1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Seçimin Anlamı : İstikrar Mı ? Kaos Mu ?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçimin Anlamı : İstikrar Mı ? Kaos Mu ?

A+A-
Geçtiğimiz yıl sonu 17 Aralık gelişmelerinden sonra dikkatle bakılırsa bazı çevrelerin kıyasıya başbakanı eleştirdiğine ve onun gitmesi için yoğun çaba gösterdiğine milletçe tanık oluyoruz. Bir gitsin de ne olursa olsun, bir şekilde çözülür anlayışının hakim olduğu geleceği belirsiz bir takım beklentiler ile koskoca memleketimizin üzerinde planlar yapıyorlar. Vatandaşın geri planda takip etmesiyle ortaya çıkan bir takım gerçekler dile getiriliyor. Hükümetin gitmesi için yoğun çaba gösteren çevrelerin ülkeyi gerecek ve faizleri hoplatacak olan beklentileri, labirentin çıkışında ki gerçeği ortaya döküyor. Evet karşımıza çıkan şey, hepinizin tahmin ettiği gibi faiz lobisidir. Bu tür zavallılar kaostan beslenirler. Ülkenin ekonomik krize girmesinden beslenirler. Anayasa kitapçığının fırlatılmasından beslenirler. Koalisyon hükümetini oluşturan partiler arasında ki bitmek bilmeyen kriz ve kavgalardan beslenirler. Vatandaşın gelir düzeyinin düşmesinden beslenirler. IMF’den borç alınmasından beslenirler. Çünkü bu zihniyette ki adamların en büyük düşmanı istikrardır. İstikrar olduğunda halkın sırtına daha fazla binemezler. İstikrar olduğunda gece siz mışıl mışıl uyurken cebinizde ki son meteliğe göz dikemezler. İstikrar olduğunda yemeğinizde ki lokmalara göz dikemezler. Onların kapitalist zihniyetlerinin temelinde egoizm vardır. Kendi azgın ve şehvani beklentileri vardır. Daha fazla lüks ve sefahat vardır. Kısacası 76 milyonun karşısında sadece yüzlerle ifade edilebilecek olan bu güruhun bugünkü yaşananların temelinde eli vardır. AK Parti hükümetince yok olmaya doğru giden faiz belasının kendi geleceklerini karartacak olması karşısında bu mutlu azınlığın dışında kalan milyonlarca vatandaşımız vardır.

Bugün yaşanan gelişmelerde hakka mı batıla mı hizmet ettiği belirsiz olan bir cemaat oluşumunu da yanlarına alarak gitmeye çalıştıkları nokta ülkenin geleceğini sabote etmektir. Alnı secdeden kalkmayan ak saçlı dedelerimizin, ağzından dualar eksilmeyen ninelerimizin, akşama kadar canhıraş çalışan alnından şapır şapır ter dökülen işçilerimizin, sabahın köründe okul yoluna düşen minicik yavrularımızın, köyde ki tarlasında nefes nefese mahsulünü hasat eden çiftçilerimizin, camiinde halkımıza yüce dinimizi daha iyi anlatarak çabalar gösteren imam kardeşlerimizin ve daha nicelerinin huzurunu bozmaktan başka bir yola çıkmayan bu menfur faaliyetlerin sonunda ülkemizin 2002 öncesi ekonomik buhrana düşmesiyle bugün sessiz kalanların ağlamaya hakkı yoktur. O yüzden yaklaşmakta olan seçimlerin yerel seçimler olmasından öte çok daha fazla anlamı vardır. Bu seçim “ İstikrar mı istiyorsunuz, kaos mu istiyorsunuz?” seçimidir. İstikrar isteyenler bugünün şartlarında diyelim ki hükümete kızdığı gelişmeler olsa dahi AK Partiye destek olmak durumundadırlar. Kaos isteyen kesimler ise geriye kalan diğer partileri tercih edebilirler. Çünkü AK Parti’nin tekrar iktidara gelememesinin anlamı yeni bir koalisyon hükümetine gebe kalmak demektir. Yaşı 15’lerin üstünde olan birçoğu koalisyonla yönetildiğimiz günleri hatırlasınlar. Hele en son Ecevit’li dönemde yaşanan kaos ortamının devamında kimsenin istikrar beklentisi ve umudu dahi kalmamıştı. İşte bu umutları AK Parti yeniden yeşertmişti. Bu sebepten dolayı dünyada ki kapitalist sistemin egemen unsurlarının Türkiye’ye biçtiği rol olan “Kalktığında indir, indiğinde kaldır” talihsizliğinin yeniden yaşanmaması için AK Parti’yi desteklemeliyiz. Bugün kızgınlıklarınızı bir tarafa bırakın. Kırgınlıklarınızı unutun. Kollarınızı mevcut hükümetimizin partisine açın. Bu hükümeti devirmeye muktedir olsalar devamında faiz lobisinin tekrar kabaran iştahı ile ülkemizin tüm milli gelirleri yine içeriden ve dışarıdan destekli birkaç zenginin kesesine akmaya devam edecek. Güçlenen ekonomimiz hemen çöküşe geçecek. Kurduracakları koalisyon hükümetiyle oynaşmaya başlayacaklar. Birbirine kırdıracaklar. Onlar daha fazla bakan, daha fazla genel müdürlük, senin projen benim projem, senin ideolojin benim ideolojim, kadrolaşma kavgaları yaparken faizci çevreler, kendilerine açılan musluğun ucundan yemlenmeye başlayacaklar.

Hükümetimiz tarafından başlatılan dev projeler, bu sınırlı sayıda ki zenginin cebini şenlendiren paracıklar yüzünden askıya kalkacak. Bir süre sonra da ödenek yetersizliği ve bilmem daha başka ne gerekçelerle iptal edilecek. Batı dünyası kendilerini geride bırakan Türkiye’nin kendilerinden geri kalmasından ötürü çok mutlu olacaklar. Alaycı gülücüklerle bizi alkışlayacaklar. Bunu biz beceremedik ama kendi kendinize çok iyi becerebildiniz naraları atacaklar. İki kuruşa muhtaç olan bir zamanlar mevcut ülke başbakanının 1 milyar dolar borç alabilmek için Amerikan başkanı karşısında ki süklüm püklüm halini çoğumuz hala hatırlıyoruz. Yüz kızartıcı iç karartıcı bu görüntülerin tekrar yaşanmasıyla emperyalist güçler Osmanlı’yı bir kez daha içten fethetmenin yani yıkmanın coşkusunu yaşayacaklar. Bugün bitmesi için kıyasıya mücadele ettikleri başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı mumla arar hale geleceğiz. Heykel fikrine hep karşıyımdır. Ama gelecek nesillerin gözünde Sayın Erdoğan ülkemizin dört bir yanında Atatürk’ten sonra heykeli dikilmesi için mücadele verilen bir lider olarak tarihe geçecektir. Evet bugün sıcağı sıcağına bunu hissedemiyoruz ama gelecek gösterecek ki mevcut arasında bugünkü gelişmişlik mantığına muvaffak olamayacak olan diğer başarısız parti liderlerinin çaplarının darlığı, bunu ortaya koyacaktır. İşte bu yüzden AK Parti’yi desteklemeye mecbur hissediyorum. Benimde kızdığım bir takım icraatlar elbette ki var. Ama pireye kızıp yorganı ateşe atmayacak kadar da rabbime şükürler olsun aklım başımdadır.

Daha ne yazayım a dostlar! Hala ikna olamadıysanız buyurun bildiğiniz gibi hareket edin. Tabularınızla, taassuplarınızla, yurttaşlık narası atanlara, milliyetçilik narası atanlara, milli görüş narası atanlara destek olmaya devam edin.
Ama unutmayın. Kendi düşen ağlamaz, daha doğrusu ağlayamaz.
Bu yazı toplam 76 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.