilir.Yanlışı olan olursa da cezasını çekmelidir.

Ahlak ise, millidir, toplumsaldır, yazılı olmayan davranış kurallarını içerir. Bu durumda etik; yazılı, evrensel ve felsefi ahlak kuralları iken, ahlak ise yazılı olmayan, kültürel kurallar olmuş oluyor.

Siyasi etikten yıllardır bahsedilir.Yine bildiğim kadarıyla Gelecek Parti Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu bu konuda partisinden istifa etmeden bu konuyu gündeme getirmesine karşın,bu kabul edilmemişti.Davutoğlu ile yaptığım bir söyleşide bunun detayları ile bana anlatmış ve bu yasanın çıkartılması gerektiğini belirtmişti.

Türkiye’de siyasi etik de ahlak da sorunludur. Bunların birbiriyle ilişkilendirilmesi gerekir. Ayrıca siyasi etik, evrensel ahlak kurallarını içerdiği için yazılı olması şarttır. Ve tıpkı iş ve meslek etiği gibi, ilgili olan herkesin önceden bileceği şekilde düzenlenmiş olması gerekir.

Siyasi ahlaktan bahsedenlerin, evrensel dürüstlük, doğruluk, adalet, hak ve hakkaniyet kurallarıyla temel insan haklarına uymaları sanıldığı kadar kolay değil.

Bir kere Türkiye’de kanun çıkarma görevini ahlaken düzenlediğinizde, örneğin torba kanun çıkarmamanız gerekecektir. Bunu parlamentodan kısa zaman çıkartırsak,Türkiye’de siyasi dilv e ahlak daha anlamlı olur.

Shakespeare diyor ki:

Bugün ne olduğunuz, dünkü yaptığınız tercihlerinizin sonucudur.

Yarın ne olacağınız ise,

Bugünkü vereceğiniz kararlarınızın sonucu olacaktır.

Yazımı bir fıkra ile noktalayayım.

Biri Matematikçi, biri Mantıkçı 2 kadın, akşam karanlıkta evlerine dönerlerken, Matematikçi kadın Mantıkçı olana dönerek :

-"Yaklaşık 20 dakikadır bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklaşıyor. Şu anda aradaki mesafe 50 metre..." der.

Bunun üzerine Mantıkçı kadın bunun tek bir mantıklı açıklaması olabileceğini ve adamın kendilerine tecavüz edeceğini ve daha hızlı yürümeleri gerektiğini söyler. Kadınlar daha hızlı yürümeye başlarlar.

2 dakika sonra Matematikçi kadın :

-"Adam da hızlandı ve aradaki mesafeyi kapatıyor, şu anda 30 metre arkamızda..."

Mantıkçı kadın :

-"O zaman mantık olarak koşmamız gerekir...."

Kadınlar koşmaya başlar ve 3 dakika sonra

Matematikçi olanı :

-"O da koşuyor ve arayı kapatıyor şu anda mesafe 10 metre..."

"O zaman bizi yakalayacak, mantıklı olarak düşünürsek birimiz sağa diğerimiz sola saparak eve ulaşmaya çalışalım, en azından birimiz kurtulur..."

İkisi de farklı yönlere doğru koşmaya başlar.

Matematikçi 20 dakika sonra eve ulaşır ve telaş içinde beklemeye başlar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra Mantıkçı kadın da gelir.

Matematikçi sorar :

-"Ne oldu, ne yaptın ?"

-"Adam beni takip etti, mesafe üç-beş adım kalmıştı, mantık olarak daha fazla koşmanın anlamı yoktu...."

-"Eeee ?..."

-"Ben durdum, adam da durdu"

-"Sonra ?..."

-"Ben eteğimi kaldırdım, o da pantolonunu indirdi."

-"Peki daha sonra ?.."

*-"Ne olacak ? Eteğini kaldırmış bir kadın, pantolonunu indirmiş bir adamdan daha hızlı koşar...

***

Bu gün Türkler için önemli bir gün.

Birincisi  29 Mayıs 1953 tarihinde ecdadımız Fatih Sultan Mehmet’in  önderliğinde Türklerin  yıllardır süren  Bizans İmparatorluğuna son verip, İstanbul’u fethetmesi ve bir çağın kapanıp,bir çağın açılması günüdür.

Ancak ne yazık ki,günümüzde bile hala Bizans kalıntısı beyinler mevcut.Yüce Milletimiz bunları da  zaman içinde temizleyecektir.  Ne mutlu Fatih’in torunlarına,ne mutlu TÜRK’ üm diyenlere…

İkincisi Korana Virüs nedeniyle haftalardır kapalı olan camilerimiz bugün Cuma namazı ile ibadete açılacak.Allah’a şükürler olsun.Bundan böyle öğle ve ikindi namazlarımızı camilerde eda edebileceğiz.Benim ricam ise  ne olur dikkatli olalım ve sosyal mesafeye dikkat edelim.Cumanız mübarek olsun.

Bu yazı toplam 308 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.