88 - SULTAN ALPARSLAN

Mustafa ÖZYURT

 Malazgirt kalesini fethettikten sonra, Diyarbakır’ıda itaat altına aldı. Fazla zaman kaybetmeden Urfa ve Halebî teslim aldığı sırada, Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’in (Romen Diyojen)  iki yüz bin kişilik büyük bir ordu ile Doğu Anadolu’ya doğru ilerlediğini haber aldı. Bizans İmparatoru, bu sefer Selçukluları, ülkesinden tamamen atacak, bir savaşa karar verip, bütün sorumluluğu da üzerine alarak, Bizanslılara, büyük bir zafer vadetmişti. Alparslan’ın ordusunu gafil avlayacak sonra da İran’a girecek, Selçuklu ülkesini zabdedecekti. Bağdad da bulunan İslam halifesinide öldürmeyi pilanlamıştı. Sonra muzaffer kumandan olarak kibirle dönecekti.

        Sultan Alparslan, bu durumdan haberdar olur olmaz, veziri Nizamül-mülk’e yardımcı asker toplamakla vazifelendirdi. Kendiside sür’atle Musula doğru harekete geçti. Geçtiği yerlerde “Selçuklu askerleri düşmanla çarpışmaktan kaçıyor “diye haber yaydırıyordu. Maksadı, Bizans ordusunun karşısına birden çıkmak ve düşmanı gafil avlamaktı. Rakka’ya geldiklerinde yönünü Urfa’ya çevirerek, sür’atle Diyarbakır ve Bitlis’e ulaştı.

          Bizans ordusu Ahlât’a yaklaştıklarında, İmparatorlarına; Alparslanı Ahlât civarında olduğunu haber vermişler. Fakat Romen Diojen buna ihtimal vermemişti. Çünkü Türklerin Musula doğru kaçmakta olduklarını duymuştu. Öncü kuvvetimiz olan, Sanduk beyin onbin kişilik ordusu, “ Allahü Ekber “ nidalarıyle hücuma geçip, Bizans komutanlarından Ursel ve tarkan’ın otuz bin kişilik ordusunu Ahlat da mağlup ve perişan ettiler.

       Ursel ve Tarkan komutanlar arkalarına bakmadan kaçarak İstanbula doğru yol almışlardı. İmparatorun gönderdiği yardımcı kuvvetleride aynı komutanlar askerleriyle perişan edip, komutanları General Basilekes’i de esir ettiler. Gönderdiğ i, bütün kuvvetlerin mağlup olduğunu öğrenen Romen Diyojen çılgına döndü. Ve malazgirt kalesinde azda olsa bulunan halkı kadın çocuk demeden hunharca öldürdü.

         Bu arada Sultan Alparslan, ordusunu hazırlayarak,24 Ağustos 1071 Çarşamba günü Malazgirt’in doğusundaki Rahva ovasına yetişti. Sanduk Bey’in kuvvetleri de mücahid sultanla birleşince, İslam ordusunun gücü kırk bine ulaştı. Hepsinin gayesi Allahü Tealanın mübarek ismini yüceltmek ve İslam dinini yaymaktı. Cihadı fi-sebilillah için bir araya gelmişler ve sultanları mücahit gazi Alparslanın etrafına dizilmişlerdi.