1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. SEDİRLER ÇAĞRIŞIMLARI....
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

SEDİRLER ÇAĞRIŞIMLARI....

A+A-

Amcazademiz Av. Naci Yıldırımın vefatı dolayısıyla Konya’ya Hacı Veyis Camine kalkacak cenaze namazına katılmak için yola çıktım.

Ancak zamanında yetişemedim. Definden sonra hısım akrabalarla görüştükten sonra eski garaja uğrayarak Çumra’ya doğru yola çıktım.

Rahmetli Naci Yıldırım’ın anlatımı ile ;

1969 yılında arkadaşlarımla Adana’ya gittik. Orada Partinin ismi, amblemi değişecekti. Gençlik teşkilatının amblemi belirlenecekti.

Konya’dan gelen üç Avukat olarak bizi komisyona seçtiler.

Komisyona ben, İhsan Ceylan ve Muammer Şahin seçildik. Kolay değil partinin ismi değişecek, amblemler belirlenecek.

Üç gün bu konuda çalıştık.

Rahmetli Dündar Taşer geldi. Ağabey diyorum hepimizden yaşca çok büyüktü ve her birimiz kendisine ağabey diye hitap ederdik.

Üç hilali şöyle bir döndürelim ne dersiniz dedi.

Almanların gamalı haçına benzer diye karşı çıktık.

Olmaz Dündar Ağabey dedik.

Dedim ki, üç hilali Osmanlı Bayrağındaki gibi alalım.

Birinci hilal, İslamiyet’ten önceki Türklüğü temsil eder.

İkinci hilal, Türk Milletinin İslamiyet’le müşerref olmasını temsil eder.

Üçüncü hilal, Türklük şuuru ile İslamın manevi ruhu birleştikten sonra meydana gelen güç ve kudreti temsil eder.

Dündar Taşer Ağabey dedi ki, komisyon sözcüsü olarak bunu sen dile getir.

Böylece partimizin amblemi üç hilal oldu.

Mustafa Kemal Erkovanlı, Partinin Genel Sekreteriydi. Avukattı aynı zamanda.

O bize parti ismi olarak Milli Hareket diye bir isim getirdi.

Milli tabiri için, Bakanlar kurulundan izin alınması gerekiyordu.

Böyle bir izin aldınız mı diye sordum. Hiç aklıma gelmedi dedi.

Milliyetçi Hareket dersek, izin alınmasına gerek kalmaz dedim. Ve bu görüş kabul gördü. Yeni kurulan partinin adı Milliyetçi Hareket Partisi oldu.

Ne zaman eski Konya’ya gelsem hep aklıma okul yıllarımdaki, Sedirler gelir.  

Sedir Konya’nın en eski mahallerindendir. Bizim Sedirler Mahallesine ilgimiz Konya’da Okul için bulunmamızdan gelmektedir.

1984 yılında Sedirler Mahallesinde Köprübaşı Karakolu yakınında Hacı İvaz Camii yanında oturduk.

Ev sahibimizin adı Ali idi. Ev sahipliğinden çok bize babalık yapmıştı. Ne unutmak ne de hatırlamamak mümkün değil.

O yıllarda çay bulmak mesele idi. Ali Amca ne yapar yapar bizi çaysız koymazdı. Bir şekilde çayımızı tedarik ederdi.

Sonrasında teşekkür etmeye kalkıştığımız zaman da;

--- Hacı Ahmet;

Dünyanın elli bin türlü hali,

Her haline hazır bu Sedirli Ali,

Ben rahat mı yatacağım?

Per perişan iken Hacı Ahmet’in Hali!

Diye bağırırdı.

Evin önüne çıkar karşıdaki koskoca meşe bakarak iç çekerdi. Ben;

--- Ne hayır Ali Amca, çok derinden iç çektin? Deyince cevap verirdi.

--- O koca meşe ağacının olduğu bahçeli ev benimdi. Gönüllü gönülsüz elimden aldılar. Ne zaman o tarafa baksam içim yanar.

--- Ali Amca senin o eve, bahçeye ihtiyacın mı var? Allah daha çok versin dört dörtlük evlerin, bağın bahçelerin dahası dükkânların ve tarlaların var. Dediğimde;

--- Doğru ancak, ilk göz ağrım her tarafında el emeğim var Hac Ahmet! Ben Cenabı Allah’tan aynısını istiyorum. Hazinesi bol aciz kulunun isteğidir.

Yıllar sonra Sedirler Mahallesine yeğenimin Yanık Camii yanında bulunan İlkokuldaki sınavı vesilesi ile gittim. Oturduğum ev ve çevresini tanıyamadım.

Bahçeli evlerin yerine çok katlı binalar yapılmış. Ali Amcama ah ettiren iç çektiren koca meşe ağaçlı bahçeli evin de yerinde site dikilmiş.

Yolun ortasındaki dişbudak ağaçları duruyor. Cadde genişletmişler, trafik ışıkları geliş gidiş yolları kaldırımlar, refüjler ( orta kaldırımlar) derken Hacı İvaz Camii yanındaki çeşmeye dokunmamışlar.

Mahallenin etliekmek fırını da kentsel dönüşümden nasibini almış.

Bugün tekrar Ali Amcayı rahmetle anıyorum

Ali Amca ve ailesi ile sevgi, saygı çerçevesinde dünle bugün buluştururduk. Yarınların elinden sağlam tutmak adına dünden bugüne dem alırdık.

Çok ilerlemiş yaşına rağmen bizimle gençleşirdi.

Şimdi Sedirler Yanık Cami yanından geçerken biran ta eskilere gidiverdim

Bu yazı toplam 903 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.