1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. SELAMIN FAZİLETİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

SELAMIN FAZİLETİ

A+A-

İmran bin Husayn radıyallahu anh anlatıyor:
Bir adam, Allah’ın Resulüne geldi ve «esselâmü aleyküm» dedi. Peygamber aleyhisselâm da, «aleyküm es – selâm» diyerek selâmını aldı. Sonra adam oturdu. Peygamber aleyhisselâm bu âdâmın «esselâmü aleykum» demesiyle alâkalı olarak: – On sevab! Buyurdu. Sonra bir başka adam geldi ve «esselâmü aleyküm ve rahmetullah» dedi. Peygamber aleyhisselâm aynı şekilde «ve aleykum es – selamü ve rahmetuilahi» demek suretiyle onun da selâmını aldı. Adam oturdu. Adamın böyle demesi sebebiyle Peygamber aleyhisselâm:   – Yirmi sevab! Buyurdu.
Daha sonra bir başkası geldi ve «esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtuhû» dedi. Allah’ın Resulü aynı o adamın söylediği şekilde selâmını aldı. Adam oturdu.
Peygamber aleyhisselâm bu adamın selâmı sonuna «ve berekâtuhû» yu ilâve etmesi üzerine de:
– Otuz sevab! Buyurdu. Kaynak; Ebû Davud, Tirmizî
CEHALETİN İLACI SORMAKTIR
Câbir radıyallahü anh anlatıyor: Arkadaşlarımla beraber sefere çıkmıştık. İçimizden birinin başına taş isabet etti ve başını yaralayıp kemiğini kırdı. Sonra aynı adam uykuda ihtilâm olduğu için, arkadaşlarına:  – Teyemmüm edebilir miyim, bu hususta benim için ruhsat buluyor musunuz? Diye sordu.
Arkadaşları da:  – Hayır, su mevcut oldukça teyemmüme ruhsat yoktur, diye cevap verdiler. Bunun üzerine o şahıs gusül abdesti aldı ve açık vaziyetteki yaradan içeriye giren suyun tesiri ile vefat etti. Peygamber aleyhisselâmın huzuruna geldiğimiz zaman, kendisine hadiseyi naklettiler.
Bunun üzerine Resûlüllah aleyhisselâm:
– Adamı öldürmüşler, Allah onları öldürsün, buyurdu.
Ve «Bilmiyorlarsa sorsaydılar ya; cehaletin ilâcı sormaktır, o adama teyemmüm etmek kâfi gelirdi. Yarasına da bir bez parçası koyar, üzerine mesh eder ve vücudunun diğer yerlerini de yıkardı» diye ilâve etti.  (Kaynak; Ebû Davud)
ANNEYE HİZMET
İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ’ya ibadet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ’ya ibadet kardeş, yaptığı ibadetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:  -Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibadet edeyim, dedi. -Kardeşi kabul etti. İbadet ederken secdede uyuya kaldı ve o anda bir rüya gördü. Rüyasında bir ses ona: -Kardeşini affettik, seni de onun hatırı için bağışladık, deyince genç: -Ben Allah Teâlâ’ya ibadet ediyorum. Kardeşim ise anneme hizmet ediyor. Fakat beni onun yaptığı amel yüzünden bağışlıyorsunuz, dedi. Ses ona: -Evet, senin yaptığın ibadetlere bizim hiç ihtiyacımız yok. Fakat kardeşinin annene yaptığı hizmetlere annenin ihtiyacı vardı, karşılığını verdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar