1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Selçuk Bey, Örnek Bir Marka Olur Mu?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Selçuk Bey, Örnek Bir Marka Olur Mu?

A+A-
Konya Ticaret Odamız yeni dönemde başkan Selçuk Öztürk’ün de yoğun çabaları ile ciddi bir faaliyet yürütüyor. Konyamız’ın sorunlarından olan marka isimler çıkaramama ile alakalı can sıkıcı karalama çabaları dahi Sayın Öztürk’ün yaptığı çalışma azmini ve başarıları gölgeleyemedi. İşte bu sebeple uzun zaman aradan sonra Sayın Ahmet Davutoğlu sonrasında markalaştırabileceğimiz bir isimdir Sayın Öztürk…
Çok mu abarttım!
Asla değil.
KTO seçimleri öncesinde uzun süre Selçuk Bey’le bir araya gelme ve sohbet etme fırsatım oldu. Kendisinde natürel yaşam tarzı Konya’mızın alışkın olmadığı güzel bir halkla kaynaşmaya yatkın yapı var. Bu güzel hasletini görevde bulunduğu sürece kaybetmemesini ümit ediyorum. Bir insanın normal hayatta ne ise, görev aldıktan sonra da aynı doğal yapısını bozmadan sürdürmesi çok önemli bir haslettir.
Çünkü bu konuda tezat teşkil eden örnek verebileceğim o kadar çok insan var ki!..
Örneğin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Akyürek iyi bir insandır. Hoş insandır. Ama son zamanlarda sergilediği halktan uzak yapısı hep eleştiri almaya başlamıştır. Bu yapısını seçim zamanlarında değiştirip halkın içine çıkıyor. Ama devamında değişen bir şey olmuyor. Seçildikten sonra tekrar kabuğuna çekiliyor. Aslında yapması gereken emin insanları görevlendirip projeleri önlerine koyduktan sonra devamlı halkın içinde olmasıdır. Bir gün Aydınlıkevler mahallesinde, bir diğer gün Sedirler’de, bir başka gün Yaka Meram’da halkla içiçe olacak şekilde gezip dolaşmalı onlarla sohbet etmelidir. Başka bir zamanda da Organize Sanayi Bölgelerinde, Ayakkabıcılar İçi’nde, Eski Sanayi’de gezip nabız yoklamalı ve dert dinlemelidir.
Bunu “Mahalle Günleri” programları yaparak geçiştirmekle bir yere varılamaz. Orada kendisinin hitabının ardından halk, komedyenlerle, şarkıcılarla, türkücülerle, hokkabazlarla baş başa bırakılıyor ve yine halkın içine girmekten uzak bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Özellikle bu ikinci döneminde iyice belirginleşen bu gidişata bu kez son vermediği takdirde Konyalı kendisine tatsızda olsa bir sürpriz yapabilir. Önceki seçim dönemlerinde kendisine bu satırlardan olabildiğince destekleyici ve hizmetlerini deklare eden yazılarım sebebiyle devamlı belediyeden teşekkür telefonları gelirdi. Şimdi bu eleştirel yaklaşıma dair yazılarım çıktığından bu yana hiç telefon alamıyorum. Kendisini devamlı övgüye şartlandırmış ve eleştiriye uzak bir yönetim anlayışı, basın ve yayın organlarını arkasına alıp onları pohpohlamakla ortaya çıkan övgü içerikli yazılar aslında gerçek görüntüyü gizleyen ve geleceği görebilecek feraseti tıkayan tehlikeli bir tercihtir. İnsan eleştiri aldıkça pişer ve olgunlaşır. Bu sebeple sabra dayalı yapısı oturur. Kendisini doğruya götürecek çabanın temelinde alacağı eleştiriler yatar. Bugüne kadar eleştiri yaptığım için etrafımda çoğunu ciddiye almadığım birileri hortladı. Bunlar beni tu kaka ilan ettiler. Eleştirel yaklaşımlarım karşısında dışladılar. Ben çözümü dayattıkça karşımda planı sekteye uğrayacak ve hortumsal gidişatları sekteye uğrayacak birilerinin tavırlarına muhatap oldum.
Geçmiş zamanlarda da yazılarımı yazarken eleştiriler karşısında bana tavır koyan kişilerin bugün sıfattan soyut haliyle girdiği yalnızlık hislerine bizzat şahit oluyorum. Şimdi onların birçoğuyla muhabbetin dibini buluyoruz. Sıfatı kaybedip ortaya düşen zevat nedense birden dost oluveriyor. İşte bu neden oluyor biliyor musunuz? Samimi olmadıklarından oluyor. İnsana en büyük dersi yaşadığımız hayat veriyor. İnsanların hakkını yemekten zerrece sakınmayanların sonunu gözlemliyorum. İçimden sadece “Allah hidayet versin” diyorum. Gelecekte bu durumlarını görmeyi beklediğim ömrüm ya da ömürleri vefa ederse on kadar isim var. İnsan ömrünün istisnalar dışında yüz seneyi bile bulmadığı bu dünyada neyin çabasını verdiklerini hissediyorlar. Etrafa mazlum ve acı edebiyatıyla nida ederek deveyi hamuduyla götüren kişilerin akıbetleri de yalnızlıktır. İnsanın üç kişiliği var : gerçek kişiliği, gerçek olduğunu sandığı kişiliği, gerçekten olabileceği kişiliği…
Söz yine uzadı.
Konumuz Konya Ticaret Odası Başkanımız Sayın Selçuk Öztürk idi. Laf döndü dolaştı nerelere geldi?
Sayın Selçuk Başkan gerçekten çok aktif ve başarılığı bir kişiliğe sahiptir. Lütfen kendisine çabasında sadece destek olun. Köstek olarak küskünler ordusuna bir kişi daha eklemeyin.
Konya için bugünden tezi yok, marka isimler oluşturalım. Konya’yı temsil eden vekiller geçmişten bugüne kadar silik bir görüntü sergilediler. Sayın Davutoğlu eğer seçilmeden önce Konya’da olsaydı. Onunda işini bitirir ve küstürürdük.
Sayın Selçuk Öztürk’ten yapmasını tavsiye edeceğim bir konuyu buradan sizlere de aktarmak istiyorum. Konya’da yaşları 25 ile 50 arasında değişen isimlerden teşkil edilmiş, farklı sektörlere hitap eden ticaret meclisleri oluşturulmalıdır. Konya’da ticaretini çok güzel yapan kontrollü firmalar olduğu kadar bu konuda desteğe ihtiyaç duyan çok sayıda firmamız mevcuttur. Bunların birçoğu daha gidecekleri yolu nasıl tayin edeceklerinin farkında değiller. Bu gidişata dur demek için Sayın Selçuk Öztürk başkanlığında Konya Ticaret Odamızı göreve davet ediyorum.
Şimdiden hayırlı olsun.

 
Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.