1. YAZARLAR

  2. Mustafa KARGA

  3. Selçuk Üniversitesi’nde neler oluyor?
Mustafa KARGA

Mustafa KARGA

Mustafa KARGA
Yazarın Tüm Yazıları >

Selçuk Üniversitesi’nde neler oluyor?

A+A-

Bu hafta sosyal medya üzerinde başlayan ve kulislerde devam eden bir tartışmaya tanıklık ettik. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden bir akademisyenin ‘iletişim krizine’ neden olan sözleri dolasıyla bu tartışmalar ortaya çıktı.

Ne demişti o akademisyen: Azimliyiz, size gazeteciliği de adamlığı da öğreteceğiz.

Bu sözü kime diyor: Gazetecilere… Zira yukarıdaki cümlede bir genelleme var. Bu söz üzerine basın camiamızdan birçok isim sert tepki gösterdi. Tepki sosyal medyayla da sınırlı kalmadı, rektör beye Cemiyet Başkanı tarafından gerekli tepkinin iletildiği söylendi.

Olay özet olarak bu.

 

İLEŞİTİM FAKÜLTESİ DEĞERLİDİR

Yaşanan bu olay üzerine Selçuk İletişim’e de bir takım eleştiriler yapıldı. Bu eleştirilerin önemli bir kısmında haklılık payı bulunuyor. Selçuk İletişim’in başarısında düşüş yaşandığı bir gerçek. Ancak bir akademisyenin iletişim kazası yüzünden Selçuk İletişim’in tamamını suçlamak yersiz.

Bizim için Selçuk İletişim; Ahmet Yalçın Kaya, Ruhi Gül, Ahmet Kalender, Aytekin Can, Bünyamin Ayhan, Ahmet Tarhan gibi değerler demektir.  Ve şu anda ismini hatırlayamadığım nice değerli ismin katkılarıyla Selçuk İletişim bir yerlere gelmiştir.

Son yıllarda fakültede yalaka takımı, rüzgar gülleri gibi sıfatlar yakıştıracağımız kişilerin sayısı artmış olabilir. Ama bunlar nedeniyle İletişim Fakültesi’nin tamamını hedef almak yanlıştır.

 

İLETİŞİMSİZ KOORDİNATÖRLÜK

Krizin artmasının bir diğer nedeni de Selçuk Üniversitesi İletişim Koordinatörlüğü… Rektör bey, isteği ekiple çalışmakta özgür. Ancak ekibinin yaptığı yanlışlıklara itirazlar, eleştiriler gelince bunu da rahatlıkla göğüslemelidir. Selçuk İletişim Koordinatörlüğü’nde çalışan isimlerden hiç birini tanımıyorum. Rektör beyin etrafındaki danışmanlarının hiç birini tanımıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim: Üniversitenin basın bültenlerindeki yanlışlıklar bile geriye gidişi, kalitedeki düşüşü gösteriyor.

İletişim Fakültesi’nde akademisyen olan ve Rektör beye danışmanlık yapan bir takım isimler, iletişim koordinatörlüğünde çalışanlar; yine Rektör beyden cesaret alarak sosyal medyada gazetecilere laf yetiştirmeye, toplumun çeşitli kesimleri ile tartışmalar yürütmeye çalışıyor.

Bu insanların görevlerini layığıyla yerine getirmediğinin en güzel göstergesi. Vazifesini yapmak yerine velinimeti olarak gördüğü rektör beyi, sözde savunan bu zatlara bir ayar verilmeli…

 

REKTÖR ŞAHİN’İN ŞANSI

Bütün bu tartışma ve derinlerde saklanan rahatsızlıklara rağmen Rektör Mustafa Şahin’i hedef alan, ağır sayılabilecek eleştiriler yapılmadı. Hele hele üniversite içinde yaşanan rahatsızlıklar, dönen olaylara hiçbir gazeteci el atmadı. Bunun önemli iki sebebi var. Birincisi Sayın Şahin, kamuoyu ve basının saygı duyduğu bir akademisyen. Rektör beye bu görevi veren iradeye duyulan saygı da çarşının –şimdilik- karışmasını engelliyor.

İkinci sebep ise Rektör Yardımcıları… Rektör beyin, öylesine değerli 4 yardımcısı var ki, eleştirilerin dozunun artmasını engelliyor, bu faktör.

Ahmet Kağan Karabulut, Mehmet Okka, Hüseyin Kara ve Abdullah Topçuoğlu hocalara ayıp olmasın diye bile birçok eleştirinin önü kesiliyor.

Selçuk Üniversitesi, Konya’nın gözbebeği… Yıpratmaya kimse niyet etmemeli… Ancak üniversiteye hizmet etmek için varolan isimler, bu yıpratmaya neden oluyorsa, bunun da önü kesilmeli… Sayın Şahin, bir an önce irade gösterip, ekibinin ‘titreyip kendine gelmesini’ sağlamalı.

Ve akademik başarıda yaşanan düşüşü tersine çevirmeli.

Sorunları halının altına süpürmekle yok edemeyiz. Bir gün halının altına sığmadığında, sorun dağının altında çok kişi kalabilir…

Bu yazı toplam 640 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum