1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Serbest Düşünceler
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Serbest Düşünceler

A+A-
Doğumla beraber sosyalleşme sürecine giren birey, büyümeye ve gelişmeye devam ettikçe daha fazla farklı insanlar ve olayları da tanıyıp yaşamaya başlar.
Çocukluğumuzdan itibaren önce ailemizde, sonra okulda, sonra mahallede, sonra televizyonda, sonra müziklerde ve belki kitaplarla ve belki de öğretmenlerimiz ve rol model aldığımız diğerleri ya da arkadaşlar, her birisi ya da birkaçı gelişme ve büyüme çağımızda bizi etkilemiş ve yönlendirmiştir.

Burada yanlış ya da yolunda olmayan bir süreç yoktur, aksine doğal ve normal bir süreç de izlemişizdir. Fakat kişiliğimiz şekillendikten sonra artık tutum ve davranışlarımızı, inançlarımızla aklın ve bilimin ve vicdanın rehberliğinde yeniden formatlamak da ihtiyaç halini alır. Yetişkin olup hala çocuksu ya da ergen düşüncelerle hareket etmek yetişkin rol ve davranışlarımızı da sekteye uğratmaktadır. Küçük yaşlardan itibaren rasyonel ve özgür düşüncenin aksine dayatmacı, hakim kültürün ya da egemen düşüncenin taassupla benimsetildiği toplumlarda tek tip insan modeli yaygın bir profil olarak karşımıza çıkar. Tek tip dediğimiz zaman, koro halinde düşünen, hareket eden, aynı ya da farklı problemlere benzer çözümler ya da çözümsüzlükler sunan bir anlayışı anlıyoruz. Çünkü bu durumda, toplumu yöneten yöneticiler değildir, yöneten ve yol gösteren taassup ve dayatma ile aktarılmış resmi ideolojilerdir.

Bu nedenle toplumun kronikleşmiş sorunlarına cesaret ve özgüven içinde yaklaşıp çözmeye çalışan devlet adamlarını da darbe, propaganda ile görevden el çektirirler ve benzeri yöntemlerle cezalandırırlar ve sorunlar devam eder gider. Bu sorunlar kronikleşir ve herkes bunu kabullenir ve hep öyle olduğunu, olması gerektiğini düşünürler. Hatta farklı bir ses olursa, bu kronikleşmiş alışkanlıkları ve sorunları değiştirmeye ve çözmeye çalışınca koro halinde bir direnç oluşur. Bu direnç güçlü olursa değişime izin vermez, çünkü değişim risklidir, egemen düşüncenin avantajından yararlanan imtiyazlı sınıflar bunu paylaşmak istememektedir.
Bu bilgiler ışığında içinde yaşadığımız çevrenin ya da toplumun baskıcı ve dayatmacı anlayışına kişisel bir direnç oluşturup rasyonel ve gerçekçi bir düşünce geliştirmek gerekmektedir. Alışkanlıklar ve sorunların kökenine hep birlikte bakacak özgüven ve yüzleşmeye hazır olacak kadar kendimizle, tarihimizle barışık olmalı, seçme şansımızın olmadığı özelliklerimizi ön plana çıkarmak yerine insanlığa, insanlara ve dinimize ve ülkemize hizmet eden kişilere, fiilleri, düşünce ve eylemlere sahip çıkıp desteklemek gerekmektedir.

Çünkü yeryüzünde önce Konyalı, Ağrılı, Türk, Kürt ya da Arap değilizdir, önce insanızdır. Duyguları ve sevdikleri olan seven ve saygı duyan bir insanızdır. En önemlisi de iyiliği emredip kötülükten sakındırma vazifesinin tevdi edildiği bir dine inanıyoruz, bu nedenle iyi olanı yüceltip ve desteklemek, kötülüğe ve kötü olanlara karşı tavır alıp engel olmak inancımızın da bir gereğidir. Bu bilgiler ışığında dini değerlerin evrensel değerlerden daha da fazla insan sevgisi, iyilik, masumiyet ve saygıyı ön plana çıkardığını biliyoruz.

Öyleyse alışkanlıkların ve kalıplaşmış düşüncelerin dışına çıkıp, seçme şansımızın olmadığı özelliklerimizle övünç duymak yerine bize öğretilen tabuları, realize etmeden inançlarımızın ilkesinde akıl ve bilimin ışığında değerlendirip görmek gerekmektedir. Selam ve dua ile.
 
Bu yazı toplam 110 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.