1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Şerife Nine’nin Milyonlara Verdiği Ders
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Şerife Nine’nin Milyonlara Verdiği Ders

A+A-
Geçen haftanın gündem maddelerinden Şerife Ninemizi hatırladınız mı? Hani, bugünlerde kendisini çağdaş, ilerici, modern olarak tanımlayan bir takım güruha yılın dersini vermişti.
Kırıkkale’nin Sulakyurt ilçesinde 84 yaşındaki Şerife Cesur’un adı, çamurlu ayakkabıları ile girmediği devlet hastanesine verilmişti. Sanırım hatırlamışsınızdır.
Muayene olmak için gittiği hastanede acil servisin kirlenmemesi için ayakkabılarını dışarıda bırakan Şerife Nine, geçen hafta hayatının en anlamlı günlerinden birini yaşamıştı. Kirletmek istemediği hastaneye adı verilen Şerife Nine, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun da katıldığı törende de oldukça mutluydu. Rahatsızlığı nedeniyle bir süre önce Sulakyurt Devlet Hastanesi’ne gittiğini belirten Şerife Cesur, “Hastane ve acil servisi çok temizdi. Benim ayakkabılarım köyden geldiğim için çamurluydu. Bunun üzerine ayakkabılarımı çıkararak içeri girdim. Hastane temizdi, pis olacak diye çıkardım. Çamur olmasına gönlüm razı olmadı. Hastaneye benim adım verildi, Allah razı olsun” diyor.
İşte bizim Anadolu insanımızın gerçek yüzü budur. Biz bugün o güzelliklere hasretiz. Diğerkâmlık özverisinde fark atan geçmişimizin bu nur yüzlü insanlarının varlığı umutlarımızı yeşertiyor. İçimize huzur ve sürur veriyor. Günden güne azalan sayıları içimizi burksa da günün birinde empati yapısı gelişen insanımızın bu tür hasletler içinde olacağı ümidiyle yaşıyoruz.
Bugün etrafımızda gördüğümüz çevreye karşı olan ilgisizlik canımızı mutlaka sıkıyor. İnsanların insanlar üzerinde hakkı kalacak şekilde vurdumduymaz karakterinin iç acıtıcı olduğu malumunuzdur. Bir insan, sadece ben merkezli olup kullandığı alanın sadece kendisine tahsis edilmişçesine hareket etmesi ve umursamadan perişan haliyle o mekânı terk etmesinin bugünkü insanlığın ulaştığı nokta açısından ciddi mesajı vardır.
Şerife Ninemizin bu duruşu bizim geçmişimizden gelen ve geleceğimizi aydınlatan bir yapısı olduğu muhakkaktır. Çünkü özverili insanlarımız azalmıştır. Kendisinden önce kullandığı alanın bir başkası tarafından rezil vaziyette bırakılması ile hiddetlenmesi ama buna karşın aynı özveriyi kendisinin göstermemesi daha büyük bir ayıptır. Burada birçok nefsani maraz karşınıza çıkar. Örneğin; kibir, gurur, enaniyet gibi örnekleri vermem sanırım yeterlidir.
İşte bugün ulaşılan noktada insanımızın terbiye edilmesine ciddi düzeyde ihtiyaç var. Kendimde çok tecrübeler yaşadım. Okul yıllarında tanıdığım dostların bugün ulaştıkları mevkie ya da zenginliğe baktığımda inanılmaz derecede yitip kaybolduklarını ve kendilerini yeni bir dünyanın içinde bulduklarına şahit oluyorum. Düzelme ihtimali olmayanlarla da direk alakamı kesiyorum ki kafam rahat etsin. Şu anda bunun rahatlığını hissediyorum. Başkalarının hatasını aramakla, ayıp devşiriciliği yapmaktan kendilerini pir-ü pak bulan bu kafada ki insanlardan sıyrılıp kurtulmanın eşsiz bir rahatlık hissi var. Bunu şahsen yakaladım. Kendinin geçmişini göremeyecek kadar kör olanlardan hemen kaçın. Bir daha da yönünüzü dönmeyin. Ta ki kendi hatasını anlayıp yaptığı yanlışların bilincine varır da bir selam verirse ancak o zaman bir şans daha verebilirsiniz.
Kardeşlerim unutmayın! Güzel insan olmak parayla değil, kalbi imanla ve ihlasla olur. Kimse kimsenin ihlasını ve takvasını anlayamaz. Kimse bir diğeri hakkında üstünlük gösterisine giremez. Bunu yapan kişilerden derhal uzaklaşıp, gerçek dostlar yakalamanızı öneririm. Ben şahsen baya bir temizlik yaptım. Şu anda o temizliğin verdiği dinginliği ve coşkuyu yaşıyorum. Allah’ıma binlerce şükürler olsun.
İşte Şerife Nine konusunu bu yüzden örnek olarak aldım. O vakarı o olgunluğu gösterebilecek kaç insan çıkar bir düşünsenize! Bırakın temizliğe riayeti temizlikten imtina ederek bildiğini okur yapıda geri zekâlı insanların bol olduğu bir dünyada yaşamıyor muyuz?
Buradan şu çıkıyor. Ne olursan ol, gerçek insanlık senin yapında olacak. Bünyende olacak. İhlasla yoluna devam eden dostlar edinerek çevrenizi geliştireceksiniz. At sineği gibi yapılan ama temelinde gösteriş, beklenti olan tarzda ki şekil yaratıklardan uzaklaşmalısınız.
Hani hatırlarsınız! Göçük maden ocağından çıkarılan ve sedyenin kirlenmemesi için gayret gösteren değerli işçi kardeşimiz de bir örnektir. Bugün buna hasretiz ey dostlar! Altında ki faizle kredilerle alınmış yüzbinlerce liralık tenekelerle hava atıp kendini Kaf dağına koyan ti niyette ki yaratıklardan uzak durmamız çok yerinde olur. İsabetli tercih olur. Birde bu yapısını kamufle ederek etrafında ki saf insanları kandırabileceğini zanneden gösteriş budalası parakolik manyaklar konusuna girmeye ihtiyaç duymuyorum. Onlar bazı gerçekleri bu dünya hayatından göç etmeden asla anlayamazlar. Etrafında ki salyalı, sümüklü şakşakçıları onlara bu gerçeği görme fırsatı vermez. Bunlara birde gaz verdi miydi offf! Değmeyin keyfine… Hele birde cennet vaadiyle bunlara birkaç ara gaz sonucu boşaltın keselerini! Salak oldukları için onu da anlayamayacaklardır.
Dostlarım, bize kalbi temiz insanlar lazım. İhlaslı insanlar lazım. Cebi kesesi şişkin egoist ukala turşu fıçıları lazım değil. İnsan, bu dünyaya bir kez gelir. Kendisine verilen hayatını yaşar, yer içer ve ölür.
İşte, hayata bakmanız gereken perspektifte bu yönde olsun.
Mayıs’ta görüşmek üzere… 
Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.