1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Sevmekte cömert, kırmakta cimri olalım
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Sevmekte cömert, kırmakta cimri olalım

A+A-
Tıp öğrencilerine, derslerde kalbin anatomisini anlatırken önce tahtaya bir romantik kalp şekli çizer ve içinden bir de ok geçirip, Eros’tan söze başlar, Leyla ile Mecnun’dan, Ferhat ile Şirin’den, Kerem ile Aslı’dan devam ederek aşktan söz ederdik. Kalbi bir başkaları ise “Nazargâh-ı İlahî” olarak nitelendirirler, ve bu kalbe “günde yetmiş bin kez nazar edilir Rabbimiz tarafından” diye rivayet edilir, “şimdi söyleyin bana böyle bir kalp, sevmek ve sevilmek için yaratılmış bir kalp hiç kırılır mı?, incitilir mi?, zira kırıp incittiğimiz her kalp hakikatte kendi kalbimizdir, ah bir bilebilsek, anlayabilsek” diye devam ederdim. Sonra da kalbin maddi anatomisini anlatırdım.
Sadece onlar değil, hayat okulunda hepimiz birer öğrenci olduğumuza, bu öğrenmenin de son nefesimize kadar devam edeceğine göre, bizi insan yapan, bizi biz yapan ve maalesef son zamanlarda unutulmaya yüz tutmuş bazı değerlerimizi hatırlamak gerek;
Gerçekten, kalben, hasbice, samimice, karşılıksız sevmek gibi,
Bu sevgiyi söylemekte, göstermekte olabildiğince cömert olmak gibi,
Birilerini sevelim ya da sevmeyelim, onları kırmakta alabildiğince cimri olmak gibi,
Tatlı dilli, güler yüzlü, sevimli olmak gibi,
Gönül ehline, bilenlere ve büyüğüne hürmetkâr olmak gibi,
Mazluma, mağdura, ezilmişe, garibana dost olmak gibi,
Yüreğimizi, vaktimizi, soframızı duaları geri çevrilmeyen bu zevatla paylaşmak gibi,
Hastaların, yatağa mahkûmların, düşkünlerin ve ihtiyarların dualarını almaya çalışmak gibi,
Dost ve arkadaşları hatırlamak, hatırlarını sormak gibi,
Eşlerimizden, hele hele evlâtlarımızdan sevgimizi ve ilgimizi hiç esirgememek gibi,
En değerli zamanların onlarla birlikte geçirdiğimiz zamanlar olduğunu unutmamak gibi,
Yaratılan her şeye yaratandan ötürü şefkat ve merhamet beslemek gibi,
Memnuniyet dolu kalplerden memnuniyet-i İlahi neşet edeceğini bilmek gibi, madem bu sözler doğrudur, güzeldir, itirazı olan yoktur, o halde sözde olanı öze indirmek için, suturlardakini sudurlara nakşetmek için, söyleyip inandıklarımızla amel etmek için, “iki günümüzün birbirine eşit olmaması” için, ziyanda olmamak için, daha güzel ahlaklı, daha kâmil insanlar olabilmek için, manevi havasını teneffüs ettiğimiz ramazan ayını da vesile kılarak kendimizi yenileyelim, tazelenelim.
Hani bazen Cuma hutbelerinde imam-hatipler derlerdi ya “aşk ile bir daha…” diye, ben de diyorum ki aşk ile sevgi ile muhabbet ile iyiliğe ve güzelliğe olan birikmiş hasretlerle daha iyi için, daha güzel için, daha latif âlemler için, onların ruhlarımızı kuşatması ve okşaması için, daha çok nur, daha çok ışık için, biraz daha gayret, ha gayret…
Rabbimin gülleri, goncaları yakanızı bırakmasın…


Bu yazı toplam 220 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum